“Ey Nazlı Hilal” / Ahmet Urfalı

“Ey Nazlı Hilal” / Ahmet Urfalı
  • 11.03.2017
  • 1.580 kez okundu

Türk kozmogenisinde güneş,hilal ve yıldızın önemli bir yeri vardır. Bu yüzden güneş,hilal ve yıldız, proto-Türklerden başlayarak Göktürk, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde Türk sembolleri arasında  kullanılmıştır. Kaya resimlerinde ve Göktürk paralarında bu üç timsali görmek mümkündür. Oğuz Kağan destanında geçen;

“Daha deniz daha müren

Güneş bayrak gök kurıkan” söyleyişi bunun kanıtıdır. Oğuz Kağan burada, “Daha deniz, daha ırmak. Güneş bayrağımız,gökyüzü çadırımız olsun.” demiştir.

Eskiler, düzensizlik ve başıbozukluk karşısında; “Baş yok, batrak yok.” diyerek liderin ve birlik beraberliğin simgesi olan bayrağın gerekliliğini vurgulamışlardır. Batrak, bayrak kelimesinin ilk şeklidir.

Şurası muhakkaktır ki, hilal ve yıldız hem İslam öncesi hem de İslami dönemlerde Türk milletinin temel simgesi olmuştur. Günümüzde pek çok Müslüman ülkenin bayrağında veya armalarında hilâl sembolü kullanılmaktadır. Hilâl edebiyatta sevgilinin kaşlarını sembolize etmek için de kullanılır.

Hilal motifinin bir sembol olarak VII. yüzyıldan itibaren İslâm dünyasında kullanıldığı görülmektedir Sultan Alpaslan 1064’te Ani’yi fethedince camiye çevrilen katedralin kubbesindeki büyük haç indirilip yerine Ahlat’tan getirtilen büyük bir hilal konulmuştur.
Salahaddin Eyyubi, Kudüs’ü haçlıların elinden geri aldığı zaman Kubbe-tu’s-sahra üzerine yerleştirilmiş bulunan haçı indirip yerine hilal şeklinde bir alem koydurtmuştur. Eski kültürlerde yer almış bulunan hilal, Türkler nezdinde İslâmi bir simge olarak kabul edilmiş, minarelerin alemine takılmıştır. Hilal, daha çok Türklerin etkisinde olan ülkelerin bayrağında mevcuttur.

Hz. Peygamber’e vahiy güneşinden akseden ilahî mesaj ışıklarını insanlık camiasına yansıtan bir ay mesabesindedir. Hakikatin güneşine aşık olan İslam aleminin ay sembolüne karşı gösterdiği ilgi dikkate değerdir.
İstiklal marşımızın birinci dörtlüğünde konu edilen  “al sancak”tır. Al sancak, Türk milletinin sembolüdür. Burada şair fikrini anlatırken onun uyandırdığı hayâl ve çağrışımlardan da faydalanmıştır. Türk bayrağının al rengi şairde bir alev izlenimi uyandırmıştır. Bu alev “sönmez”. Zira onun çıktığı kaynak her Türk ailesinin evinde yanan ocaktır. Yurdun üstünde tüten en son ocak kaldıkça, bu bayrağın alevi bu şafaklarda dalgalanacaktır.Şair, bu benzetme ile “bayrak” ile “millet” arasındaki bağlantıyı sanatkârane bir şekilde ifade etmiştir.
Türk bayrağında ikinci sembol yıldızdır. İkinci beyitte şair, bu yıldız ile gökteki yıldızı birleştirir. Gökteki yıldıza kimsenin eli dokunamayacağı gibi, “Türk milletinin yıldızı” olan al bayrağın yıldızına da kimse el süremez. Yıldız kelimesi, aynı zamanda kader, talih manalarına da gelir. Akif’in bu hayallerle belirtmek istediği Türk Milleti’nin ölmezliği fikridir.

Takip eden dörtlükte Türk bayrağının üçüncü sembolü olan “hilâl”den hareket edilmiştir. Hilâl kelimesi, eski Türk edebiyatında sevgiliye benzetilir. Türk bayrağındaki hilal, tehlikeler içinde bulunduğu ve kendisini sevenlerden fedakârlık beklediği için, kaşlarını çatmıştır. Eski Türk Edebiyatı’nda sevgilinin karşı umumiyetle aya benzetilir. Şair burada, vatanın timsali olan sevgiliye hilalin gülmesi için yalvarır. Bu millet onun uğruna on binlerce şehit vermiştir. Cumhurbaşkanlığı arması altın sarısı renkteki 16 ışınlı güneş ve güneşin çevresindeki 16 yıldızdan oluşmaktadır.  16 yıldızdan dokuzunun eski Türklerin sancaklarında kullandığı 9 tuğu, 7 yıldızın ise Anadolu Türklerinin sancaklarında kullandıkları 7 tuğu temsil ettiğidir.Resmî kaynaklar 16 yıldız için tarihteki 16 büyük Türk imparatorluğunu, ortadaki güneş için ise Türkiye Cumhuriyeti’ni simgelediğini belirtmektedir.

