YeniVatan Belçika

MAHİNUR ÖZDEMİR’İN İHRACINI TETİKLEYEN SEBEPLER

MAHİNUR ÖZDEMİR’İN İHRACINI TETİKLEYEN SEBEPLER

Bilindiği üzere Brüksel parlamentosunda ‘Demokratik Hümanist Merkez’ (CDH) Milletvekili olarak görev yapan Mahinur Özdemir’in kısa bir süre önce partisi tarafından ihraç edilmesi gündeme bomba gibi düşmüştü.

Avrupa’nın ilk başörtülü milletvekili niteliğini taşıyan Mahinur Özdemir’in, 1915 olaylarını ‘soykırım’ olarak tanımlamadığı öne sürülerek partiden ihraç edildiği 30 Mayıs 2015 tarihinden bu yana ihracıyla ilgili birçok şey yazılıp çizildi.

Sinirlerin gergin olduğu bir dönemde, ateşe barutla gitmeme adına, konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındım. Ancak şimdi birkaç analizi yapmanın vakti geldi diye düşünüyorum.

***

Bir kere Mahinur’un ihraç edilmesinin altında sadece 1915 olaylarının yattığını düşünmek biraz ahmaklık olur.

Olaya dışarıdan bakıldığında, 1915 olaylarını ‘Soykırım’ olarak tanımlamayan Mahinur, CDH parti başkanı Lutgen tarafından, etik kurallarına uygun olmayan bir şekilde apar topar kapı dışarı edildi ve buna birçok kişi sevindi. Bu olay hem ‘Soykırım’cıların hem de Mahinur’a cephe alanların işine geldi. ‘Soykırımcı’ılar, bu hareketi zafer olarak ilan ederken, Mahinur karşıtları ise deyim yerindeyse adeta zil takıp oynadılar.

Ancak Mahinur’un ihraç edilmesinin arkasında başka sebepler de yer almıyor değil. Milquet zamanında parti içerisinde daha rahat hareket eden ve daha fazla söz sahibi olan Mahinur, Lutgen’in parti başkanı olmasıyla birlikte parti içerisinde yavaş yavaş istenmeyen şahıs, yani başka bir deyimle ‘Persona non grata’ olmaya yüz tuttuğunu bir kere iyi bilmek gerekir.

2002 yılına kadar ‘Sosyal Hıristiyan Partisi’ ismiyla siyasi arenada yer alan parti, toplumun Hıristiyanlıktan uzaklaşmasından dolayı günden güne kan kaybederek küçülmesinin ardından, 2002 yılında ismindeki ‘Hıristiyan’ ibaresini ‘Hümanist’ ile değiştirerek imajını yenilemişti. Bu yenilik sayesinde önemli bir açılım yapan parti, aynı zamanda Belçika’da yaşayan yabancı toplumları da bağrına basmış oldu.

Ancak, yapılan açılımla yabancı toplumların dikkatini çekmeye çalışan parti, bir yandan Müslüman kökenli siyasetçileri kucaklarken diğer yandan partinin katı Hıristiyan kesimini küstürdü. Zamanla 1999 yılından 2011 yılına kadar partiyi idare eden Milquet’nin yetersiz politika anlayışı başta olmak üzere, kamuoyunun tepkisini çeken Wathelet planı gibi politik hatalar, partinin tekrar düşüşe geçmesine vesile oldu.

Zaten Mahinur’un başörtüsü ile parlamentoya girmesi de, partinin birçok kesimle düşman olmasına sebep oldu. CDH’ın başörtülü Mahinur’un yüzünden hem parti içerisindeki Hıristiyan kanattan hem de dışarıdan zaman zaman eleştiri yağmuruna tutulduğu bilinen bir gerçek.

Mahinur’un seçim listesinin 10. sırasında zoraki kendine yer bulduğu 2014 seçimlerinde, partisinin bir önceki seçimlere kıyasla 2 milletvekili kaybetmesi aslında bardağı taşıran damla oldu. O andan itibaran parti bir bocalama dönemine girdi. Yaptırılan gizli bir anket sonrası oylarının daha da düşeceği haberiyse partide krizi daha da derinleşti.

