YeniVatan Belçika

Belçika Türk edebiyatında bir halk ozanı: Fakı Edeer

Belçika Türk edebiyatında bir halk ozanı: Fakı Edeer

Türkmen toplulukları, içlerin bir ozan çıktığı zaman büyük şölenler düzenleyip kültürlerinin  bu ozanlarca dillendirileceğinden dolayı büyük sevinçler yaşarlardı.

Türk dünyasının kültür varlığının önde gelen unsurlarından biri ozanlık geleneğidir. Bu gelenek Türk cumhuriyetleri ve topluluklarında ortak bir mirastır. Ortaklığın temeli; aynı dili, tarihi, kültürü paylaşan kavimlerin aynı kökten beslenmelerine dayanmaktadır.

Atlı-göçebe kültürün temel teması olan kahramanlık, ozan-baksılar tarafından kuşaktan  kuşağa aktarılarak destan geleneği oluşmuştur. Efsaneyle tarihin kaynaştırıldığı destan kültürü, sözlü gelenekte oluşmuş, ozan-baksılarca taşınarak aktarılmıştır. Ozan; arzu ve ümitleri dile getirir, halkın yaşayışı ve tarihini yansıtır, sözlü kültürü yayar. Halk şairlerinin devlet yönetimi ve özellikle halk üzerindeki etkileri büyüktür.

Türk dünyasında kazandığı anlam ve fonksiyon itibarıyla halk ozanlığı, belli bir milletin düşünce ve ruh dünyasının söz veya ezgi ile sanata dönüşmesi ve bunun ifade ve icra edilmesidir. Geleneğin yapısını Dede Korkut Destanı’ndan çıkarmak mümkündür.

Ozanlık geleneği, işlevsel olarak dünya edebiyatında yalnızca Türklere has bir olgudur. Bu bakımdan bütün Türk dünyasında  bilinmeyen zamanlardan günümüze kadar yapı ve özelliğini devam ettirerek yaşamaktadır.

Karacaoğlan, soy itibarıyla Türkmen olduğunu şiirlerinde övünerek belirtir. Hatta Türkmen alt tasniflerine de girerek Varsak oymağından olduğunu söyler. Karacaoğlan, bu söylemini bir gururlanma biçiminde ifade eder.

“Kozan dağından neslimiz

Arı Türkmen’dir aslımız

Varsak’tır durak yerimiz

Gurbette yâr eğler bizi.”

Dadaloğlu da soyunu  ileri sürmekten çekinmez. Dadaloğlu, savaş, kavga ve iddia vardır.

“Kalktı göç eyledi, Avşar elleri

Ağır ağır giden eller, bizimdir.

Arap atlar yakın eder ırağı

Yüce dağdan aşan yollar bizimdir.”

Karacaoğlan 17.yüzyılda yaşamış bir ozan olarak , ‘’Hazır ol vaktine Nemçe kıralı’’ diyecek kadar devletin yanında yer alır. Dadaloğlu 19.yüzyılda yaşamış, devletle arasına husumet koyan bir ozanımızdır.

“Hakkımızda devlet vermiş fermanı

Ferman padişahın dağlar bizimdir” diyerek bu husumeti daha ileri noktalara götürür. Karacaoğlan ve Dadaloğlu ‘nun soyu Türkmen olmasına rağmen devlete karşı ayrı davranış sergileyecek bir konumdadır. Anadolu’da Türkmen topluluklarının  tarihi seyir içinde devletle değişik amaçlar için çatışmaları olmuştur. Bunun yanı sıra devletin dayandığı temel unsur, “millet-i asli” denilen Türkmenler olmuştur.

Buradan sözü Türkmen yurdu Emirdağ’dan yetişmiş, hayatına Belçika’da devam eden Ozan Fakı Edeer’e getirmek istiyorum.

“Bize Türkmen derle Oğuz’dur soyum

Muscalı oymağım Bozulus boyum

Rakka uğrağımdır Emirdağ köyüm

Türkmen derler bize Oğuz dilinde”

Tıpkı diğer  aşiret ozanlarında gördüğümüz gibi Fakı Edeer’de de yüksek bir Türkmenlik şuuru bulunmaktadır. Bu durum, onun çocukluk ve gençlik dönemlerini yaşadığı Emirdağ kültüründen kaynaklanmaktadır. Zira Emirdağ halkının güzel söze ve şiirli anlatıma büyük bir yatkınlığı bulunmaktadır. Emirdağ’da hâlâ ağıtlar yakılmakta, türküler söylenmektedir. 50-60 yıl önce bu sözlü edebiyat verimleri daha canlı bir şekilde yaşamaktaydı. İşte Ozan Fakı Edeer bu zengin gelenekten alabildiğine beslenmiş ve  bu kültürden aldıklarını  yedi eserinde işleyerek vermiştir.

