“Hz. Muhammed: Allah’ın Elçisi” filmine ilişkin tartışmalar

“Hz. Muhammed: Allah’ın Elçisi” filmine ilişkin tartışmalar
  • 03.11.2016
  • 1.289 kez okundu

Sinema yazarı İhsan Kabil, “Hz. Muhammed: Allah’ın Elçisi” filmini “Sinematografik unsurlar bakımından ‘Çağrı’dan sonra gönül rahatlığıyla Hazreti Peygamber hakkında başka filmlerin de başarılı bir şekilde yapılabileceğinin göstergesi” şeklinde değerlendirdi.

Kabil, yazar Turan Kışlakçı ve sosyolog Prof. Dr. Bedri Gencer, İranlı yönetmen Mecid Mecidi’nin 28 Ekim’de vizyona giren “Hz. Muhammed: Allah’ın Elçisi” filmini, AA muhabirine değerlendirdi.

Türkiye’de 300 kadar kopyayla gösterime giren filmin, “Çağrı” filminin yönetmeni rahmetli Mustafa Akad’ın çalışmasına bir mukaddime olarak Hz. Muhammed’in çocukluk çağına eğildiğini söyledi.

Yaklaşık 8 yıllık çabanın ürünü olan filmin, dünya prömiyerini 2015 Montreal Film Festivali’nde yaptığını hatırlatan Kabil, şunları aktardı:

“Geçen yaz, filmin yönetmeni Mecidi, öncelikle İslam dünyasındaki hassasiyetleri düşünerek, fıkhi bakımdan filmin senaryosunun bir mahsuru olup olmadığı hususunda Türkiye’de özel bir gösterim düzenledi. Yaz olması münasebetiyle çok az kişinin katıldığı programda, Hayrettin Karaman ile ben de bulunmuştuk. Süresi üç saati bulan çalışmayı baştan sona seyrettik, gösterimin sonunda Karaman filmin senaryosu hakkında fıkhi bakımdan herhangi bir sorun görünmediğini, filmin vizyona girmesinde bir sakınca bulunmadığını belirtmişti.”

Kendisinin de filme dair olumlu bir intiba edindiğini paylaşan Kabil, “Benim filme dair gözlemim de sinematografik unsurlar bakımından “Çağrı”dan sonra gönül rahatlığıyla Hazreti Peygamber hakkında başka filmlerin de başarılı bir şekilde yapılabileceğinin göstergesi şeklinde olmuştu.” diye konuştu.

İhsan Kabil, Peygamberlik döneminde başlayan filmin, bir süre sonra geriye dönüş yaptığına vurgu yaparak, şöyle devam etti:

“Hazreti Muhammed’in henüz dünyayı teşrif etmediği zamanlara dönüyor ve o zamanki toplumun sosyal, iktisadi ve siyasi dokusunu gözler önüne getiriyor. Tamamen Kur’an’daki anlatıma sadık kalarak destansı bir dille perdeye yansıyan eser, ilk olarak önemli bir tarihi vakayı ele alarak, ayetlerle sabit olan Ebrehe’nin fil ordusuyla Mekke’ye saldırısını görselleştiriyor. Bu bölümün tasviri, gerçeklik anlamında son derece ikna edici bir çizgide ilerliyor ve minimum miktarda animasyonlara başvurarak, sadece kuşların saldırısında özel efektler karşımıza çıkıyor.”

Akad’ın “Çağrı” filminin başlangıcında yaptığı gibi Mecidi’nin de o dönemin sosyal dokusunu filminde sahici bir biçimde vurguladığı görüşünü savunan Kabil, filmin Hristiyanlık ve Yahudilik gibi tek tanrılı inançları topyekun karşısına almadığı, her inançta olumlu kişilerin de bulunabileceğini insani bir yaklaşımla vurguladığı yorumunu yaptı.

Kabil, “İran ve Mısır sinemasında hatta zaman zaman Çağrı’da da karşımıza çıkan aksiyonlu ve aşırı duygusal anlatımın aksine, estetiği daha çok gözeten, ağır ve düşünmeye yol açan, dilini daha fazla önemseyen film, senaryonun çok anlamlı birbirine bağlantı noktalarıyla duygusal açıdan da üst bir performans ortaya koymaktadır.” diye konuştu.

“13-15 yaş üstü herkes izleyebilir”

Filmde, Hazreti Muhammed’in yüzünün gösterilmediğine değinen Kabil, şu değerlendirmeyi yaptı:

“13-15 yaş üstü herkesin rahatlıkla izleyebileceği seyirlik bir eser olmuş. Eleştiri olarak getirilebilecek bir husus, kimi sahnelerde fazla karşılıklı konuşma olması yani anlatımın zaman zaman kitabi hale gelmesi şeklinde karşımıza çıkıyor. Bir bütün olarak ele alındığıysa film, inanç tarihimizin çok önemli bir kesitini kıvançla seyredebilmemiz ve Çağrı’dan sonra bu alanda başka bir çalışma üretememekteki makus talihimizi yenebileceğimizi göstermesi bakımından büyük kıymet taşımakta ve son yıllarda değişik nedenlerle dünyada husule gelen islamofobiye karşı çok güçlü bir duruş olarak belirmektedir.”