***

Kapalı kapılar ardından uzun süre kafa yorduktan sonra sessizliğini bozan parti başkanı, 1915 olaylarının doruğa çıktığı bir dönemde, Belçika kanalına konuşmaktan kaçınan Mahinur’u apar topar parti genel merkezine çağırdı ve ‘Soykırım’ kelimesini kullanmadığı gerekçesiyle partiden ihraç ettiğini açıkladı.

Mahinur’un ihracı sonrası, parti başkanı Lutgen’in partinin oylarının yüzde üç yükseleceğini açıklaması işin en tuhaf detayı oldu denilebilir. Mahinur’un ihracından sonra anketin yapılıp yapılmadığı pek bilinmesede, Lutgen’in bu açıklaması, olayın aslında 1915 olaylarından ibaret olmadığının kesin kanaatıdır. Zaten ‘Soykırımcı’ların zafer çığlıklarının yanı sıra, CDH’ın katı Hıristiyan üyeleri, başörtülü Vekil’in ihracından dolayı duydukları memnuniyeti açık açık ifade ettiler.

CDH’ta oyların yüzde üç kadar artıp artmayacağı ayrı bir tartışma konusu ancak burada bir gerçek daha var. O da Türklerin CDH partisi içerisinde bir lobiye sahip olamadıkları. Şayet Türkler parti içerisinde çok sayıda aktif üyeye sahip olsalardı ve bu üyeler lobilicik yapsalardı belki bugün Mahinur’un ihracı söz konusu bile olmayacaktı.

Türkler olarak bu tür incelikleri, püf noktaları bir türlü anlayamadık. Her şeyin sadece oy kullanmada olup bittiği zannediliyor. Oysa öyle değil. Oy kullanmanın yanı sıra partilere üye olmak, aktif olmak, toplantılara katılmak, söz hakkına sahip olmak, ses çıkarmak çok önemli görevler. Bu görevler uygulanmadığı zaman, parti bir toplumu temsil eden vekilini böyle bir kalemde siler.

CDH partisi içerisinde belli bir lobiye sahip olan Ermeniler, Süryaniler, Faslılar ve Afrikalılar işin bu kısmını yani püf noktasını çoktan anlamış durumdalar. Hal böyle olunca, hem parti içerisinde kolay kolay ezilmiyorlar, hem de istediklerini yaptırıyorlar.

Şimdi anlaşılacağı üzere, bu işler parti binası önünde basın açıklaması okumayla, Ankara’nın Belçika konsolosluğu önünde bağırmakla veya sosyal paylaşım sitelerine “Je suis Mahinur” yazmakla olmuyor.

***

Mahinur’un Türkiye siyasetiyle iç içe olmasının da parti içerisinde verdiği raharsızlık zaman zaman kulislerde konuşuluyordu. Ancak, ihracında ne kadar rol oynadı bilmiyoruz. Bunun da ihracı tetikleyen sebeplerden olduğunu düşünmemek elde değil.

Mahinur’u ihracını tetikleyen sebeplerden birkaç tanesini saydık. Peki Mahinur gerçekten ihraç edilmeli miydi? Bence hayır. CDH, Mahinur’u ihraç etmekle tarihi bir hataya imza attı. Artık CDH kolay kolay Türklerden oy alamaz. Zaten partinin Türk kökenli siyasetçileri birer birer istifa ediyor. Bunun üzerine Türk kökenli birinin kolay kolay CDH’tan aday olabileceğini pek düşünemiyorum.

Lafın kısası, CDH pirince giderken evdeki bulgurdan oldu. Oylarını yüzde üç artacağı kesin değil ama düşeceği kesin.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Aslan dedi ki:

    L’histoire appelle « guerre » le fait que les gens s’entretuent. Les incidents de 1915 n’étaient pas un génocide, c’était une guerre » a souligné le professeur américain.

    voici un lien:
    http://www.turquie-news.com/rubriques/histoire/28223-incidents-1915-les-documents.html

