YeniVatan Belçika

“Ondokuz Mayıs’ın anlamı” / Ahmet Urfalı

“Ondokuz Mayıs’ın anlamı” / Ahmet Urfalı

Tarihte önemli günler vardır; milletlerin var olması, yeniden tarih sahnesine çıkması, büyük zaferler gibi… Milletler de insanlar gibi hafızaları ile yaşarlar ve yarınlara emin adımlarla yürürler. Belleğini kaybeden, geçmişini hatırlamayan bir insan bugününü ve geleceğini sağlıklı bir biçimde oluşturamaz Tarihini bilmeyen, tarihine gerekli önemi vermeyen milletler, meselelerine çözümde bulamazlar.

Tarih, insanlara ve milletlere “devamlılık”, “süreklilik” düşünce ve duygusunu aşılar. Bugün millet olarak sahip olduğumuz bütün değerler sistemi, milli kültür unsurlarıatalarımızın bize bıraktıkları miraslardır. Bu mirasın zenginleştirilerek, işlenerek gelecek nesillere aktarılması önemli bir milli görevidir. Bu görevin idraki içinde olmak ancak tarih bilmekle mümkün olur. Yoksa milletlerin hayatında “devamlılık” düşüncesi oluşamaz. Nesiller arasında kopmalar meydana gelir.

Tarih acı-tatlı hatıraların, önemli başarıların yaşandığı bir zaman dilimini ifade eder. Bu sebeple, birlikte yaşanan bir tarih, insanlar arasında “millî birlik ve bütünlük” fikrini geliştirir. Bu fikir ve duygu milletlerin hür ve bağımsız olarak yaşamalarının güvencesidir. Tarihin bir diğer önemi de, kendi kültürünü ve medeniyetini iyi tanıyan, ona sahip çıkma ve onu geliştirme şuuruna sahip nesillerin yetişmesine olan katkısıdır. İyi bir tarih eğitimi almış, kendi milletinin tarihteki başarılarını öğrenmiş genç nesiller, milletlerine güven duyarlar ve başka milletlere hayranlık beslemezler.

Osmanlı İmparatorluğu, 1918 yılının sonlarına gelindiğinde I. Dünya Savaşı’ndan mağlup ayrılmış, Mondros Mütarekesi’ni imzalayarak dağılma sürecinin sonuna gelmiş bir devlet görünümündeydi. Avrupa devletlerince hasta adam olarak nitelenen Osmanlı; imzaladığı ateşkes ile boğazların hakimiyetini, yeraltı kaynaklarının kullanım haklarını ve donanma ile ordu üzerindeki tüm emir haklarını İtilaf Devletleri’ne devretmişti.

Mondros Ateşkes Anlaşması’nı takiben İzmir Yunanlar, Adana Fransızlar, Antalya ve Konya İtalyanlar tarafından işgal edilmişti. Bunların yanında Urfa, Maraş, Antep, Merzifon ve Samsun’a İngiliz askerleri çıkmış, İstanbul’da ise Kraliyet Donanması demirlemişti. Bunlara bir tepki olaraksa Türkler tarafından Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti, Redd-i İlhak Cemiyeti gibi cemiyetler kurulmuş ve işgali sonlandırmanın çareleri düşünülmeye başlanmıştı.

Bu bakımdan Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa’nın Kuva-yı Milliye’nin teşkilatlanması aşamasında yayımladığı beyanname, milli direnişin hak ve görev olduğunu bütün dünyaya haykırır : ’’Bir milletin asırlarca uğruna kan döktüğü mukaddesatına tevcih elden tecavüze karşı ihzar edilmekte olan müdafaa-i  meşruasına  bu dünyada hiçbir mani olamayacağını her ferde bir defa daha ihtar eylerim. Herhangi bir memur veya şahıs bilvasıta veya bilavasıta teşkilattı işgal, men veya ifsat ile heyecanı mucip olursa mıntıka kumandanlarınca derhal kanunun emrettiği en ağır ceza tatbik edilecektir. İcabında mevki memuriyetimden  bittecerrüt  ve bir ferd-i millet olarak mübarek vatan ve mukaddes milletin uğrunda çalışmaya devam edeceğimi alenen taahhüt ediyorum.’’

Aslında; geleceğimiz, geçmişimizde gizlidir. Uyanık ve aydınlık düşünceli insanlar onun şifresini çözerek daha geniş zamanlara yürürler.