Ozan Fakı Edeer’in baba evi Emirdağ deresinin kenarındadır. Çay deresi , Mart sonundan başlayarak  dört ay boyunca akar. Islah edilmeden önce taşkınlar olurdu. Bir gün yine taşkın oldu.  Halk , cana ve mala  zararı olmaması için tedbirler almaya başladı. Bu arada  sele bakan Ozan Fakı Edeer’in ayaklarının ucunda bir girdap oluştu. Oluşan girdapta bir kitap dönüp duruyordu. Ozanımız zorlukla bu kitabı aldı, kuruttu, okunur hâle getirdi. Evet  bu kitap,  ‘’Türk Halk Şiiri Antolojisi’’ ydi.  Edeer , 11 yaşlarındaydı, öksüz kalmıştı, gönlü dolup taşmaktaydı.  O, şiire sığındı,  antolojideki şiirlerin hepsini ezberledi, kendine göre besteledi. Bu arada bağlamayla tanıştı. Bağlama çalmayı kendi kendine öğrendi. Kendi şiirlerini çalıp söyledi. Rüyalar gördü, büyük ozanlarla tanıştı. Hep arayış içinde oldu.

Birçok memleketlisi gibi yolu gurbete çıktı, Belçika’ya gitti. Ozanların  çektiği çileleri yaşıyordu adeta. Gurbeti tanıdı, sıla hasretiyle yanıp tutuştu. Gurbetçi hemşehrilerinin kültür elçisi olarak ağıtlar yaktı, türküler söyledi. Gurbet-sıla dengesini kurarak vatana  bağlılık duygularını hep canlı tuttu. Bu görev, aslında sanki ilahi bir vazife gibiydi.

“Fakı’yım figanım gurbet ellerden

Ayrıyım yıllardır bizim köylerden

Laleden sümbülden gonca güllerden

Alnımda yazımın karası gurbet”

Ozan Fakı Edeer, her dizesinde buram buram vatan – millet temalarını işledi. Tıpkı, diğer Türkmen ozanları gibi soya bağlılığı erdem saydı. Bugün yurt içinde ve yurt dışında konser ve sohbetleri dolup taşmaktadır.

“Âşık Fakı’m Afyon Emirdağlıyım,

Türkmen’im Yörük’üm, Karabağlıyım,

Yarı kazalıyım yarı köylüyüm,

Vatan bizsiz biz vatansız olmuyor.”

Şimdi söz Ozan Fakı Edeer’de ; ‘’ Hayat beni çocukluğumu yaşatmadan büyüttü. Çocukluğum anamı kaybettiğim gün bitti. İhtiyarların aksakalı gazilerin savaş hatıralarıyla olgunlaştım. Keçe döşeli, ağaç tavanlı, yağlamlarınışığında  sohbetler dinledim.  Sevgiyi öğrendiğim ilk sevdiğimde ana sevgisi kadar olmasa da. Büyük hayaller kurmadım, olmayacağını bildiğim için.

Daima mütevazı düşündüm. Hayatı paylaşmayı çok sevdim, oldum olası, ekmeğimi suyumu neşemi acılarımı.

En derin yakınlarımda yalnız olamayacağımı anladım.

Sevdim insanları vücudumun bir zerresi olarak kabullendim âlemi.

Üzülerek seyrederim küreselleşen dünyanın sosyal adaletsizliğini.

Hep nefretle baktım geçmişteki ve günümüzdeki savaşlara, ağlatmışlardır beni. Savaşın mutlak mağlubu çocuklar.

Nefretle bakmışımdır emperyalist devletlerin istilalarına ve liderlerinin sevimsiz yüzlerine. Sanki dünya onlara kalacak, şu ölümlü âlemde mazlumlar için yalvarırım Tanrı’ya. Değiştiremeyeceğime göre dünyayı. Davayı korumayı sevmeyi öğrensek bari. Zira çok geç kaldık galiba?’’

Ozan Fakı Edeer, şimdi gurbette ulu bir çınar olarak, Türkmen kültürünü yaymakta, yaşatmakta, yeni nesillere ocaklarda öğretmektedir. Biz onda, toplumumuzun değerlerini, üzüntülerini, hayâllerini ve gerçeklerini yaşamaktayız.