“İranlı mollalar filmi, Mecidi sünni kaynakları kullandığı için eleştiriyor”

Yazar Turan Kışlakçı, filmi izlediğini söyleyerek, “Hazreti Muhammed’in çocukluğu ve gençliği Müslümanlar tarafından fazla bilinmez. Mecidi, Şii kaynaklardan çok sünni kaynaklardan istifade etmiş, bunun başında Taberi Tarihi geliyor.” dedi.

Peygamberlerin cisimleştirilmesinin geçmişten beri çok tartışılan bir konu olduğuna işaret eden Kışlakçı, şunları kaydetti:

“Mecidi de Mustafa Akad’ın ‘Çağrı’ filmindeki gibi Peygamberimizin yüzünü göstermiyor, ses kullanmıyor. Maalesef bizim fetva kurumlarımız ve filmi eleştirenlerimiz sanki bu çağın ve zamanın dışında yaşıyorlar. Çağrı ve Hz. Ömer filmleri de ilk yayınlandığında bu filmle aynı tepkileri almıştı. Gerçek bir manada eleştiri kültürümüz olmadığı için yorumlar da çok sert oluyor, işin hakikatine bakılmıyor, ciddi bir sinema eleştirisi yapılamıyor. Fotoğraf da bir zamanlar alimler tarafından kesinlikle haram olarak nitelenmişti ama şimdi herkes çektiriyor.”

Kışlakçı, İran’da da birçok eleştirmenin filmi eleştirdiğini dile getirerek, şunları paylaştı:

“İranlı Film Eleştirmenleri Derneği Başkanı Mesud Firasti, filmde Allah’ın varlığının olmadığını söylüyor. İranlı başka bir sinema eleştirmeni Mihrazad Danış, Arap müziğinden çok Hristiyan ve Hint müziği etkisini eleştiriyor. İran Kum Üniversitesi mezunu, din alimi Rıza Babai ise filmin içeriğinin zayıf olduğunu, muteber kaynaklardan hazırlanmadığını, Yahudilerin Hazreti Muhammed düşmanlığının abartıldığını, bunun İran geleneğinde büyüyen Mecidi’nin kendi taassubu olduğunu söylüyor.”

Kendisinin filmde dil olarak Farsça’nın kullanılmasını doğru bulmadığı yönünde eleştirisini dile getiren Kışlakçı, “Film, islamofobyaya karşı yapıldıysa dili İngilizce ya da Arapça olmalıydı. Bir de Hollywood’da Hazreti İsa ve Musa peygamberleriyle ilgili yapılan filmlerin de etkisi var, Peygamberimizin dağın üstünde durması gibi sahneler bunu hissettiriyor. Bilgi açısından baktığımızda bence sıkıntı yok, hepsi İslam tarihinde olan şeyler. Tamamen tarihten almış ve bence İran’da mollaların filmi eleştirme nedeni de bu, çünkü Mecidi sünni kaynaklardan faydalanmış.” açıklamasını yaptı.

“Sinsi deizm projesi” 

Sosyolog Prof. Dr. Bedri Gencer, filmi seyretmeyi kesinlikle düşünmediğini ifade ederek, “Çünkü seyreden güvendiğim insanlardan film hakkında yeterince bilgi aldım. Görünen o ki film, İslam üzerine oynanan büyük siyonist oyunun son parçası. Filmin nihai olarak aynı sonuçta buluşan iki sinsi mesajı var, Şiilik ve deizm.” görüşünü aktardı.

Deizme giden yolun Hazreti Muhammed’in beşerileştirilmesinden geçtiğini savunan Gencer, şunları dile getirdi:

“İlahiyat da ‘Beşer olarak Hz. Peygamber’ gibi çalışmalarla bu sinsi deizm projesine hizmet etmektedir. Filmde Efendimizin sırtı ve eli gösterilmekte, böylece giderek sıradan bir insan gibi hayatı filme çekilecek bir peygamber imajı yayılmaya çalışılmaktadır. Rasul-i Ekrem, aleyhi’s-salatü ve’s-selam Efendimiz, cismani olarak beşer, ancak ruhani olarak beşer değildir. Nitekim Efendimizin lakabı Ebu’l-Ervah, Hz. Adem’inki ise Ebu’l-Beşer’dir.”

Gencer, Hazreti Muhammed’in “Ben Allah’tanım, Müminler de bendendir” hadisini hatırlatarak, İslam geleneğinde Allah için “Rabbü’l-Alemin”, Hz. Muhammed için “Seyyidü’l-‘Alemin” deyiminin kullanıldığını hatırlattı.

Hazreti Muhammed’in beşerileştirilmesinin nübüvvetin ve dolayısıyla rububiyetin sarsılmasına neden olacağı yorumunu yapan Gencer, “Dolayısıyla bu, deizmin hakim kılınması demektir. Abant Konsili’nin müftüsünün onay vermesi, zaten filmin sakatlığını göstermeye yeter. Ne hazindir ki bugün FETÖ’ye karşı siyasi bir mücadele verilirken, siyonizmin FETÖ ile yaydığı deistik din anlayışı tahkim edilmektedir.” şeklinde konuştu.