19 Mayıs,  işte bu bakımdan oldukça önemli bir gündür. 19 Mayıs 1919, Milli Kurtuluş Savaşımızın başlangıç ve doğuş günüdür. Bir milletin uyanış mücadelesine başladığı, tek bir yürek etrafında birleştiği gündür. 19 Mayıs, bir başlangıçtır. Ama asla bitmeyen bir yenilenme ve gelişme süreci olmuştur.

Devlet bekasının tehlikede bulunduğu en yetkili ve sorumlu kişiler tarafından dillendirilirken  OndokuzMayıs ruhunun azim ve kararlılığınaolan ihtiyacımız ortadadır. Bu dönemde bağımsızlık ve hürriyet kavramları yeniden anlam kazanmaktır. Kurucu felsefe, temel değerler ülke ve millet bütünlüğü, birleştirici kuvvet çerçevesinde her vatandaşın ana gayesi olmalıdır. Bunun yolu, bütün vatandaşlara esas hedef olarak gösterilmelidir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, 19 Mayıs 1919’da Samsun’dan başlattığı özgürlük ve bağımsızlık hareketi, dalga dalga tüm yurda yayılmış, milletimizin azim ve kararlılığıyla birleşerek, adınıtarihe altın harflerle yazdıran büyük bir zaferle sonuçlanmıştır. Atatürk,doğum günü olarak kabul ettiği bu günü de bu vatanın aydınlık, genç kuşaklarına hediye etmiştir. Böylece yeni Türkiye kurulmuştur. Bu günü karalamaya, aşağılamaya, küçümsemeye kalkanlar, kendi çukurlarında debelenip durmaya devam etsinler.

Biz, Bandırma vapurunayeniden biner, ay-yıldızlı albayrağımızı bağrımıza basıp Kuva-yı Milliye’nin cesur bir eri oluruz.