BİR YORUM YAZ
Rastgele Konular
Formula 1 Dünya Şampiyonası’nda 2021 sezonunun açılış etabı Avustralya ile Çin ayağı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle ertelendi. Organizasyondan yapılan açıklamada, yeni sezonun ilk yarışı 21 Mart’taki Avustralya ve üçüncü yarışı Çin ayaklarının, salgın nedeniyle ileri bir tarihe ertelendiği belirtildi. Formula 1...
Belçika’da 28 Aralık 2020 tarihinde başlatılan aşılama kampanyası genişletilerek, huzurevleri sakinlerinden sonra virüse maruz kalan kovid birimlerini, yoğun bakımları, acil bölüm çalışanlarını ve hastane bakım personelini de kapsayacak. Ayrıca Pazartesi gününden itibaren Pfizer / BioNtech aşısı Brüksel’deki huzurevlerindeki personele daha...
Perşembe günü toplanan Temsilciler Meclisi, kış indirimlerini 15 Şubat’a kadar, yani iki hafta daha uzatılmasına izin veren bir tasarıyı oybirliğiyle onayladı. MR partisinden Denis Ducarme, Florence Reuter ve Marie-Christine Marghem tarafından hazırlanan teklif metiniyle, koronavirüsle mücadeleyle bağlantılı sağlık önlemlerinden etkilenen...
Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin liderleri, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirilen aşılar ve salgın tedbirlerini görüşmek üzere video konferans yöntemiyle bir araya gelecek. AB Liderler Zirvesi, 25-26 Şubat’ta düzenlenecek. Zirvenin ilk gününde, aşı üretiminin artırılması amacıyla AB’nin ve üye ülkelerin neler yapabileceği,...
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında üçüncü dalganın yaşandığı Fransa’da, Kovid-19’un İngiltere kaynaklı mutasyonlu türünün vaka sayılarına olumsuz etkisinin ardından başkent Paris dahil olmak üzere ülkenin 16 bölgesinde yarından itibaren 1 aylığına yeniden sokağa çıkma kısıtlaması uygulamasına gidildi. Ülkede bölgeler arası...
Hamd âlemlerin Rabbi ALLAH (c.c.) içindir. Salât ve Selâm Peygamber efendimiz Hazret-i Muhammed Mustafa (s.a.v)’in âli’nin ve ashâbinin üzerine olsun inşaallah. Amin. Hazret-i Allah (c.c.) Duhan suresinin 1, 2 ve 3. âyet-i kerimelerinde meâlen söyle buyuruyor: “Hâ Mîm. Apaçık olan...
Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde yaşayan ve terör örgütü PKK yandaşlarınca kaçırılan Neşe O’nun (23) ailesi kızını bulmak için mücadele ediyor.  Edinilen bilgiye göre, 5 Ocak’ta evinden Volkswagen Fox tipi aracıyla ayrılan ve bir daha dönmeyen Neşe O, terör örgütü PKK tarafından kandırılarak...
Hollanda’da aşırı sağcı siyasetçi Geert Wilders liderliğindeki Özgürlükler Partisi (PVV), seçim vaadi olarak “İslam’dan Arındırma Bakanlığı”nın kurulacağını açıkladı.  PVV, resmi internet sayfasından 17 Mart’ta yapılacak seçimler için 2021-2025 yılı programını açıkladı. Programda, Göçmenlik, Geri Dönüş ve İslam’dan Arındırma Bakanlığı kurulacağı ve İslam’ın totaliter bir ideoloji...
Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesinde ekonomi, göç, toplumlar arası temas ve seyahat gibi konularda Türkiye ile iş birliğinin güçlendirilmesi kararlaştırıldı. Video konferans yöntemiyle düzenlenen AB Liderler Zirvesi’nin bildirisinde Türkiye ile ilgili kısım, zirve toplantısı devam ederken yayımlandı. Liderlerin bildirisinde, AB’nin...
Hollanda Krallığı’nı meydana getiren dört ülkeden biri olan Karayipler’deki Sint Maarten, Hollanda’nın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) yardımları karşılığında ülkesine gözlemci heyet atamasını Birleşmiş Milletler (BM) Irk Ayrımcılığı Özel Raportörü E. Tendayi Achiume’ye şikayet etti. Hollanda basınında yer alan habere göre, Sin Maarten Parlamentosu aldığı kararda Hollanda’nın Kovid-19 yardımlarını kullanarak, “ırkçı” ve “neo-kolonyalist” amaçlarla...
Arşiv
Bizi Facebook’tan takip edin
Sizden Gelen Yorumlar
Etiketler