Site Rengi

YeniVatan Belçika

Bu zamanda diploma iş bulmuyor

Bu zamanda diploma iş bulmuyor

Henüz takvimler Eylül 2004’ü gösteriyor. Yüksek okulu bitirmenin gururunu yaşayor, yavaş yavaş iş aramaya koyuluyorum. Evli ve bir kız babası olarak bir yandan eğitimimi tamamlamak, diğer yandan ise eve ekmek getirme derdiyle tatil günlerinde öğrenci olarak çalışmak çok ağır gelmişti bana. Kanatlarımın altında taşıdığım iki canı garip etmeden eğitimi tamamlamak aslında çılgınca bir şeydi. Bu zor dönemin sona ermesine çok sevinmiştim. Ancak bu dönemin sonra ermesiyle dertlerin bittiğini düşünen ben, asıl dertlerin o diplomayı aldıktan sonraki dönemde başlayacağını o günlerde anlayamamıştım.

Diplomayı elde ettikten sonra “Oh be, ben artık diploma sahibiyim” edasıyla sokaklarda kollarımı kasa kasa yürürken, ilk başta işin ayağıma kadar geleceğini düşünüyordum. Neyse ki, iş bulmak üzere diplomamın kapıyı açtığı iş yerlerine iş başvurusunda bulunmak gerektiğinin farkındaydım. Bunun için birer özgeçmiş ve birer motivasyon mektubu hazırlamam gerekiyordu.

Günün birinde işe koyuldum. Listelediğim şirketlere hazırladığım zarfları postaneye vermeye başladım. Kendime göre bir hedef belirledim. Günde en az beş tane iş başvurusu olacaktı. Her başvuruyu hazırlarken heyecana kapılır “Acaba bu şirkette mi çalışırım?” diye kendi kendime sormadan edemezdim. Her gün bir iş görüşmesi olacakmış gibi her sabah erkenden kalkıp traşımı tamamlayıp, filinta gibi giyiniyorum. Fakat heyecanlı bekleyiş uzamaya başladı. Ne arayan var, ne soran. Yaptığım başvurular için gelen cevaplarda ya elemana ihtiyaçları olmadığı ya da gerektiğinde beni çağıracakları yazıyordu.

Günler günleri, haftalar haftaları, aylar ayları takip etti. Hala bir gelişme yok. Kendi kendime eğitimi tamamlamanın hata olup olmadığını sorarken, günün birinde geç kalktığımı gören babamın gözlerimin içine baka baka, “Oğlum, bunun için mi okudun” demesi moralimi yerle bir etmişti.

Kendi yaşıtlarımın 18 yaşında itibaren temizlik veya inşaat gibi işlerde işe başlamaları sayesinde genç yaşta ev ve araba sahibi olduklarını görmek, bana her ne kadar eğitimin bir zaman kaybı olduğunu düşündürse de, Belçika’da yetişen bir işçi çocuğu olarak temizlik veya inşaat işlerinde kariyer yapmayı göze almadığım için eğitime yöneldiğimin bilincindeydim.

Okulu bitirdikten yaklaşık dört veya beş ay sonra, eski sınıf arkadaşlarımın birçoğunu telefonla arayıp ne yaptıklarını sorduğumda ilginç bir tespit edinmiştim. Benimle birlikte aynı diplomaya sahip olan öz Belçikalılar, iş bulmuşlardı ancak benim gibi yabancı kökenli olanlar hala iş arıyordu. Üstelik Belçikalıların çalıştığı iş yerlerine yaptığım başvurularda hep olumsuz sonuçlar elde etmiştim. Bu konuda bir ayrımcılık olabilir miydi? Sözde yok ama özdesi belli değil.

Daha fazla vakit kaybetmemek üzere işsizlik kurumuna başvuruda bulunmaya karar verdim. Motivasyonum kaybolduğu için gece çok geç saatlerde yatağa gitmenin verdiği alışkanlık yüzünden bir sabah şişkin gözlerle işsizlik kurumunda çalışan bayan memurun karşısına geçip kendimi tanıttığımda, memur şaşırmış olmalı ki, şaşkın gözlerle, bana “Beyefendi, yüksek okul diplomasına sahip olmuşsunuz, burada ne işiniz var” diye sordu. Bende kendisine “Memur hanım, diploma iş bulmuyor. Yaptığım başvurulara göz atın” diyerek bütün yaptığım başvuruların yer aldığı dosyası önüne koydum. Memur yine şaşkındı ve beni iş aramaya yardımcı olan devlet destekli bir kuruma gönderdi.

