YeniVatan Belçika

“Güçlü Diplomasi, Etkin Arabuluculuk”

“Güçlü Diplomasi, Etkin Arabuluculuk”

İstanbul Arabuluculuk Konferansının dördüncüsü, “Güçlü Diplomasi, Etkin Arabuluculuk” temasıyla 30 Haziran 2017 tarihinde gerçekleşecek. Dünyanın dört bir yanından uzmanlar, diplomatlar, uygulayıcılar ve akademisyenler, önde gelen bir çatışma önleme ve çözüm yöntemi olarak arabuluculuğun ilerletilmesinin yollarını ve araçlarını keşfedecekler.

Arabuluculuğun profili, Türkiye ve Finlandiya’nın Birleşmiş Milletlerde “Barış için Arabuluculuk” girişimine öncülük ettiği günden bu yana küresel planda yükselme kaydetmektedir. Sözkonusu girişimin bir sonucu olarak kurulan Arabuluculuk Dostlar Grubunun bugün, 48 ülke ve 5 uluslararası kuruluş olmak üzere toplam 53 üyesi bulunmaktadır. Bunun yanısıra, BM, bölgesel ve alt-bölgesel kuruluşlar ile sivil toplum bünyesinde de önleyici diplomasi ve arabuluculuk alanında uluslararası kapasite konusunda kaydadeğerilerleme kaydedilmiştir. Grup, arabuluculuğun ilerletilmesi hususunda BM’de önde gelen platform haline gelmiş; arabuluculuğun normatif ve kavramsal çerçevesinin geliştirilmesine zemin hazırlayan dört BM Genel Kurul Kararının kabul edilmesine önayak olmuştur. Grup, aynı zamanda, dünya genelinde akademisyenlerden uygulayıcılara kadar arabuluculuk alanında faaliyet gösteren herkes için temel bir belge niteliği taşıyan 2012 tarihli “Birleşmiş Milletler Etkin Arabuluculuk Rehberi”nin hazırlanmasına da önemli katkı sağlamıştır.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM’nin arabuluculuk destek kapasitesini daha fazla geliştirme konusundaki istekliliğini ifade etmiştir. Genel Sekreterin bu çabaları takdire şayandır. Biz de Türkiye olarak, bütün BM üyelerine, günümüz çatışmalarını engellemek ve çözmek amacıyla BM Genel Sekreteri Guterres’in kapsamlıvizyonunu ve çabalarını destekleme çağrısında bulunmaktayız. Türkiye ise üzerine düşeni layıkıyla yerine getirmektedir. Nitekim Türkiye, akut ve donmuş ihtilafların varlığını sürdürdüğü geniş bölgenin yanıbaşında konumlanmış bir ülkedir. Bu nedenledir ki çatışmaların önlenmesi ve barışçıl çözümü anlayışı, Türkiye’nin girişimci ve insani dış politikasının temel özellikleri arasında yer almaktadır. Türkiye, Afrika’dan Orta Doğu’ya, buradan Balkanlar’a ve Kafkaslar’a kadar geniş bir coğrafyada çok çeşitli arabuluculuk çabaları üstlenmiştir;barışın teminini insani mukabele-kalkınma bağlamında ele alan yaklaşımı benimsemiştir. Bu yıl da Türkiye, kişi başına yapılan insani yardım bakımından dünyada en cömert ülke konumunu muhafaza etmiştir.

Türkiye 2012 yılından itibaren İstanbul Arabuluculuk Konferanslarına ev sahipliği yapmaktadır. Bu mihenk taşı konferanslar, çatışma önleme ve arabuluculuk faaliyetleri alanında çok sayıda uygulayıcı ve akademisyeni bir araya getirmek üzerine tasarlanmaktadır. Konferansların amacı, teori ve uygulama arasında sinerjiyi teşvik etmek ve uluslararası toplumun arabuluculuk çabalarının kapsamını, erişimini ve etkinliğini arttırmaya yardımcı olmaktır. Bu vesileyle, dünya genelinde her gün çeşitli çatışmalarda aktif rol almakta olan arabulucuların çabaları karşısında şükranlarımı ifade etmek isterim.

