YeniVatan Belçika

Le débat télévisé

Le débat télévisé

D’aucuns diront que c’est une spécialité bien à la française de débattre à la télé.

Effectivement, il est coutume de voir, lors des présidentielles françaises, le joug qui oppose les deux intervenants principaux.

Tout le monde devrait se souvenir de cette séquence dans laquelle la socialiste Ségolène Royal était face à son adversaire l’umpiste Nicolas Sarkozy.

La confrontation a vite tourné en faveur de Sarko et finalement s’est achevée que une grande victoire du « Républicain ».

Bon gré mal gré, la place de président est très souvent l’enjeu à l’issue de ce débat de grande écoute.

Cela s’est passé en 2007 et l’émission a fait une audience de plus de 20 millions de téléspectateurs.

En général, l’audience fournie par ce genre d’évènement provoque une marge de succès garantie pour les responsables de chaîne TV (voire responsables politiques aussi).

Je suis d’avis que dans ce genre d’exercice, il y a toujours un vainqueur qui obtient gain de cause au fur et à mesure de son argumentation. Ce genre de débat télévisé doit être préparé de manière implacable. Tous les coups sont permis !

Il faut aussi savoir qu’il y a, en arrière-plan, ce qu’on appelle en anglais le « fact checking » (vérification rapide des faits annoncés).

Donc, il y a toute une ribambelle de journalistes qui vérifie tous les chiffres, classements et faits narrés en direct.

Le but de cette parade est de désavouer la partie adverse en plein direct via les réseaux sociaux et in fine dans la presse écrite le lendemain.

Plus corps à corps avec nous, et sur le territoire belge, les débats télévisés sont plus « soft ».

En revanche, j’ai assisté l’autre soir à un échange entre deux bourgmestres de Bruxelles qui m’a fortement fait rappeler la France.

Un des deux protagonistes avait clairement un tas d’argumentation dans son sac. La préparation avait été bien réalisée.

En tous cas, l’autre bourgmestre avait sous-estimé le boulot et très certainement l’audience sur cette chaîne de télévision.

L’argument-maître a été donné à l’image d’un coup de massue sur la tête de l’adversaire

Il a été complétement déstabilisé, il cherchait du regard l’autre bourgmestre qui restait tout aussi placide qu’au début de l’émission.

La déconcentration a tellement marquée qu’il commença à tutoyer l’autre partie pour éviter ce genre de surprise.

