YeniVatan Belçika

Aşırı sağcılar BM Göç Anlaşması’na karşı sosyal medyadan örgütlenmiş

Aşırı sağcılar BM Göç Anlaşması’na karşı sosyal medyadan örgütlenmiş

Avrupa’daki aşırı sağcı grupların, sosyal medyadan yaptıkları dezenformasyon ve algı kampanyaları nedeniyle bazı ülkelerin Birleşmiş Milletler (BM) Göç Anlaşması’nı desteklemekten vazgeçtikleri iddia edildi.

Politico’nun haberine göre, aşırı sağcı grupların sosyal medyadan koordineli şekilde yürüttükleri çalışmalar nedeniyle Avrupa’daki bazı hükümetler, BM Göç Anlaşması’ndan desteklerini geri çekmeye başladı.

İslam karşıtı, aşırı sağ ve neonazi sempatizanlarından oluşan grubun geçen yıl eylülde başlattığı kampanya, Avrupa’da göç anlaşmasının gündem olmasına neden oldu.

Sosyal medyadaki paylaşımlar, videolar ve online imza kampanyaları sonucu Avrupalı politikacılar, BM Göç Anlaşması’na yönelik tavırlarını gözden geçirmeye başladı.

Kampanyalar, Belçika’da hükümet krizine yol açarken, federal hükümetin koalisyon ortaklarından aşırı sağcı Yeni Flaman İttifakı (N-VA) anlaşmanın imzalanması tartışmaları neticesinde hükümetten çekildiğini açıkladı.

Aşırı sağcıların mesajlarını kitlelere ulaştırmada etkili olduklarına işaret edilerek, bu grupların medyadaki çalışmalarının Avusturyalı aşırı sağcı aktivist Martin Sellner ve Youtuber’lar tarafından yürütüldüğü belirtildi. 

Haberde görüşlerine yer verilen Hollanda’daki Tilburg Üniversitesinden Ico Maly, “Dünyadaki aşırı sağcı partilere baktığınızda, hepsinin bir ağın parçası olduğunu görüyorsunuz. Tüm bu aktörler birbirlerini bilgilendirir ve politik konumlarını benimser.” ifadelerini kullandı.

Sosyal medyanın BM Göç Paktı’na etkisi

Haberde, internetteki aşırılıkçı faaliyetlerle ilgili çalışmalar yürüten Stratejik Diyalog Enstitüsünün (ISD), göç anlaşmasıyla ilgili Avrupa’da devam eden tartışmalar hakkındaki raporu da paylaşıldı.

Raporda, aşırı sağcıların Twitter, Facebook ve Youtube’da ekim ayında yürüttükleri çalışmalarının göç anlaşması tartışmalarını önemli oranda etkilediğinin altı çizildi.

Raporda, anlaşmanın eylül ortasına kadar çok fazla gündeme gelmediği ancak aşırı sağcı grupların sonraki dönemlerde sosyal medyadaki dezenformasyonlarıyla anlaşmanın daha fazla konuşulur hale geldiği vurgulandı.

Haberde, aşırı sağcı yazar Thomas Böhm ve İslam karşıtlarının konuyu gündemde tutmasıyla, 31 Ekim’den sonra BM Göç Anlaşması’nın sosyal medyada en çok tartışılan konular arasına girdiğine değinildi.

Martin Sellner gibi aşırı sağcılar devrede

ISD araştırmalarına göre, Sellner tarafından BM Göçmen Paktı’na karşı oluşturulan imza kampanyasının, Alman sosyal medya kanallarında en çok paylaşım yapılanlar listesine girdiği belirtildi. İngiliz kamu yayın kuruluşu BBC’nin de Sellner’i “Avrupa aşırı sağının yeni yüzü” olarak tanımladığı ifade edildi.

Haberde, Avusturya Başbakan Yardımcısı Heinz-Christian Strache’in göç anlaşmasıyla ilgili rahatsızlığını dile getirmesinin Sellner için ilham kaynağı olduğu ve Avusturyalı aktivistin “bilgi savaşı” adını verdiği videosunda göç anlaşmasını “Avrupa halkının ölümü” olarak yorumladığına vurgu yapıldı.

Tüm bu tartışmaların ardından ekim ayında Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, hükümetin göç anlaşmasından çekileceği kararını açıkladı. 

Avusturya hükümetinin aldığı kararın ardından İtalya’da aşırı sağ görüşlü Lig partisinin lideri Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Matteo Salvini de anlaşmaya destek vermeyeceklerini duyurdu.

Kurz’un çekilme hamlesi, Hollanda, Belçika, Polonya ve Çek Cumhuriyeti’nde de aynı tartışmayı başlattı.

BM Göç Anlaşması 

BM Göç Anlaşması görüşmeleri, 193 üye ülkenin, Eylül 2016’da Mülteciler ve Göçmenler için New York Deklarasyonu’nu, “Güvenli, Düzenli ve Kurallı Göç için Küresel Pakt” olarak geliştirme kararı almasıyla başladı.