Bu yıl, Konferans, arabuluculuk metodolojisi ve uygulamasının günümüz ihtiyaçlarını temel almakta nasıl daha etkin şekilde hareket edilebileceğini araştırmayı hedeflemektedir. Bu bağlamda, özellikle iki soru irdelenecektir. Bunlardan birincisi, çatışma döngüsünün bütün aşamalarında, diğer bir deyişle önlemeden çözüme ve buradan uzlaşı sonrası barış anlaşmasının uygulanmasına kadar geçen bütün süreçte arabuluculuğun potansiyelinin fiiliyata dökülmesi yollarının neler olduğudur. Yanıt arayacağımız ikinci kilit soru, siyasi, etnik ve dini ön yargıların yol açtığı husumet ortamlarında, arabuluculuğun önleyici bir araç olarak daha fazla kullanımı için ne tür modellerin devreye sokulabileceği olacaktır.

Bu sorulardan ikincisi, maalesef çeşitli siyasi, sosyal ve dini temelli düşmanlıklardan kaynaklanan aşırı eğilim türlerine tanıklık ettiğimiz günümüzde üzerinde durulmayı gerektiren bir alan haline gelmiştir. Avrupa’da Müslümanlara ve göçmenlere karşı gerçekleşen saldırılardaki artış bu durumun tipik örneğidir. Bu bağlamda “önleme” kilit bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Öte yandan bu türden ihtilafların önlenmesi ancak, toplumların birbirlerinin farklılıklarının bilincine varmaları, bu farklılıklara saygı duymayı kabul etmelerive gerçek bir diyalog ve etkileşimde bulunma yolunu seçmeleri ile mümkün olabilir. Bu bağlamda, belli bir çatışma durumu ile ilgili kültürel davranış kuralları konusunda iyi donanımlı arabulucuların kayda değer başarıya ulaşabileceklerine inanıyorum. Bunun içinse, gençlerin arabuluculuk eğitimine daha fazla eğilinmesi, kadınların arabulucu olarak faaliyetlerinin teşvik edilmesi ve bu grupların doğru araçlarla donatılması karşımıza çıkan çözümler olabilecektir.

Barışıhakim küresel gerçeklik haline getirme yolundaki sınamalarımızın devasa olduğu muhakkaktır. Ancak, bu sınamanın barındırdığı fırsatları görebilmek de bizlerin sorumlulukları arasındadır.Bu itibarla uluslararası toplumun, arabuluculuk dâhil olmak üzere çatışmaların barışçıl çözümü alanında kapasite artırımı yönündeki istek ve iradesi bir öncelik haline gelmelidir.