Saint-Josse Belediye sınırları içerisinde yer alan ve dileyenlere bedava hizmet veren bu kurum, iş arayanlara sadece üç haftanın iş aramasını öğrettiği gibi aslında sosyal anlamda da çok şey kazandırıyor.

Üç haftalık eğitimin başladığı ilk günlerde, herkes sınıfın önüne gelip, geçmişte çalıştığı işlerle ilgili bir takım bilgiler vermesi gerekiyordu. Sıra bana geldiğinde öğrenci olarak çalıştığım bütün iş yerlerini sıraladım. Saydığım her iş yeri için torpille işe alındığımı anlattım. Ben konuyu ciddi ciddi anlatırken, grupla ilgilenen öğretmenlerden biri, sınıfta bulunanların her anlattığıma haykıra haykıra gülmelerine dayanamayarak, ciddi olmamı istedi. Bende kendisine “Ben zaten ciddiyim ama gerçek olan bu. Ya torpille iş bulunur veyahut yalakalıkla” deyince, sınıftaki gülüşmeler son buldu ve neşenin yerini bir an hüzün aldı. Benim gibi iş bulamadıkları için orada bulunanlar aslında o an iş dünyasının acımasız bir gerçeğini hatırlamışlardı. Çoğunluğu benim gibi yabancı kökenlilerden oluşan sınıf, yabancı kökenli olarak iş bulmanın kolay olmadığını ancak bir iş yerinde çalışan bir yakınının torpili sayesinde gerçekleştiğini iyi biliyordu ve gerçek manada bir iş bulabilmek için çok değerli bir diplomaya sahip olmak gerektiğinin de farkındaydı.

Orada geçirdiğim üç haftalık bir dönemin ardından, gerçekleşen bir takım olumsuz iş görüşmelerinden sonra zor zahmet bir iş yerinde hayal ettiğim gibi olmasa da, bir kontrata imza atmıştım. Fakat o imza da, işe başladığım ofiste ilk yabancı olmanın zorluklarını yaşatacaktı.

O günlerden bu günlere bir şekilde geldik. Ancak 2004 yılından bu yana Belçika’da, ekonomik anlamda neler yaşanmadı ki? 2007 yılında patlak veren ekonomik kriz, Opel, Ford gibi büyük fabrikaların yanı sıra irili ufaklı çok sayıda fabrikanın kapanması ve son olarak Caterpillar’ın kapıya kilit vurması Belçika ekonomisine ağır darbe indirdi.

Yabancı kökenli, 2004 yılında yüksek okul diplomasına sahip olduğu halde, zor zahmet iş buluyorsa, 2016 yılında iş arayan yabancı kökenliye ne demeli? 2004 yılında iş bulmada zorluk çıkaran diploma, 2016 yılında daha da zorlar gibi görünüyor.

Sahi, bu arada iş arayan diplomasız yabancının kökenlinin durumu mu? Allah yardımcısı olsun.

Not: 2004 yılında, bir yakınımın tavsiyesiyle ayağına kadar gittiğim ve kendisine CV’mi verdikten sonra “Sana mutlaka döneceğim” diyen ve herkesin yakinen tanıdığı siyasetçiden hala haber beklemiyoum değil. Bir umut var. Hala bana dönecek…

Cafer Yıldırımer

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 4 YORUM
  1. Menekse dedi ki:

    Uzulerek ifade ediyorum ki bu yazinizi hic begenmedim,ne yapmali simdi babanizin soylemlerini destekliyor diye okumasin mi kimse o zaman yabanci kokenlilerde ulkelerine donsun… Acaba farkli bir mesaj varda ben mi anlamadim

    1. admin dedi ki:

      Merhaba Menekşe Hanım, yazıyı tekrar okumanızı tavsiye ederim. Bu yazıda kimse okumasın gibisinden mesaj yok. Ancak bizzat yaşadıklarımla yabancı kökenlilerin çektikleri zorluklara dikkat çekmek istedim…

      1. Menekse dedi ki:

        Sozlerime hic begenmedim diye baslamakla size haksizlik ettigimi dusundum ayrica yasadiklarinizi hissettiklerinizi okurlariniza boylesine yalin ve samimiyetle aktardiginiz icin sizi tebrik ediyorum ayni zamanda elestriye acik yonunuzude… Saygilarimla

        1. admin dedi ki:

