YeniVatan Belçika

“Kudüs 3”

“Kudüs 3”

Harun (as) henüz bir yaşında, babası İmran ise korkular içinde. Küçük Harun, rüyadan evvel doğduğu için kurtulmuştu Firavun’un zulmünden. Fakat karısı Eyariha doğum yapmak üzere. Ya çocuk erkek olursa? Ne yapardı İmran?

Öyle ya! Bekçiler kapılarda kol gezmed. Ölümün soğuk yüzü kapının hemen ardında. An geliyor Musa (as) yeryüzüne teşrif ediyor ve odayı bir sevinç ve o sevinci boğan bir korku kaplıyor. Ya ağlarsa? Anne korkmuş ve yavrucuğunu doyurmak kastıyla bir köşeye çekilmiş. Kalbi öyle korkuyla çarpmış olacak ki, yüce Mevlamız, Kuran-ı Kerim’de bunu bize şöyle anlatıyor; “ Onu emzir. Bir zarar geleceğinden korktuğun zaman onu denize (Nil nehrine) bırak. Boğulacak endişesine kapılıp korkma ve üzülme. Biz onu sana tekrar geri vereceğiz ve peygamber yapacağız.”diyordu kasas/7

Annenin bir müddet çocuğunu yanında tuttuğu ve korkularının dayanılmaz hal aldığı bir anda Musa’sını bir sandığa koyarak Nil’e bıraktığı bildirilir. Eyeriha’nın bu üzücü hadise sonrasında ruh hali nasıldı bilmek biraz zor olsa da, yüzündeki ifadeyi anlamak için televizyonlarımızı açıp ümmetin annelerinin gözyaşlarına bakmak bizi bir fikir sahibi yapacaktır. Bağdat’ın ara sokaklarında kapısı kırılıp içeri girildiğinde Amerikan askerlerini karşısında gören bir annenin çığlık çığlığa ağlayan evlatlarına “La tahzen innallahe maena” müjdesini hatırlatması gibi, Eyariha anneye bir ses korkma diyordu. Korkma, öyle ya Allah biz onu sana getireceğiz demişti.

Musa’sını suya bırakan anne kızına emir vererek sandığı takip etmesini söylemişti. Musa (as)’ın ablası bebeğin içerisine konduğu sandığı bir süre takip ettikten sonra sandığı Firavun’ın adamlarının bulup saraya götürdüklerini gördüğünde tarifsiz duygular içinde kalmış ve annesine ne söyleyeceğini bilemez bir şekilde eve dönüyordu. Bu arada Firavun’un adamları sandığı getirip üzerini açtıklarında nur gibi parlayan bir oğlan çocuğu gördüklerinde şaşırmış ve Firavun’dan gelecek öldürün emrini bekliyorlardı. Fakat asla anlayamayacakları ve bilemeyecekleri ilahi bir planla çepe çevre sarıldıklarının farkında bile değildiler. Onlar bir yandan emir bekliyorken diğer yandan Firavun ve karısı Asiye, çocuğa olanca dikkatle bakıyorlardı. Sanki dillerini birisi gelip bağlamıştı.

Asiye Kuran’ın ifadesiyle; “Bana da sana da biz göz aydınlığı. Bunu öldürmeyin. Belki bize yarar, ya da evlat ediniriz.” Dedi ve onlar farkında değillerdi. Kasas/9

Allah izin vermezsse nasıl farkında olacaklardı ki? Allah’ın vaadi kesindir. Firavun’un sarayında tüm bunlar yaşanırken Eyeriha’nın evinde büyük bir hüzün hakimdi. Acaba ağlayıp sızlasa, bağırıp çağırsa dışarıdan duyulur ve bu güne kadar bir çocuk sakladığı ortaya çıkar mıydı? Tabii ki, böyle bir tehlike mevcuttu. Eğer sesini çıkarsa diğer çocklarının hayatı tehlikeye girebilirdi. Günümüzde İsrail askerlerine taş attığı için tüm mahalleleri misket bombalarıyla yok edilen çocukların ailelerini kaybetmesi gibi acaba Firavun gelip tüm evi başlarına yıkar mıydı? Tüm aile yok olup gider miydi?

Tabi bütün bunlar anca şeytanın bir vesvesesi olmalıydı zira Allah (cc) bir vaadte bulunmuş ve Musa’yı geri vereceğini bildirmişti. Üzüntüye mahal yoktu fakat sekinet olması için tekrar bir destek gönderildi.