Ahmet Urfalı

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Rastgele Konular
Belçika’da 2020 yılında önceki yılların ortalamasından yaklaşık 18 bin fazla ölüm kayıtlara geçti. Ulusal Halk Sağlığı Enstitüsünün (Sciensano) kayıtlarına göre, 2020’de Belçika’da 126 bin kişi hayatını kaybetti. Yıllık ortalamanın daha önce 108 bin civarında olması beklenirken, geçen yıl beklenenden 17 bin 966...
1912 Balkan Savaşları sırasında Türklerin sosyal, ekonomik, kültürel seviyelerini yükseltmek amacıyla İstanbul’da bir grup milliyetperver tarafından kurulan Türk Ocakları,  halen faaliyetlerini sürdüren bir sivil toplum teşkilatıdır. Türk Ocağı Afyon Şubesi ilk olarak 18 Mart 1914 Çarşamba günü açılmıştır. Cumhuriyetin ilk...
Belçika’nın en büyük Covid-19 aşılama merkezi Brüksel Expo fuar alanındaki salonda 17 Şubat Çarşamba günü açılıyor. Merkezde günde yaklaşık 3 bin 500 insan gelip aşı yaptırabilecek. İlk etapta 65 yaşın üzerindeki kişilerin aşı olmasına izin verileceği öğrenildi. Belçika’da yapılan aşılamalar...
Fransız lastik üreticisi Michelin, gelecek 3 yılda 127 bin kişilik iş gücünün 2 bin 300’ünü azaltacağını duyurdu. Michelin’den yapılan açıklamada, şirketin; üretim, kurumsal ve idari faaliyetlerde rekabet gücünü yüzde 5 artırmayı hedeflediği belirtildi. Açıklamada, işten çıkarmaların ve fabrika kapanışlarının planlanmadığı vurgulanarak, Fransa’da iş gücündeki 2 bin...
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ilaç şirketleri ile yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşı tedarikinde yaşanan sorunların ardından AstraZeneca’nın birinci çeyrekte 9 milyon doz ilave aşı sağlayacağını bildirdi. Von der Leyen, sosyal medya hesabından, AB aşı stratejisi kapsamında...
Almanya Birinci Futbol Ligi’nde (Bundesliga) Schalke 04, sahasında Hoffenheim’i 4-0 yenerek, ligde 30 maç aradan sonra galip geldi. Schalke 04, Bundesliga’nın 15. haftasında Veltnis Arena’da Hoffenheim’i konuk etti. Mavi-beyazlılar, karşılaşmanın ilk yarısını 42. dakikada Matthew Hoppe’nin attığı golle 1-0 önde tamamladı. İkinci yarıda...
Avrupa Birliği (AB), üye ülkelerde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayılarındaki artış ve daha hızlı yayılan türlerin ortaya çıkması nedeniyle zorunlu olmayan iç ve dış seyahatlerin zorlaştırılmasını tavsiye etti. AB Komisyonu, üye ülkelere, iç ve dış seyahatlerin koordinasyonuna yönelik kriterlerde...
Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, yolsuzlukla suçlandığı “telekulak” davasında, 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Paris Ceza Mahkemesi, Sarkozy ile aynı davada yargılanan avukatı Thierre Herzog ve Yargıç Gilbert Azibert’in de “yolsuzluk” suçundan ceza almasına karar verdi.  Mahkeme, Sarkozy, Herzog ve Azibert’e 1 yılı tecilli olmak üzere 3 yıl hapis...
Avrupa Merkez Bankası (ECB) aralık ayı para politikası toplantı tutanaklarında, avro kurundaki yükselişin enflasyon görünümü üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekildi. ECB Yönetim Konseyi’nin 9-10 Aralık’ta Frankfurt’ta gerçekleştirdiği para politikası toplantısının tutanakları yayımlandı. Konsey üyelerinin değerlendirmelerinin yer aldığı tutanaklarda, üyelerin...
Rahmân ve Rahîm olan Yüce Allah’ın (c.c.) adıyla… Hamd âlemlerin Rabbi ALLAH (c.c.) içindir. Salât ve Selâm Peygamber efendimiz Hazret-i Muhammed Mustafa (s.a.v)’in, âli’nin ve ashâbinin üzerine olsun inşaallah. Âmin. Hazret-i Allah Celle Celâlühü Bakara suresinin 208.âyet-i kerimesinde şöyle buyuruyor;...
Arşiv
Bizi Facebook’tan takip edin
Sizden Gelen Yorumlar
Etiketler