          Teşekkür eder, yazımı ve yorumunuza verdiğim cevabı anlayışla karşılamanıza sevindiğimi bildirmek isterim…

BİR YORUM YAZ
Rastgele Konular
Hayırdır ağalar nasıra mı bastınız,Yoksa nasırınıza mı basıldı,Nedir bu karar sesiniz mi kısıdı,Sıvayın kolları kurun bir parti. Yaşadığınız ülkeye duyun saygı,Yarın için etmeyin kayğı,Ayırmadan sağcı solsu,Sıvayın kolları kurun bir parti. Abdil Göktekin
Avrupa Birliği Polis Teşkilatı (Europol), Avrupa’da sahte ilaç üretip piyasaya süren 12 organize suç örgütüne mensup 165 kişinin yakalandığını duyurdu. Europol’den yapılan açıklamada, Fransa ve Finlandiya güvenlik birimlerinin öncülüğünde gerçekleşen operasyon neticesinde Belçika, güney Kıbrıs Rum kesimi, Finlandiya, Fransa, Yunanistan, Macaristan,...
Zamandan şikayetci oluyoruz. Önümüze gelen yemekten, hasta olsak hastalıktan, eş eşten, bacıdan kardeşten, dosttan düşmandan, evlattan, soğuktan sıcaktan, hatta anadan babadan, haşa Yaratan’dan dahi şikayetci olanlar duyarız. Allah.c.c iyilerle karşılaştırsın iyiliklerde daim kılsın. Hiç kendimizi eleştirip kendimizden şikayetci olmayız. Her...
Belçika’da, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında vaka sayısı son 24 saatte 368 artarak 53 bin 449’a ulaştı. Belçika Kriz Merkezinden yapılan açıklamada, ülkede son 24 saatte 60 kişinin hastaneye kaldırıldığı, 55 kişinin taburcu edildiği bildirildi. Kovid-19 görülen kişi sayısının 368...
Türk Hava Yolları ile Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, geçen yıl tarihinin en yüksek gelirine ulaşarak rekor kırdığını açıkladı. SunExpress’in 30’uncu yılı ve tarihinin en büyük cirosunu gerçekleştirmesi dolayısıyla İstanbul Havalimanı’nda basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda verilen bilgiye göre, SunExpress, 2019’da bir önceki yıla göre...
Belçika’nın Genk şehrinde, kısmi tecrit döneminde zor günler geçiren sağlık sektörü, güvenlik sektörü ve gıda sektörü çalışanları unutulmadı. BİF Genk teşkilatı gönüllüleri, vebadan etkilenen insanları kurtarmak üzere canla başla görev yapan sağlık çalışanları ile güvenlik sektörünün yanı sıra, insanların gıda...
Ak Parti Brüksel Temsilciliği, Ramazan ayı vesilesiyle Belçika’da Türkçe yayın yapan medya organlarına bir bildiri gönderdi. Söz konusu kurumun başkanlığını yürüten Ruhi Açıkgöz adına gönderilen bildiride, önemli mesajlar yer aldı. Ak Parti Brüksel Temsilciliği tarafından gönderilen bildirinin tam metni: Ramazan,...
Almanya’dan İngiltere’ye, Amerika’dan Kanada’ya, Hindistan’dan Uruguay’a, İspanya’dan Arjantin’e 23 ünlü sanatçı, çektikleri videolarla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı.  Amerika’dan Pink Martini’nin solistleri China Forbes ve Storm Large ile LP, Kanada’dan IMA, İspanya’dan Los Vivancos, Luz Casal, Cecilia Krull,...
Evvelki yazılılarımda değindim gibi akıl insanın en değerli varlığıdır ve bu değerli şeyin en büyük düşmanıda İblistir. İblisin insan aklını devredışı bırkamakta en etkili olduğu araç sarhoşluk veren maddelerden birisidir. Bu ister alkol ister katı uyuşturucu olsun aynı sonucu doğurur....
Belçika’nın en köklü siyasi partisi olan Mouvement Reformateur (MR), yeni genel başkanı ile ilk kongresini gerçekleştirdi. Kongrede yeni genel başkan George-Louis Bouchez MR’in başarılı siyasetçisi Mustafa Ulusoy ile birlik mesajı verdi. Kıta Avrupası’nın en eski ve köklü siyasi partisi olan...
Arşiv
Bizi Facebook’tan takip edin
Sizden Gelen Yorumlar
Etiketler