YeniVatan Belçika

PKK KÜRT HALKININ TEMSİLCİSİ DEĞİLDİR!

PKK KÜRT HALKININ TEMSİLCİSİ DEĞİLDİR!

Bugün ABD-Avrupa eksenli bir kısım popüler medya bazı siyasi, bürokrat ve akademisyenlerin işbirliğiyle dev bir propaganda kampanyası başlatmış durumda. Bu organize kampanya dünya tarihinin en büyük dezenformasyonlarından birini gerçekleştiriyor ve PKK terör örgütünün sözde “Kürt halkı için savaşan kahraman özgürlük savaşçıları” olduğu yalanını yoğun biçimde işliyor.

Batı toplumlarında bazı insanlar ise kendi ülkesi ve gündemi dışında gelişen bu konu hakkında yeterli ve doğru bilgiye sahip olmadığından, doğal olarak, bu toplum mühendisliğinin etkisi altında kalıyor. Böylelikle istenen geniş çaplı toplumsal etki kolaylıkla oluşuyor.

Zaten kampanyanın amacı da PKK terör örgütünün ihtiyacı olan bu uluslararası toplum desteğini sağlamak ve onunla mücadele eden legal devlet güçlerini baskı altında bırakmaktan ibaret.

Oysa çok kapsamlı araştırmaya gerek kalmadan belli somut ve temel gerçekler ortaya konduğunda PKK’nın kesinlikle Kürt halkının temsilcisi olamadığı, tam tersine Kürtleri baskı altına komünist-anarşist bir yapılanma olduğu ve Batı derin devletleri tarafından yalnızca Ortadoğu’daki yeni dizayn için kullanılan bir araç olduğu rahatlıkla görülebilir.

Dindar Kürt Toplumunun PKK’nın Marksist İdeolojisini Benimsemesi Mümkün Değildir!

Öncelikle bilinmelidir ki Türkiye, Suriye, Irak, İran gibi ülkelerde yaşayan Kürt kökenli insanların ezici çoğunluğu dindar Müslümanlardır. Kürt halkı aile bağları güçlü, ahlaki değerlerine, geleneklerine sıkı sıkıya bağlı muhafazakar insanlardır.

PKK ise tam aksine aileyi, dini, ahlakı ve her türlü manevi değeri reddeden Marksist dünya görüşüne sahip bir terör örgütüdür. Şu an her ne kadar aldatıcı bir emperyalist görünüme bürünmüş olsa da, kurulduğu 27 Kasım 1978 tarihinden günümüze kadar da ideolojisinden en ufak bir sapma göstermeden gelmiştir.

Nitekim Wall Street Journal’da 24 Temmuz 2015 tarihinde Matt Bradley ve Joe Parkinson tarafından hazırlanan makalede PKK’lılar doğrudan “Amerika’nın MARKSİST müttefikleri” olarak tanımlanmakta ve örgütün Marksist yapı ve ideolojsi detaylı biçimde tanıtılmaktadır.

“(PKK’lı) Savaşçılar sıklıkla Öcalan’ın yazılarının zorunlu eğitiminden edindikleri Marksist devrim sözcüklerini kullanırlar” ifadeleri de yine aynı makalede yer alır.

Marksist ideolojinin zorunlu bir gereği olarak PKK militanları ateist görüşe sahiptir. Nitekim PKK lideri Abdullah Öcalan bizzat kendi kitaplarında kapsamlı ateizm propagandası yaparken kendisinin ateist olmasından da övgüyle bahseder (Allah’ı tenzih ederiz):

“Bizim din ile ilişkimiz yok. Halkımız Tanrı’dan, ideolojiden kopmalıdır. Ben çok uğraştım sonunda Tanrı’dan koptum. Tanrı’yı aştım. Böylece Abdullah Öcalan olabildim…”

PKK’nın Eylem ve Uygulamaları, Ahlak Dışı Yapısı Kürt Halkının Manevi Değerleriyle Bütünüyle Zıttır

Kurulduğu günden bu yana kanlı terör eylemleriyle 40.000’den fazla insanın şehit olmasına neden olmuş PKK’nın en temel vasfı acımasız, kalleş bir cinayet örgütü olmasıdır. Ayrıca kendisine itiraz eden, direnen ya da desteklemekten kaçınan 18.000 kişi de örgüt içi infaz neticesinde öldürülmüştür. Sadece 7 Haziran 2015’ten bu yana 100’ün üzerinde masum asker, polis, korucu ve sivil PKK tarafından kahpece şehit edilmiştir.