Gencer, filmin Hazreti Muhammed’in sırtı ve eli gösterildiği gerekçesiyle Mısır ve Suudi Arabistan’da yasaklandığının altını çizerek, şunları savundu:

“Mısır ve Suudi Arabistan’da yasaklanan filmin Türkiye’de gösterime sokulması büyük bir ihanettir. Bu durumda halkımız ister istemez soruyor, ‘Bu ülkede İslam bu kadar sahipsiz mi?’ diye. Diyanet’in bu filme onay vermesi, affedilmez vahim bir hatadır. Çok sinsi bir projeye hizmet eden bu filmin kesinlikle seyredilmemesi, seyrettirilmemesi, acilen gösterimden kaldırılması gerekir.”

Etiketler: / / / / / / /

AİHM, FETÖ üyesinin başvurusunu reddetti
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliğinden hapis cezasına çarptırılan Mehmet Rasim Kuseyri’nin, hastalığına rağmen cezaevinde tutulmasının, hayatı...
Hollanda’da iklim protestocuları havaalanını işgal etti
Hollanda’nın başkenti Amsterdam’daki Schiphol Havaalanı’nın bir bölümü, iklim protestocuları tarafından işgal edildi.  Greenpeace ve “Extinction Rebellion (Yokoluş İsyanı)” adlı grubun organizasyonunda çok...
Mehmet Bilge’den güvenlik önlemi almak isteyenlere müjde
Schaerbeek Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Bilge, belediye olarak evlerinde güvenlik önlemi almak isteyen belediye sakinlerine para yardımında bulunacaklarını duyurdu. Asayiş...
Tutankhamun sergisi başlıyor
100 yıldan kısa bir süre önce, argeolog Howard Carter, Mısır Firavunu Tutankhamun’un mezarını keşfetmişti. Gizemli ölümünün yanı sıra genç yaşta...
Yunus Emre Enstitüsünden Brüksel’de Türkçe kütüphane
Brüksel Yunus Emre Enstitüsü (YEE), düzenlediği resepsiyonla Türkçe kitapların bulunduğu bir kütüphaneyi hizmete açtı. Resepsiyona yoğun ilgi gösteren Türk toplumu...
AK Parti’li Cevdet Yılmaz, kanaat önderleri ile bir araya geldi
Uluslararası Demokratlar Birliği (UID), Belçika’da görev yapan akademisyenler ve profesyonel meslek sahiplerini bir araya getirdi. UID Belçika Bölge Başkanı Basir...
“Namaz ve ehemmiyeti hakkında”
Rahmân ve Rahîm olan Yüce Allah’ın (c.c.) adıyla… Hamd âlemlerin Rabbi ALLAH (c.c.) içindir. Salât ve Selâm Peygamber efendimiz Hazret-i...
Medipol Başakşehir Almanya’dan zaferle çıktı
UEFA Avrupa Ligi J Grubu 6. haftasında Alman ekibi Borussia Mönchengladbach’ı 90+1. dakikada Crivelli’nin attığı golle 2-1 yenen Medipol Başakşehir,...
AB Liderler Zirvesi binasında “yangınlı” çevre protestosu
Brüksel’de, Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke liderlerinin zirve yapacakları AB Konseyi binasında çevreciler, yangın görünümlü protesto düzenledi. Belçika’nın başkenti Brüksel’de...
Belçika’da ilk kez halk yasası parlementoya sunuldu
11 Aralık 2019 çarşamba günü Belçika tarihinde bir ilk yaşandı. Yaklaşık 3 senedir minimum emekliliğinin bin 500 euro net olması...
Ünlü Dj, Emre Tekin’e ilgi büyük
Geçtiğimiz aylarda ‘Dark’ adlı tek şarkılık single’ını dinleyicileriyle buluşturan ünlü Dj Emre Tekin, hem yurt içinde hem yurt dışında büyük...
Galatasaray, PSG’ye 5-0 mağlup oldu
Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi A Grubu’nun 6. ve son haftasında deplasmanda Fransa’nın Paris Saint-Germain (PSG) takımıyla karşılaştı. Temsilcimiz Galatasaray rakibine...
“Aman Reis Duymasın” filminin galası yapıldı
“Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz” dizisinin oyuncularının yer aldığı “Aman Reis Duymasın” filminin galası yapıldı. Filmin oyuncularından Mustafa Üstündağ, Kanyon AVM’de...
Belçika polisiyle ilgili şikayetler artıyor
Belçika’da polislerin denetimini gerçekleştiren kurul, polisle ilgili şikayetlerin 2018’de bir önceki yıla göre yüzde 8 artış göstererek 2 bin 965’e...
Dünyanın elektrikli ilk ticari uçağı deneme uçuşu yaptı
Kanada’da dünyanın tamamen elektrikli ilk ticari uçağıyla deneme uçuşu yapıldı. Harbour Air’den yapılan açıklamada, uçak motoru üreten MagniX şirketi ile...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