Kuran-ı Kerim, bu durumu bize şu ayetle açıklıyor; “Musa’nın annesi, oğlundan başka hiçbir şeyi düşünemez, kalbi hiçbir şeyle meşgul olamaz halde sabahladı. Şayet biz onun kalbine, Musa’nın kurtulacağına inanması için destek vermesek ve kalbine bağlantı kurmasak az kalsın durumu açığa vuracaktı.” Kasas/10

Uykusuz ve perişan sabahlayan Eyeriha annemiz gibi biz de her gece türlü fikirler içinde uykuya dalmaya çalışıyor ve sabahleyin uyandığımızda televizyonlarımızı açıp, acaba bu gece biz uyurken hangi Müslüman memleketinde katliamlar yaşanmış, acaba nerelerde mazlumların tepesine variller dolusu bombalar yağdırılıyor diye merak etmiyor muyuz? Uyanıp televizyon başına geçebilenlerimiz şanslı olanlarımız ya da şimdilik korunmuş olanlarımız da diyebiliriz. Adeta ümmet olarak çobansız kalmış ve sürekli kurtlar tarafından saldırıya uğrayan bir koyun sürüsü gibi sıranın bize geleceği günü bekliyoruz. Yoksa öyle değil mi?

Eyariha bir haber bekler, bir umut, bir söz, bir ışık. Bizim bir kurtarıcı beklediğimiz gibi, bir komutan beklediğimiz gibi.

Sanki tarih hiç yaşanmamış şuan yaşanıyor. İsimler değişiyor, roller değişiyor, renkler ve yüzler değişiyor lakin olaylar hep tekerrür ediyor. Sahte tanrılar görevlerine devam ediyor ve onların işbirlikcileri emir eri olmaya çoktan razı. Her devrin bir deccali olacağı muhakkak lakin her devirde bir Mehdi geleceğide gözlerden kaçmamalı ve gönüllerimize düşen bu kasvet yerini umuda bırakmalıdır. Eyeriha’nın Musası’na kavuşması gibi bizde felaha ereceğiz inşaallah.

