SEVGİDE KARARLI OLMAK

SEVGİDE KARARLI OLMAK
  • 16.06.2016
  • 1.286 kez okundu

Dünyanın dört bir yanındaki insanlara sorsanız, her biri de kendince “sevgiyi ve sevmeyi çok iyi bildiklerini” ve “sevdikleri çok fazla insan olduğunu” söylerler. Oysa ki dünyada sevgiyi ve sevmeyi bilen insanların sayısı çok çok azdır.

İnsanların ‘sevgi’ zannettikleri bir duygu vardır elbette. Ancak geçen zaman, bunun sevgi olmadığını çok açık bir şekilde ortaya koyar.

Gerçek sevgi, pek çok denemeden geçtiği halde, hiçbir şekilde zedelenmeyen; zamana, zorluklara, eksikliklere, yanlışlıklara karşı dayanabilen ve sürekli olarak artan duyguya verilen addır.

Eğer bir insanın ‘sevgi’ olarak nitelendirdiği hisleri, bu sayılan özelliklerden uzaksa, o zaman bu duygunun adı ancak ‘geçici bir heves’, ‘geçici bir beğeni’ ya da ‘geçici bir ilgi’ ya da ‘bir çıkar heyecanı’ olabilir.

Ve böyle bir duygunun ‘sevgi’ olmadığının belirtileri de çok açıktır. Bu duyguyu yaşayan bir insan “Çok seviyorum” der, ama en küçük bir şeyde kolaylıkla ‘küser’. “Çok seviyorum” der, ama ‘çok kısa zamanda bıkar’. “Çok seviyorum” der, ama nefsine ya da menfaatlerine daha uygun bir durum oluştuğunda hemen ‘vazgeçer’. “Çok seviyorum” der, ama karşısındaki kişinin ‘en ufak bir aczini gördüğünde hemen yüz çevirir’. “Çok seviyorum” der, ama ‘çıkarlarıyla çatıştığında bu kişiyi hiç düşünmeden harcar’. “Çok seviyorum” der, ama herhangi bir durum oluştuğunda hiç terüddütsüz ‘gözden çıkarır’. “Çok seviyorum” der, ama sevdiği kişiye ‘bir iftira atılsa, hemen buna inanır’. “Çok seviyorum” der, ama uzak kaldığında ‘çok çabuk unutur’. “Çok seviyorum” der, ama ‘geçen zaman bu kişinin sevgisini yıpratır’. “Çok seviyorum” der, ama ‘zor zamanında bu kişinin zorluklarına ortak olup ona destekçi çıkmak yerine, onu kendi sıkıntısıyla başbaşa bırakıp kendi hayatını yaşar’.

Cahiliye toplumlarında sözde ‘sevgi’ adı verilen duygunun, aslında gerçek sevgi olmadığı insanlar arasında da çok iyi bilinen bir gerçektir. Önceki satırlarda sayılan, insanların sevdiklerini iddia ettikleri kişileri nasıl kolaylıkla gözden çıkarabildiklerini anlatan özellikler, toplumda çok iyi bilinen, meşhur tavırlardır. Hatta bu davranışlar, bu anlayıştaki insanlar için adeta birer kural gibidir. Atasözleri, deyimler ya da günlük deyişlerle insanlar bu kuralları çok sık dile getirirler. İnternet sayfalarında ‘sevgi’ adına yazılan yazılarda, kitaplarda, insanlar sayfalar dolusu listelerle, toplumda yaygın olarak yaşanan ve ‘sevgi’ adı verilen bu duygunun aslında ‘gerçek sevgi’ olmadığını çok açık bir şekilde ifade etmektedirler.

“Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur” ya da “Sev beni, seveyim seni” gibi sözler, insanların sevgiye olan bu çarpık bakış açılarını açıkça ortaya koymaktadır.

Bu gibi çarpık mantıklar ve çarpık uygulamalar gerçekten seven bir insanda asla oluşmaz. Gerçek sevginin en önemli göstergelerinden biri, bir kişinin sevgisinde olan kararlılığıdır. Hayatında olup biten hiçbir şey, çevresinde gelişen hiçbir olay, sevdiği insanın tavırlarında, duygularında ya da düşüncelerinde meydana gelen hiçbir değişiklik bu insanın sevgisine olumsuz bir etki yapamaz. Gerçek sevgi, herşeye karşı dirençlidir. Öyle ki olumsuzluklar dahi, bu kişinin sevgisini güçlendiren, artıran, coşturan, derinleştiren unsurlardır. ‘Küsme, darılma, kızma, kinlenme, bıkma, vazgeçme, harcama, gözden çıkarma, zorlukta, darlıkta sevdiğini yanlız bırakma, terketme ya da unutma’ gibi tavırların böyle bir sevgi anlayışında yeri yoktur.

Çünkü ‘gerçek sevgi’ Allah sevgisine dayalıdır. Ve bu sevgi anlayışı ancak imanın ve Kuran ahlakının yaşanması ile kazanılabilmektedir.Allah bir ayette iman edip salih amellerde bulunanlara Kendi Katından bir sevgi kılacağını şu şekilde bildirmiştir:

İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah), onlar için bir sevgi kılacaktır. (Meryem Suresi, 96)

Dolayısıyla gerçek sevgi, Allah’ın ancak iman eden kullarına nasip ve lütuf ettiği bir nimettir.