Mitolojik  olarak  da güneş ve yıldızlar Eski Türklerde önemli bir yer tutmaktaydı. Güneş, Hunlar ve Göktürkler döneminde hükümdarlık rumuzu olarak görülmekteydi.

Askeri birlikler sancak devir teslim töreninde şu andı içerler:

“Alayımız sancağının mukaddes nöbet sırası sende.
Rengi, mübarek ecdat kanının rengidir.
Kumaşı, şehit tenidir.
Parıltısı, zaferlerin ışığıdır.
Ayyıldızı, hürriyet ve istiklâldir.
Yazısı, kahramanlık ve fazilettir.
Gönderi, millî iradedir.
Hamâili, şeref ve mesuliyettir.
Bütün bunlar, Türk milletinden sana emanettir.
Bu büyük emaneti, sana teslim ediyorum. Demir bileğinle onu sımsıkı kavra, kanının son damlasına kadar daima yükseklerde tut. Onu senden sonra sağ kalana teslim etmedikçe son nefesini vermeyeceksin. Bu sancak nesiller boyunca ve ebediyen elden ele verilerek, daima göklerde dalgalanacaktır. Sancak nöbetçiliği, nöbet hizmetlerinin en şereflisi, en kutsalıdır. Bu şanlı sancağı teslim aldığım gibi lekesiz, tertemiz; sana teslim ettiğimin işareti olarak öpüyor ve teslim ediyorum. Nöbetin kutlu ve uğurlu olsun!” diyerek devreder.
Teslim alan komutan da sancağı şan ve şerefle koruyacağına yemin ederek, öpüp teslim alır.

Son zamanlarda bazı kutsal değerlerimize karşı kayıtsızlık ve  hatta daha ileri derecede saygısızlık yapıldığını görmek bizleri üzüntülere sürüklüyor.Kendi vatanımızda,kendi devletimizde  bu değerlere yapılan saldırıların daha nerelere kadar gideceğini de az çok kestirebiliyoruz.Çok şükür ki,Türkiye Cumhuriyeti lafzının kısaltılmışı olan TC simgesine yapılan kasıtlı hücum duyarlı insanlarımızın gayreti ile şimdilik atlatıldı.Ama daha hazin olan hadiseler bu tür yaklaşımların  bir süre  daha kampanyalar halinde sürdürüleceği kanaatini uyandırmaktadır.Türk bayrağı yerine Türkiye bayrağı sözünün tekrarlanmasındaki zihinlerde yeni bir depremin meydana getirileceğini haber vermektedir.Aklını ve yüreğini dış güçlere bağlamış olan bazı  mankurtlar,bayrağımızın rengini kastederek ecdadımızın kandan beslendiği yalanını ileri sürmektedir.Halbuki  bayrağımız rengini şehitlerimizin kanından almıştır.O renkte yabancı  bir kan damlası dahi yoktur.Bayrağımızdaki al,vatanımıza saldıran,bağımsızlık ve özgürlüğümüzü elimizden almak isteyen düşmana karşı verilen savaşlarda dökülen Türk  kanıdır.Bu ayrımı  mandacı ve muhipçi kafalar anlamaktan uzaktır.

Al bayrakta atasının kanı olanlar Türk bayrağının değerini bilirler.Bizim bayrağımız türlü anlamları taşıyan renkli bir kumaş parçası asla değildir.Türk bayrağı,hilali ve yıldızı ile göklerdedir.Onu semadan indirecek bir güçte bulunmamaktadır.

Sömürgeci devletler, Büyük Ortadoğu Projesi  adı altında  yeni bir Haçlı ruhu ile İslam dünyasını  şekillendirmek için kutsallarımızla oynayarak Türk milletinin mukavemet gücünü kırmanın gayreti içindeler.Şimdi bunu bilmenin,anlamanın zamanıdır.Baskı ve yıldırma ne kadar zorlu olsa da biz bu kötü niyetli insanlardan daha inançlı ve daha ümitli olduğumuz sürece  zaferin yıldızı temiz alınlarımızda parlayacaktır.

Zaman içerisinde Türk milletinin ümitsizliğe düştüğüne,karamsarlık gösterdiğine,yılgınlık belirtileri sergilediğine  tanık olmaktayız. Halbuki en  belirgin özelliklerimizden birinin  zorlukları aşmayı  bilmek olduğunu,tarihin bize  bu konuda yüzlerce örnek gösterdiğini deneyerek öğrenmiş bulunduğumuzdur.Türk,her zorluğu aşmayı bilendir.

İstiklal Marşımız KORKMA diye başlar.Bu sözle başlayan marşımız esinlenmesiniYüce Peygamberimizin Hicret sırasında sığındıkları mağarada Hz.Ebubekir’e söylediği ‘’KORKMA’’ deyişinden almıştır.