Dans toute circonstance, quand une personne doit se mettre devant une caméra ou un journaliste averti, une grosse préparation est à organiser pour éviter cette gêne au niveau de l’argumentation ou la contre argumentation. Sinon la recherche de la compassion et du contact humain seront les seuls moyens de sortir du creux de la main de la personne interlocutrice.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Rastgele Konular
Elektromanyetik dalgalar (EMF) ve bir takım zararlı frekanslar görünmez baskı sistemin esasıdır Bu yöntemlerin dehşet verici etkileri cilt yanıklara, görsel ve işitsel halüsinasyonlara, kabuslara, tükenmişlik sendroma veya hiperaktiviteye, dikkat dağılmasına veya takıntılara, kulak çınlamaya, uykusuzluğa, kanamaya, kasılmalara, hafıza kayıplara ve...
Müzisyen Sezgin İnceel 14 Şubat’ta üzerimize yağan Sevgililer Günü sağanağında şemsiyesiz kalanlara ilaç gibi gelecek bir şarkıyla döndü: “14 Şubat (Sırtım Ağrıyor)”  Sanatçı kırılan kalplere, canı yanmışlara ve taşıdıkları görünmez yükler nedeniyle sırtı ağrıyanlara merhem olmasını ümit ettiği şarkısını Ukraynalı meslektaşı Stas Mishchenko ile hazırladı....
Müzik hayatının içine müziğe gönül vermiş bir babanın dinlediği Neşet Ertaş , Muazzez Abacı , Ferdi Tayfur , Müslüm Gürses , Orhan Gencebay, Mine Koşan, Ahmet Özhan, Emel sayın , Suat sayın, Gönül Akkor, İbrahim Tatlıses gibi nice değerli sanatçının...
Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi son 16 turu ilk maçında deplasmanda İspanya’nın Barcelona takımıyla 0-0 berabere kaldı. UEFA Avrupa Ligi son 16 turu ilk maçında karşı karşıya gelen Barcelona ve Galatasaray, son lig karşılaşmalarına göre ilk 11’lerinde rotasyon yaptı. Galatasaray, son Konyaspor...
Ozan/Yazar ve Eğitimci Adil İzci’nin, bilim insanı Dr. Rıfkı Tezcanlı’nın yazılarının bir bölümünü daha derlediği “Edebî Bahisler- II” okuruyla buluştu. Anima Yayınları tarafından basılan bu ikinci kitap, Dr. Tezcanlı’nın 1940’larda “Hakikatler Mecrası”nda yer alan yazılarından oluşuyor. Bilindiği gibi, bu kitaptan...
Rusya’nın indirim market zinciri Mere, Rusya’ya birçok alanda yaptırım uygulayan Avrupa Birliği (AB) ülkesi Belçika’da ilk mağazasını açtı. Rusya’da 2 binden fazla mağazası bulunan perakende zinciri Svetofor’a bağlı olarak Avrupa ülkelerinde faaliyet göstermek üzere 2018 yılında kurulan Mere şirketi, Almanya,...
Saadet partisi Brüksel temsilciliği kadın kollarının düzenlemiş olduğu programa Saadet partisi Brüksel teşkilat Başkanı Hasan Yavuz Uzun, Kadın kolları başkanı Nuran Erdoğan ve yönetimi, Saadet partisi Avrupa’dan  Brüksel bölge Sorumlusu Elif Birinci ile misafirler katıldı. Her yıl 8 Mart Kadınlar Günün’de...
Danimarkalı ırkçı Sıkı Yön Partisi (Stram Kurs) lideri Rasmus Paludan, İsveç’in başkenti Stockholm’de Müslümanların yoğun olduğu mahallelerde polis korumasında Kur’an-ı Kerim yakmaya devam ediyor. Kurşun geçirmez zırhlı araçla ve polis korumasında Stockholm’ün Husby Mahallesi’ne getirilen Paludan, burada Kur’an-ı Kerim yakarak...
Belçika’da bir mahkeme, “İslamlaşmayı durdurun” yazılı bir pankartın “ırkçı nitelik taşımadığına” karar verdi. Anvers kentindeki temyiz mahkemesinin kararında, pankartın ırkçı ve yabancı düşmanı niteliği bulunmadığı, “bir fikri ifade eden basılı bir belge olduğu” belirtildi. Mahkemenin kararı, Belçika’nın aşırı sağcı ve...
Bonita Hair Clinic Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlar için öyle bir kampanya başlattı ki, hem cebinize hem bünyenize iyi gelecek. En iyi saç ekimi, yöntem ve tedavilerini Bonita Hair Clinic Saç Ekim  Merkezi siz değerli danışanlarımızın hizmetine sunmaya ve bu bağlamda...
Arşiv
Sizden Gelen Yorumlar
Seko: Bunun magduruyum iki senedir İzmir karşıyaka ilcesinde yaşıyorum bu zihin kontrolü denen şey işkence insan hak ve özgürlüklerine insanı aşağılayıcı bir insanın çok büyük hem maddi hem manevi sikintilar yaşatıp puskolojik şiddet uygulayarak insanı baskı altında tutup istedikleri şekilde yönlendirip bundan haksız kazanç sağlamak amacıyla devlet görevlisiyiz yada devletin yüksek makamlarıninda isimlerini kullanarak bir takım hasta beyinli insanların sakat dusunceleri bedavadan hiç bı iş yapmadan kısa yoldan rahat bı hayat yaşamak için bir insanin hayatını mayvedici hayatını bitirici hatta öldürmek bile ellerinde olan tehdit bile ettikleri hala o tehditleri alıp şuan bile bu insanlık suçu olan işkenceye ben ve ailem magruz bırakılarak ve bu şahısların isimlerinide burda paylaşıyorum hicran alguller fatma alguller İlker alguller alev daş Mehmet emin Gültekin ve annesi ve yanlarında bulunan Mert Yusuf adlı şahısların kurdukları bı örgüt olup ispatı zor olan bı konu olduğundan bu kişilerinde en güvendikleri ve rahatça bu iskenceyi size uygulamalarının sebebidir bu bütün ailemin ve benim kişisel bilgilerimi aldıkları yani mal varlığına kadar banka hesaplarına kadar hatta ve hatta tuvalaet banyoda bile sizi izleyen bu insanalrin bu ülkenin başka bı vatandaşımızada bu mağduriyeti yasatmamalri için buraya yazıyorum bilinsin bu insanların hastaneye kapatılıp akıl ve ruh sağlıklarının aklı dengelerinin yerinde olup olmadığının araştırılıp ve daha sonra ibretlik bı ceza alıp bir daha insanlara böle ağır mağduriyetler yasatmamalri için ibretlik bı ceza verilmesi bence müebbet olmalı çünkü hayatınızı alt üst edip sizi ölme intihar etme eşiğine kadar getiriyolar bu kişilerin hiç bir değeri kalmamış aile çocuk anne baba gibi o yüzden bu insan demek bile istemiyorum iki ayaklı mikro organizmalarin insanlardan uzak tutulması kanaatindeyim bu iskenceyi yaşayan biri olarak
Etiketler