Ahmet Urfalı

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Rastgele Konular
Avro Grubu Başkanı ve İrlanda Maliye Bakanı Paschal Donohoe, Rusya-Ukrayna savaşının ekonomik etkilerinin Avrupa’da hissedildiğini söyledi. Donohoe, avro para birimini kullanan Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin maliye bakanlarının Brüksel’de gerçekleştirdiği Avro Grubu toplantısı bitiminde açıklamalarda bulundu. Rusya-Ukrayna savaşının ekonomiyi olumsuz...
Türkiye’nin Stockholm Büyükelçisi Hakkı Emre Yunt, polis korumasında İsveç’te Kur’an-ı Kerim yakılma provokasyonunu asla kabul etmediklerini belirterek, Türkiye’nin hassasiyetlerini İsveç Dışişleri Bakanlığına ilettiğini söyledi. Yunt, AA muhabirine, Danimarkalı aşırı sağcı Sıkı Yön Partisi (Stram Kurs) lideri Rasmus Paludan’ın, Paskalya tatilinde...
Türkiye’nin Brüksel Büyükelçiliği himayesinde “Günümüz Uygarlığında Anadolu İzleri” isimli panel ve sergi düzenlendi. Türkiye’nin Brüksel Büyükelçiliği AB İletişim Stratejisi kapsamında TOBB Brüksel Ofisi’nde, Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı desteği ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinden akademisyenlerin iş birliği ile panel ve...
A Milli Basketbol Takımı, 2022 Avrupa Şampiyonası’nda son 16 turuna yükselmeyi garantiledi. Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te maçları oynanan A Grubu’nda mücadele eden A Milli Takım, bugün Belçika ile yaptığı müsabakayı 78-63 kazanarak grupta üçüncü galibiyetini elde etti. Grupta oynanan günün ikinci...
Türklerin yoğun olarak yaşadığı Schaerbeek’in Türk mahallesi sınırları içerisinde yer alan Nasrettin Hoca heykeline yapılan saygısızlık, mahalleli Türkler arasında rahatsızlığa neden olmaya başladı. Heykelin bulunduğu yer alkoliklerin uğrak yeri olması Türk toplumunu rahatsız ederken, geçtiğimiz günlerde sosyal medyada düşen Nasrettin...
Belçika hükümeti, Omicron varyantı nedeniyle Kovid-19 vakalarının artmasına rağmen test ve karantina stratejisini daha gevşek hale getirme kararı aldı. Federal, bölgesel ve yerel hükümetlerin sağlık bakanlarının toplantısında alınan yeni kararla, artan vaka sayıları karşısında günde 100 binden fazla test yapabilmelerine...
Belçika Diyanet Vakfı, başkent Brüksel’de farklı milletlerden ihtiyaç sahiplerine ramazan kolisi dağıtıyor.Belçika Diyanet Vakfı Genel Müdürü Coşkun Beyazgül, yaptığı açıklamada, “Ramazan ayının girmesiyle 2020’den itibaren ihtiyaç sahiplerine ramazan kumanyası dağıtımı yapıyoruz. Böylece ramazan ayının bereketini ve dayanışma ruhunu bir nebze...
UEFA Avrupa Konferans Ligi play-off turu rövanş maçında yarın deplasmanda Antwerp ile karşı karşıya gelecek Medipol Başakşehir, Belçika’ya ulaştı. Turuncu-lacivertli kafileyi taşıyan ve İstanbul’dan kalkan özel uçak, Belçika’nın başkenti Brüksel’deki uluslararası havalimanına indi. Kafile buradan otobüsle Antwerp şehrinde konaklayacağı otele...
En yaygın sağlık sorunlarından biri olan bel ağrısının; yüzde 90-95 oranla ameliyatsız tedavi edilebildiğini biliyor muydunuz? Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Gökçe Yaşar, bel ağrılarında egzersiz ve fizyoterapi tekniklerine ek olarak nöral terapi, proloterapi, lokal ozon uygulamaları gibi enjeksiyon...
Rusya’nın indirim market zinciri Mere, Rusya’ya birçok alanda yaptırım uygulayan Avrupa Birliği (AB) ülkesi Belçika’da ilk mağazasını açtı. Rusya’da 2 binden fazla mağazası bulunan perakende zinciri Svetofor’a bağlı olarak Avrupa ülkelerinde faaliyet göstermek üzere 2018 yılında kurulan Mere şirketi, Almanya,...
Arşiv
Sizden Gelen Yorumlar
Seko: Bunun magduruyum iki senedir İzmir karşıyaka ilcesinde yaşıyorum bu zihin kontrolü denen şey işkence insan hak ve özgürlüklerine insanı aşağılayıcı bir insanın çok büyük hem maddi hem manevi sikintilar yaşatıp puskolojik şiddet uygulayarak insanı baskı altında tutup istedikleri şekilde yönlendirip bundan haksız kazanç sağlamak amacıyla devlet görevlisiyiz yada devletin yüksek makamlarıninda isimlerini kullanarak bir takım hasta beyinli insanların sakat dusunceleri bedavadan hiç bı iş yapmadan kısa yoldan rahat bı hayat yaşamak için bir insanin hayatını mayvedici hayatını bitirici hatta öldürmek bile ellerinde olan tehdit bile ettikleri hala o tehditleri alıp şuan bile bu insanlık suçu olan işkenceye ben ve ailem magruz bırakılarak ve bu şahısların isimlerinide burda paylaşıyorum hicran alguller fatma alguller İlker alguller alev daş Mehmet emin Gültekin ve annesi ve yanlarında bulunan Mert Yusuf adlı şahısların kurdukları bı örgüt olup ispatı zor olan bı konu olduğundan bu kişilerinde en güvendikleri ve rahatça bu iskenceyi size uygulamalarının sebebidir bu bütün ailemin ve benim kişisel bilgilerimi aldıkları yani mal varlığına kadar banka hesaplarına kadar hatta ve hatta tuvalaet banyoda bile sizi izleyen bu insanalrin bu ülkenin başka bı vatandaşımızada bu mağduriyeti yasatmamalri için buraya yazıyorum bilinsin bu insanların hastaneye kapatılıp akıl ve ruh sağlıklarının aklı dengelerinin yerinde olup olmadığının araştırılıp ve daha sonra ibretlik bı ceza alıp bir daha insanlara böle ağır mağduriyetler yasatmamalri için ibretlik bı ceza verilmesi bence müebbet olmalı çünkü hayatınızı alt üst edip sizi ölme intihar etme eşiğine kadar getiriyolar bu kişilerin hiç bir değeri kalmamış aile çocuk anne baba gibi o yüzden bu insan demek bile istemiyorum iki ayaklı mikro organizmalarin insanlardan uzak tutulması kanaatindeyim bu iskenceyi yaşayan biri olarak
Etiketler