İnancımızdan, töremizden aldığımız güçle korkmadan, yılmadan, yiğit sesimizle KORKMA  diye haykırarak geleceğe güvenle yürümeliyiz.
“Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.”

İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy’u, İstiklalimizi sağlayan Atatürk’ü bu vesileyle bir kez daha şükran ve rahmetle anıyoruz.

Ahmet Urfalı

Etiketler: / / / / / /

Eski Kral, evlilik dışı bir çocuğu olduğunu kabul etti
Belçika gündemini yıllardır meşgul eden davanın ve DNA testinin ardından, eski Belçika Kralı İkinci Albert, Delphine Boel adlı sanatçının kızı olduğunu...
Naci Ünüvar Ajax tarihine geçti
Hollanda Kupası son 16 turunda Ajax, sahasında Spakenburg’u misafir etti. Ev sahibi takım 7-0’lık skorla galip gelirken, 16 yaşındaki Naci...
Belçika, gelmeyen DEAŞ’lıların çocukları için ceza ödeyecek
Belçika’da bir mahkemenin vatandaş olan 4 DEAŞ’lının çocuklarının ülkeye getirilmelerine ilişkin tanıdığı süre dolarken, Brüksel hükümetinin öngörülen cezayı ödemeye başlaması gerekiyor....
Afyon Vali Yardımcısı Belçika’da hemşerileriyle buluştu
Bir takım ziyaretler gerçekleştirmek üzere Belçika’da bulunan Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve Şuhut ilçesi Kaymakamı Nurullah Kaya, burada gittiği yerlerde hemşerileriyle...
“Elazığ Depremi”
Bir gürültü koptu yerin altından,Fırsat bulup kaçamadık Yarabbi,Vazgeçtik paradan puldan altından,Bir yudum su içemedik Yarabbi.** Her şey saniyelerde oldu bitti,Yollar,...
Brüksel’de Hacivat ve Karagöz oyunu beğenildi
Belçika’nın başkenti Brüksel’de Hacivat ve Karagöz gölge oyunu ve tiyatrosu sahnelendi. Türkiye’nin Brüksel Başkonsolosluğu ve Brüksel Eğitim Müşavirliği öğretmenlerinin desteğiyle...
AB’den Elazığ’daki deprem için “dayanışma” mesajları geldi
Avrupa Birliği (AB) yetkilileri, Elazığ’ın Sivrice ilçesinde meydana gelen deprem nedeniyle dayanışma mesajları yayımladı. Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik...
Belçika’dan Kasımpaşa’ya bir transfer daha
Belçika’nın Genk takımından Dieumerci Ndongala’yı sezon sonuna kadar kiralık olarak kadrosuna katan Kasımpaşa, Belçika’dan bir transfer daha gerçekleştirdi. Süper Lig...
Özkara istifasını göbek atarak kutladı
22 Ocak Çarşamba günü gerçekleşen Schaerbeek belediye meclisi toplantısına katılan Brüksel Bölge Milletvekili ve Schaerbeek Belediye Meclis Üyesi Emin Özkara,...
“Cenazeye düğüne yavrulanızla gidin”
Zamandan şikayetci oluyoruz. Önümüze gelen yemekten, hasta olsak hastalıktan, eş eşten, bacıdan kardeşten, dosttan düşmandan, evlattan, soğuktan sıcaktan, hatta anadan...
BTSTK: “Belçika Türk toplumunun büyük hayal kırıklığı”
Kısa adı BTSTK olan Belçika Türk Sivil Toplum Koordinasyonu, Federal Milletvekili ve Saint-Josse Belediye Başkanı Emir Kır’ın ihracından sonra bir...
Demiral: “3 yıla kalmaz hedefimize ulaşırız”
FC Schaerbeek kulübünü yeniden canlandıran Mahir Demiral, amatör ikinci kümeye düşüp tekrar yükseldikten sonra hedeflerinin ligde kalıcı bir takım oluşturmak...
Belçika sokaklarındaki askerler çekiliyor
Belçika’nın başkenti Brüksel’de gerçekleşen terör saldırılarının ardından sokaklarda askerlerin devriye gezmesini sağlayan programın sonlandırılacağı bildirildi.  Belçika Kara Kuvvetleri Komutanı Marc Compernol,...
Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun, Büyükelçi Özdemir’i kabul etti
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, Türkiye’nin yeni Cezayir Büyükelçisi Mahinur Özdemir Göktaş’ı kabul etti. Cezayir devlet televizyonunun haberine göre Tebbun, başkentteki...
“Ne cin kaldı ne de peri”
Günlerden bir gün Abdullah müftüoğlu (gerçek adıyla Şevki Yılmaz) Brüksel’deki Milli Görüş merkezini arıyor;– Alo! ben Abdullah Müftüoğlu.– Buyurun Hocam.–...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