Gelecek yazımızda konumuza devam edeceğiz inşaallah.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Rastgele Konular
Belçika Milli Futbol Takımı’nın İrlanda Cumhuriyeti ve Burkina Faso ile yapacağı hazırlık maçlarının aday kadrosu belli oldu. Belçika Futbol Federasyonundan yapılan açıklamaya göre, teknik direktör Roberto Martinez, aday kadroya Beşiktaşlı Michy Batshuayi’yi de dahil etti. Kadroda Kevin De Bruyne, Eden...
Ukrayna’nın Bağımsızlık Günü’nde Avrupa Birliği’nin (AB) kalbi sayılan Brüksel’de 30 metre uzunluğunda Ukrayna bayrağı açıldı. Brüksel’in merkezindeki tarihi Grand Place meydanında bayrağın açılması için düzenlenen etkinliğe, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de katıldı. Von der Leyen, Ukrayna renklerindeki...
Avrupa ülkeleri, hızla artan doğal gaz ve elektrik fiyatlarına karşı, belirli zamanlarda ışıkları kapatma, ısıları düşürme gibi çeşitli tasarruf önlemleri ile birlikte enerji fiyatlarını sınırlama, vergileri indirme ve yoksullara ödeme yapma gibi çeşitli tedbirler hayata geçiriyor. Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle uygulanan...
22 Mart 2016 tarihinden yaşanan ve “2016 Brüksel saldırıları” olarak anılan terör saldırılarının 6.yılı münasebetiyle çok sayıda siyasetçi sosyal medyadan mesaj paylaştı. Konuya ilişkin yayınlanan mesajlarda, farkli partilerin önde gelen isimleri kısaca terörü kınarken, MR Parti Başkanı Georges-Louis Bouchez, mesajında...
M&A Production bünyesinde oluşturulan, yapımcılığını Mustafa Yoloğlu’nun, yönetmenliğini Aziz Özuysal’ın üstlendiği “Yasaklı Köy” isimli korku gerilim filmi 26 Ocak’ta Belçika’da sinemaseverlerle buluşuyor. Filmin çekimleri, İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı Bademli ve Lübbey Köylerinde gerçekleşmiştir. Yalnızca 8 kişi yaşadığı için “hayalet köy”...
Saint-Josse Belediyesinde, 150 hane, ev duman dedektörlerinin ücretsiz kurulumundan ve uzman güvenlik tavsiyesinden faydalanacak. Saint Josse Belediye Başkanı Emir Kır’ın girişimiyle, Yanık Kurbanları Vakfı ve SIAMU ile işbirliği içinde, bu hafta sonu Chaussée de Louvain’de düzenlenen geleneksel sokak pazarında yangın...
Flaman ve Valonya bölgelerinden sonra Brüksel Bölge Parlamentosu’nda da helal ve koşer kesime aykırı olan şoklu kesim hakkında yasa tasarısı hazırlandığı şu günlerde, Belçika İslam Federasyonu (BİF), Belçika İslam Temsil Kurumu (EMB) ve Belçika İslam Koordinasyon Kurulu (CIB), bu tasarıya...
Belçika’nın başkenti Brüksel’de 1971’den beri iki yılda bir yapılan “çiçek halı”, Kovid-19 salgını nedeniyle verilen zorunlu aranın ardından yeniden şehrin en ünlü meydanına döşendi. Brüksel’in dünyaca ünlü ve UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki Grand Place Meydanı’nda yüzbinlerce çiçek kullanılarak hazırlanan yaklaşık...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Olağanüstü Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere özel uçak “TUR” ile saat 18.30’da Belçika’nın başkenti Brüksel’e hareket etti. Erdoğan’ı Esenboğa Havalimanı’ndan Ankara Valisi Vasip Şahin ve diğer yetkililer uğurladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı...
Belçika’da bulunan büyük maket zincirleri raflarında Rus ürünlerine yer vermemeye başladı. Belçika Haber Ajansı Belga’nın yaptığı araştırmaya göre, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle ülkedeki süpermarketlerin çoğunda Rusya’da üretilen mallar bulunmuyor. Ülkede geniş ölçüde faaliyet gösteren Aldi ve Carrefour marketlerinde Rus ürünleri yer...
Arşiv
Sizden Gelen Yorumlar
Seko: Bunun magduruyum iki senedir İzmir karşıyaka ilcesinde yaşıyorum bu zihin kontrolü denen şey işkence insan hak ve özgürlüklerine insanı aşağılayıcı bir insanın çok büyük hem maddi hem manevi sikintilar yaşatıp puskolojik şiddet uygulayarak insanı baskı altında tutup istedikleri şekilde yönlendirip bundan haksız kazanç sağlamak amacıyla devlet görevlisiyiz yada devletin yüksek makamlarıninda isimlerini kullanarak bir takım hasta beyinli insanların sakat dusunceleri bedavadan hiç bı iş yapmadan kısa yoldan rahat bı hayat yaşamak için bir insanin hayatını mayvedici hayatını bitirici hatta öldürmek bile ellerinde olan tehdit bile ettikleri hala o tehditleri alıp şuan bile bu insanlık suçu olan işkenceye ben ve ailem magruz bırakılarak ve bu şahısların isimlerinide burda paylaşıyorum hicran alguller fatma alguller İlker alguller alev daş Mehmet emin Gültekin ve annesi ve yanlarında bulunan Mert Yusuf adlı şahısların kurdukları bı örgüt olup ispatı zor olan bı konu olduğundan bu kişilerinde en güvendikleri ve rahatça bu iskenceyi size uygulamalarının sebebidir bu bütün ailemin ve benim kişisel bilgilerimi aldıkları yani mal varlığına kadar banka hesaplarına kadar hatta ve hatta tuvalaet banyoda bile sizi izleyen bu insanalrin bu ülkenin başka bı vatandaşımızada bu mağduriyeti yasatmamalri için buraya yazıyorum bilinsin bu insanların hastaneye kapatılıp akıl ve ruh sağlıklarının aklı dengelerinin yerinde olup olmadığının araştırılıp ve daha sonra ibretlik bı ceza alıp bir daha insanlara böle ağır mağduriyetler yasatmamalri için ibretlik bı ceza verilmesi bence müebbet olmalı çünkü hayatınızı alt üst edip sizi ölme intihar etme eşiğine kadar getiriyolar bu kişilerin hiç bir değeri kalmamış aile çocuk anne baba gibi o yüzden bu insan demek bile istemiyorum iki ayaklı mikro organizmalarin insanlardan uzak tutulması kanaatindeyim bu iskenceyi yaşayan biri olarak
Etiketler