Bu düşüncelerle, Dördüncü İstanbul Arabuluculuk Konferansı katılımcılarına “Türkiye’ye hoşgeldiniz” derken, uluslararası toplumu arabuluculuk konusunda eyleme geçmeye davet ediyorum.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Rastgele Konular
Hadise iki şarkılık “Aşka Kapandım” single çalışmasını Pasaj Müzik etiketiyle yayınladı. Yeni çıkan albümde “Olsun” ve “Sen Hiç Yorulma” adlı iki şarkı bulunuyor. “Olsun” adlı slow şarkısına çıkış klibi çekilmiş. Bu duygusal şarkının sözleri Yıldız Tilbe ve Devrim Karaoğluna ait. Karaoğlu şarkının müzik ve düzenlemesinide üstlenmiş. Sade olan klibin senaryosu...
Belçika’da göçmenleri taşıyan minibüsle polis arasındaki kovalamaca sırasında ateş ederek 2,5 yaşındaki Iraklı çocuğu öldürmekten yargılanan polis memuru, taksirle öldürmek suçundan 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mons kentinde görülen davada 2018’deki olayda “Mawda Shawri” isimli çocuğun ailesiyle bulunduğu minibüs ile polis arasındaki kovalamacada araca...
Belçika Başbakanı Alexander De Croo, Suriye’ye giderek terör örgütü DEAŞ’a katılan ve hala bu ülkede bulunan Belçikalı kadınlarla çocuklarının geri getirileceğini açıkladı. De Croo,  parlamentoda yaptığı konuşmada, Suriye’nin kuzeyinde DEAŞ kontrolünde bulunan El Hol kampındaki durumun giderek kötüleştiğini, burada bulunan Belçika vatandaşı...
Pazartesi Belçika’da düzenlenen ulusal çaptaki genel grev, neredeyse hayatı felç etti. Tüm gün süren grevde tüm toplu ulaşım araçları hizmet dışı kalırken, önemli iş merkezleri ile devlete bağlı kurumların birçoğunda hizmet aksadı. Alışveriş mağazaları ve çok sayıda iş yeri kepenk...
Rahmân ve Rahîm olan Yüce ALLAH’ın Celle Celâlühü adıyla… Hamd âlemlerin Rabbi ALLAH (c.c.) içindir. Salât ve Selâm Peygamber efendimiz Hazret-i Muhammed Mustafa (s.a.v)’in âli’nin ve ashâbinin üzerine olsun inşaallah. Âmin. Hazreti Allah (c.c.) Kur’an-ı Keriminde şöyle buyuruyor: “Kendisine âyetlerimizden...
Geçtiğimiz Şubat ayında hayatını talihsiz bir şekilde yaşanan trafik kazasında kaybeden İbrahim Altıntaş’ın ismi Afyonkarahisar’a bağlı Emirdağ ilçesinde yaşatılacak. Aslen Emirdağlı olan ancak Belçika’da doğup büyüyen ve koyu bir Galatasaray taraftarı olan İbrahim Altıntaş, taraftar grubu Ultraslan tarafından unutulmadı. Ultraslan’ın...
Michel Preud’homme, Belçika Futbol Federasyonu’nun 125. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen ankette taraftarlar tarafından tarihin en iyi Belçikalı kalecisi seçildi. Milli takım kalesini 58 kez savunan ve 1990 ile 1994 dünya kupalarına katılan Preud’homme, Amerika Dünya Kupası’nda (1994 Dünya Kupası) en iyi...
Belçika’da 18 yaş üzerindeki kişilerin yüzde 2’sine yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirilen aşı yapıldı. Avrupa’da Kovid-19 salgınından en fazla etkilenen ülkelerden 11,4 milyon nüfuslu Belçika’da aşılamaların başladığı yıl başından beri 365 bin 355 kişiye aşı uygulandı. Ulusal Halk Sağlığı...
A Milli Futbol Takımı, Letonya ile yarın yapacağı 2022 FIFA Dünya Kupası Elemeleri G Grubu üçüncü maçıyla tarihinde 589. kez sahaya çıkacak. Türk Milli Takımı, 98 yıllık tarihinde 315’i resmi, 273’ü özel 588 maç oynayıp, biri hükmen olmak üzere 224 galibiyet, 140 beraberlik ve 224 yenilgi yaşadı. Ay-yıldızlı ekip, 252’si deplasmanda, 256’sı evinde, 80’i de tarafsız...
Bir ülkenin alfabesi ile oynar camilerini ahıra çevirip depo olarak kullanır, minaresinden ezanı kısar aslını tahrip eder, âlimlerini darağacında sallandırır, okullarında biremen mızıkacılarını okutursan, ecdadın kabir taşını okuyamayacak hale gelir neslin, avlu duvarında hellik eder cihahanda hüküm süren atanın kabrini....
Arşiv
Bizi Facebook’tan takip edin
Sizden Gelen Yorumlar
Etiketler