PKK diğer yandan Asya-Avrupa uyuşturucu trafiğinin Ortadoğu’daki en büyük ayağıdır. Uyuşturucu trafiğinin kontrolü örgütün en büyük finans kaynağıdır. ABD Dışişleri Bakanlığı konuyla ilgili olarak şu bilgiyi vermektedir:

“Şubat 2012’de, ABD Hazine Bakanlığı PKK mensuplarının Moldova ve Romanya’da üslenmiş önemli uyuşturucu trafiği ağlarını yönettiğini rapor etti. Temmuz’da, tahminen 1700 türk polisi ve askeri güneydoğu Türkiye’de PKK’nın uyuşturucu trafiğine vurulan büyük darbeye katıldı.”

Bunların ötesinde PKK kendi bünyesinde her türlü ahlaksızlığı, cinsi sapıklıkları meşru gören, tasvip eden bir yapılanmadır. PKK militanları çatışmalarda başları sıkışınca kadın kıyafetleri giyip makyaj yaparak kaçabilecek derecede kendilerini aşağılık konumlara sokabilmektedir.

Cinayet, uyuşturucu ticareti, ahlaksızlık, kalleşlik, şerefsizlik gibi her türlü sapkınlığı meşru gören böyle mafyavari kanlı bir terör örgütünün Allah’tan korkan imanlı, asil, onurlu Müslüman Kürt insanını temsil ettiğini iddia etmenin akıl, mantık ve vicdanla örtüşen hiçbir yönü yoktur. Kürt vatandaşlarımız, desteklemek şöyle dursun böyle bir yapıdan yaklaşık 40 yıldır tüm varlığıyla rahatsız olmuş ve PKK’ya gücü yettiğince karşı durmuştur.

Kürt Halkına En Büyük Zulüm ve Baskıyı PKK Yapmaktadır

PKK gönüllü olarak kendisini desteklemeyeceğini bildiği Kürt halkının desteğini zorla alabilmek için kurulduğu günden beri her türlü baskı, tehdit, zulüm, işkence ve infaz yöntemini devreye sokmuştur.

On yıllardır Güneydoğu halkının kabusu haline gelen komünist terör örgütünün şehit ettiği insanların büyük bir çoğunluğu Kürtlerden oluşmaktadır. Örgüt, Kürt esnaf ve işadamlarını ağır haraca bağlamakta, mallarını gasp etmekte, savunmasız ve çaresiz Kürt ailelerin çocuklarını silah zoruyla dağa kaçırarak PKK militanı yapmaktadır. Türkiye Şanlıurfa Valiliği Kürt ailelerden gelen bilgiler doğrultusunda son 6 ayda tam 3.000 çocuğun silah zoruyla dağa kaçırıldığı bilgisini vermiştir.

PKK, çatışma ve eylemleri sırasında sivil Kürt halkını silah zoruyla canlı kalkan yapmaktadır. Bu sayede bir yandan masum vatandaşlarımızın ardında haince saklanırken bir yandan da sivil Kürt zayiatını artırarak olaya sözde halk hareketi görünümü vermeyi amaçlamaktadır.

PKK’nın amacı Türkiye’yi bölmek ve Türk toprakları üzerinde komünist bir Kürdistan kurmak iken, Türk topraklarında yaşayan Kürt halkı asla böyle bir şey istememektedir. İçinde bulunduğumuz Eylül ayında Kürtlerin yaşadığı Güneydoğu bölgemizde yapılan anketler de, halkın bölünme taraftarı olmadığını bize göstermiştir.