Sevgisi, Allah sevgisine ve imana dayalı olan bir insan, asla sevdiğine vefasızlık, sadakatsizlik göstermez. Ve onun bu sevgisi, soy, ırk gibi yakınlıklara ya da herhangi bir çıkara dayalı değildir. Paranın, makamın, kültürün ya da maddi değerlerin de hiçbir önemi yoktur. Bu nedenle de ne değişen şartlar, ne acizlikler, ne de çıkar beklentileri gibi dünyevi ölçüler, böyle bir sevgiyi asla zedeleyemez. Müminin Allah’a olan derin aşk, coşkulu sevgi ve yaşadığı güzel ahlak, beraberindeki insanlara karşı da sevgiyi sürekli olarak besleyen, geliştiren ve artıran bir zemin oluşturur.

Zone contenant les pièces jointes

Oğuzhan Karki

Etiketler: / / / /

3 camiye İslamofobik tehdit içerikli zarf gönderildi
Hollanda’da 3 farklı camiye, aynı içerikli İslamofobik tehdit içerikli zarf gönderildiği bildirildi. Hollanda’nın Algemeen Dagblad gazetesinde yayımlanan haberde, Hollanda Diyanet Vakfına bağlı...
Türkiye, EURO 2020 biletini kaptı
2020 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2020) Elemeleri’nde H Grubu 9. maçında İzlanda ile 0-0 berabere kalarak, EURO 2020 biletini kazandı.  Grupta oynadığı 9 maçta 6...
TÜSİAD’dan Brüksel’de Gümrük Birliği’ni güncelleme çağrısı
Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, “Biz ve BusinessEurope, senelerden beri Gümrük Birliği güncelleme...
Türk Telekom Belçika temsilcisine şans tanımadı
Basketbol FIBA Şampiyonlar Ligi A Grubu 5. hafta maçında Türk Telekom, Belçika temsilcisi Filou’yu 72-66 mağlup etti.  Karşılaşmaya basit top...
Pınar Karşıyaka’dan Spirou Basket’e farklı tarife
FIBA Erkekler Avrupa Kupası E Grubu 4. hafta mücadelesinde Pınar Karşıyaka, sahasında Belçika temsilcisi Spirou Basket’i 92-54 mağlup etti. Grupta...
Milletvekili Dönmez’den şirketlere müjde
Brüksel Bölge Parlamentosu’na adım attığı andan itibaren güzel işlere imza atan Brüksel Bölge Milletvekili İbrahim Dönmez, Brüksel Bölgesi sınırları içerisinde...
Türk balet Fransız dansçılara eğitim verecek
Ankara Devlet Opera ve Balesinin (ADOB) eski baş baletlerinden Bahri Gürcan, Fransa’da  genç dansçılara eğitim vermeye hazırlanıyor.     Gürcan, yaptığı açıklamada,...
Tesla’nın fabrika kararı Almanya’da yankı uyandırdı
Alman Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier, elektrikli araç üreticisi Tesla’nın ABD dışındaki ikinci fabrikasını Almanya’nın başkenti Berlin yakınlarında kurma kararına ilişkin, “Elektrikli hareketlilikte...
Alkollü bisiklet kullananlara daha az ceza önerisi
İki Flaman milletvekili alkollü bisiklet üzerinde seyahat edenlere yönelik tuhaf bir ceza yasası önerdi. İki vekil, motorlu ve motorsuz taşıtlar...
Brüksel’de Filistinli sığınmacılardan gösteri
Belçika’nın başkenti Brüksel’de Filistinliler, sığınma başvurularının uluslararası hukuka uygun değerlendirilmesi için gösteri yaptı. Victor Horta Meydanındaki Göçmenler Bürosu önünde toplanan...
“Kendimi havaya uçuracağım” diyen bir kişi gözaltında
Hollanda’da her yıl Noel Baba’nın yardımcılarını canlandıran kişilerin yüzlerinin tamamen siyaha boyanmasının (Kara Peter) siyahilere yönelik ırkçılık unsuru taşımasına karşı...
Her 39 saniyede bir çocuğu öldürdü
Çocuk katili diye bilinen ancak “unutulmuş salgın” olan kabul edilen Zatürre, 12 Kasım Dünya Zatürre Günü vesilesiyle hatırlanırken, bu solunum...
İran’da 2 Türk bilim insanına ödül verildi
Türk bilim insanları Prof. Dr. Uğur Şahin ve Prof. Dr. Umran İnan, İran’ın prestijli ödüllerinden Mustafa’nın “Yaşam ve Tıp Bilimi ve Teknolojisi” ile...
Fransa medyasının Türkiye standartları: Yalan, çarpıtma, sansür
“Avrupa’nın Suriye’de iflas eden Türkiye politikası” başlıklı yazımızda işaret ettiğimiz gibi, eski Kıta’nın kolonyalist ülkeleri Fransa ve Birleşik Krallık ile...
“Gevele de kur cümlelerini…”
Baba demek dile kolaymı geliyor. Dil kalbin tercümanıdır. Kalbinde mi problem var dilinde mi..? Taşıdığın kan babana ait ise bir...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