Buraya kadar görüldüğü gibi PKK ne Kürtlerin meşru bir temsilcisi ne de etnik bir Kürt özgürlük hareketidir. Kürt sorunu, Kürt hareketi, Kürtlerin özgürlük mücadelesi, Türk-Kürt savaşı gibi hayali kavramlar PKK ve destekçilerinin nihai komünist Kürdistan hedefine ulaşmada kullandıkları algı araçlarıdır.

Kürt kökenli insanlar Türkiye’nin her yerinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kimlikleriyle, hiçbir ayrıma uğramadan özgürce birinci sınıf vatandaş olarak yaşamlarını sürdürmektedir. Kürt vatandaşlarımızı Türkiye’den kopararak komünist Kürdistan sınırları içinde yaşamaya mecbur kılmanın, yüzlerce yıldır özgürce yaşadıkları topraklara pasaport ve vizeyle girmek isteyebileceklerini düşünmenin hiçbir mantığı yoktur.

Sonuçta, Kürtlere yapılacak en büyük kötülük ve vicdansızlık, onları, en başta sözünü ettiğimiz çevrelerin yaptığı gibi, PKK’yla eş tutup bu alçak cinayet şebekesinin insafına teslim etmek olacaktır.

Oğuzhan KARKİ

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 7 YORUM
  1. Tahsin Arık dedi ki:

    Çok önemli bir yazı. Bu şekilde anlatılması terörün önlenmesi için atılabilecek en önemli adımlardan biri. İnsanlar bilmedikleri için destek veriyorlar. Bilgi güçtür,yardım edelim vatandaşlarımıza. .

  2. Kürt dedi ki:

    Kesinlikle, ahlaksiz din dusmani, katil bir orgut olan pkk, dindar temiz Kürtler’in savunucusu olamaz. Çok doğru umarım masum halkta çok geç olmadan bunun farkına varır.

  3. Osman ali dedi ki:

    Super bir paylaşim allah razi olsun sizlerden,
    Kurt,turk,laz,.. hepsi birbirinin kardeşidir
    Pkk nin bir komunist örğut oldugunu daha fazLa anlatilmalidir…

  4. Musa Eliak dedi ki:

    çok net tespitler, kürt türk kardeştir dindardır birdir

  5. Arif dedi ki:

    Bu tür köşe yazılarının artmasını bekliyoruz pekaka komünist Marksist Leninist propaganda yaparken halkımızında Bu tip köşe yazılarıyla bilinçlendirilmesine şahsen çok önemli ve gerekli görüyorum

  6. Kürdüz Türküz.. dedi ki:

    Pkk ve dindar kürtlerin aynı kefeye konması çok münasebetsiz bir tavır.bu yazı bu ayrımın yapılması açısından çok önemli.Apo bu yüzyılın lenini benim,her türlü aile bağından uzaklaşmak komünizmin gereğidir,bizler müslüman katliamının en sadist katilleriyiz derken zaten pkk nın nasıl bir yapı olduğunu da söylemiş oluyor.Allah bizi de dindar kürt kardeşlerimizi de bu beladan kurtarsın

  7. Hasan dedi ki:

    Çok önemli ve en öncelikli bilgiler, pkk’nın ideolojisi halk tarafından iyice anlaşılsa çok iyi gelişmelere neden olur, burada paylaşılan sözler çok açık ve üstün, yalnız bizim siyasetçilerden böyle algılayamıyoruz ne hikmetse

BİR YORUM YAZ
Rastgele Konular
Azerbaycan Brüksel Büyükelçisi Fuad Isgandarov, babasını kaybetmenin acısını yaşadı. 80 yaşın üzerinde olan baba Eldar Isgandarov, Azerbaycan’da hayatını kaybetti. Azerbaycan Brüksel Büyükelçisi Fuad Isgandarov, babasının cenazesi için Azerbaycan’da bulunurken, Eldar Isgandarov’un memleketi olan Köyçay’a defnedileceği bildirildi.
Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen gösteride yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemleri protesto edildi. “Querdenken 30” adlı oluşumun yaklaşık 100 üyesi, Kovid-19 önlemlerini protesto etmek amacıyla Alexanderplatz Meydanı’nda toplandı. Hükümetin Kovid-19 salgınının yayılmasını engellemek amacıyla aldığı önlemlere tepki gösteren eylemciler, tedbirlerin hemen kaldırılmasını istedi. Geniş...
Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin bazıları, AB’nin satın aldığı yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirilen aşıların üyelere “adil dağıtımı” konusunda zirve toplantısı çağrısı yaptı. Avusturya, Çekya, Bulgaristan, Slovenya ve Letonya liderleri, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB Konseyi...
Fransa’nın Rennes kentindeki İbni Sina Camisi’nin duvarına İslam karşıtı yazılar yazıldı. Fransız basınındaki haberlerde, Rennes’deki caminin duvarına İslam karşıtı yazıların yazılmasına ve haç çizilmesine ilişkin soruşturma başlatıldığı belirtildi. Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Rennes’deki caminin duvarına birçok...
Türkistan’da  eski çağlardan  başlayarak  bağcılık ve üzüm üretimi bilinmekteydi.  Bağcılık ve üzüm üretimi Türkistan’dan Çin’e de geçmiştir. Bugün Tarım havzası ve Turfan bölgesi üzüm üretimi konusunda dünya ölçeğinde bir üne sahiptir. 50’den fazla üzüm çeşidi  üretilen bu bölgede  halkın başlıca...
Fransız lastik üreticisi Michelin, gelecek 3 yılda 127 bin kişilik iş gücünün 2 bin 300’ünü azaltacağını duyurdu. Michelin’den yapılan açıklamada, şirketin; üretim, kurumsal ve idari faaliyetlerde rekabet gücünü yüzde 5 artırmayı hedeflediği belirtildi. Açıklamada, işten çıkarmaların ve fabrika kapanışlarının planlanmadığı vurgulanarak, Fransa’da iş gücündeki 2 bin...
Terör örgütü YPG/PPK, Fransız milletvekilleri Frederique Dumas, Hubert Julien-Laferriere, Sylvie Guillaume ve Mounir Satouri’nin Suriye’nin kuzeydoğusundaki Hol Kampı’na girmesine izin vermedi.  Solcu milletvekillerince yapılan ortak yazılı açıklamada, Belçika, Finlandya, Almanya, Avusturya ve İspanyol delegasyonlarının son haftalarda Hol Kampı’nı ziyaret edebildiğini ancak kendilerinin Suriye sınırını geçtikten sonra...
Noterler Federasyonu (Fednot) tarafından Çarşamba günü yayınlanan noterler barometresine göre, Belçika’daki emlak işlemlerinin sayısı geçen yıla göre keskin bir artış gösterdi. Ulusal düzeyde, faaliyetteki artış yüzde 11,2’ye ulaştı, ancak fiyatların artışı 2020’ye göre daha düşük. Noterler Federasyonu, emlak piyasasının hala...
Belçika’da federal hükümet, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele amacıyla ülkeye “gerekli olmayan” giriş ve çıkışları yasaklama kararı aldı. Başbakan Alexander De Croo, yasağın 27 Ocak’tan 1 Mart’a kadar geçerli olacağını, Belçika’ya girenlerin veya ülkeden çıkmak isteyenlerin seyahatlerinin mutlaka gerekli olduğunu kanıtlamak...
Perşembe günü toplanan Temsilciler Meclisi, kış indirimlerini 15 Şubat’a kadar, yani iki hafta daha uzatılmasına izin veren bir tasarıyı oybirliğiyle onayladı. MR partisinden Denis Ducarme, Florence Reuter ve Marie-Christine Marghem tarafından hazırlanan teklif metiniyle, koronavirüsle mücadeleyle bağlantılı sağlık önlemlerinden etkilenen...
Arşiv
Bizi Facebook’tan takip edin
Sizden Gelen Yorumlar
Etiketler