Bu tarihten itibaren göçmen sorununa küresel yaklaşım oluşturulması için başlayan çok yönlü çalışmalar, Temmuz 2018’de “Güvenli, Düzenli ve Kurallı Göç için Küresel Pakt” anlaşması ile tamamlandı. 

Anlaşma göç konusunu küresel ölçekte her yönüyle ele alarak, yasal bir zeminde çözmeyi hedefliyor. 

BM Göç Paktı, Fas’ın Marakeş kentinde 10-11 Aralık’ta yapılan oylamada, 150’den fazla  ülkenin anlaşmaya destek oyu vermesiyle kabul edildi. Macaristan, Polonya ABD, Çek Cumhuriyeti ve İsrail ret oyu kullanmıştı. Cezayir, Avustralya, Avusturya, Bulgaristan, Şili, İtalya, Letonya, Libya, Lihtenştayn, Romanya, Singapur ve İsviçre ise çekimser kalan 12 ülke arasında yer aldı. 

Anlaşmanın nihai oylaması Eylül 2019’da BM Genel Kurulu’nda yapılacak. 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Rastgele Konular
Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya (KRV) eyaletindeki Bottrop kentinde, “2. Avrupa Türk Medya Zirvesi” düzenlendi. Avrupa Türk Basın Yayın ve Gazeteciler Birliğinin (ATGB) düzenlediği etkinliğe, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden basın mensuplarının yanı sıra, siyasetçiler ve çeşitli dernek temsilcileri katıldı. AK Parti İstanbul...
Galatasaray Kulübü, son olarak İtalya’nın Napoli takımında forma giyen serbest oyuncu statüsündeki Belçikalı futbolcu Dries Mertens ile 1+1 yıllık anlaşmaya varıldığını duyurdu. Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar AŞ’den Borsa İstanbul’a gönderilen ve Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda da yayımlanan açıklamada, “Profesyonel...
Otuz kadar Ukraynalı mülteci, Cinquantenaire parkını “Minnettarlığımızı göstermenin bir yolu” diyerek temizlediler. Cumartesi sabah 11.00 sularında otuz kadar Ukraynalı Brüksel’in sembolik yerlerinden Cinquantenaire parkını temizlediler. Eylemin başlatıcılarından Oksana Bulda, “Belçika’dan ve sakinlerinden aldığımız yardım için minnettarlığımızı göstermenin bir yolu” dedi...
Belçika’nın başkenti Brüksel’de 1971’den beri iki yılda bir yapılan “çiçek halı”, Kovid-19 salgını nedeniyle verilen zorunlu aranın ardından yeniden şehrin en ünlü meydanına döşendi. Brüksel’in dünyaca ünlü ve UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki Grand Place Meydanı’nda yüzbinlerce çiçek kullanılarak hazırlanan yaklaşık...
Brüksel’de Salı günü, MR partisi, Brüksel’den tarama arabaları ile scooterların kullanımının, şu ana kadar gözlemlenen arızalar çözülene kadar, birkaç ay süreyle askıya alınmasını istedi. Brüksel’de, diğer büyük şehirlerde olduğu gibi, birkaç yıldır tarama arabaları ortaya çıktı ancak bugün, MR partisine...
Avrupa İslamofobi Raporu, eski kıtada insanlık dışı ırkçı ideolojilerin şiddet eylemlerine yol açtığına, son yıllarda Müslümanların dini kimlikleri nedeniyle maruz kaldıkları fiziki saldırılardan ötürü ciddi mağduriyetler yaşadığına dikkat çekiyor. Avrupa’da İslam karşıtlığı üzerine çalışmalar yapan Türk-Alman Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç....
Belçika’da zayıf bağışıklık sistemine sahip olmaları nedeniyle yüksek risk taşıyan kişilerin Kovid-19 aşısının 4. dozunu yaptırabileceği bildirildi. Belçika’daki bölgesel ve yerel hükümetlerin sağlık bakanlarının 4. doz aşının kimlere yapılabileceği konusunda karar aldığı belirtildi. Valon Bölgesi Sağlık Bakanı Christie Morreale, Sağlık...
Belçika hükümeti, günlük çalışma saatlerini artırıp haftalık çalışma gününün 4’e düşürülmesine imkan veren tasarıyı kabul etti. Haftalık çalışma gününü 4’e düşürülmesi teklifi ekim ayında liberal görüşlü siyasetçiler ve milletvekilleri tarafından yapıldı. Hükümeti oluşturan siyasi partilerin görüşmeleri sonucunda teklif bazı değişikliklerle...
Rusya’nın indirim market zinciri Mere, Rusya’ya birçok alanda yaptırım uygulayan Avrupa Birliği (AB) ülkesi Belçika’da ilk mağazasını açtı. Rusya’da 2 binden fazla mağazası bulunan perakende zinciri Svetofor’a bağlı olarak Avrupa ülkelerinde faaliyet göstermek üzere 2018 yılında kurulan Mere şirketi, Almanya,...
Danimarkalı ırkçı Sıkı Yön Partisi (Stram Kurs) lideri Rasmus Paludan, İsveç’in başkenti Stockholm’de Müslümanların yoğun olduğu mahallelerde polis korumasında Kur’an-ı Kerim yakmaya devam ediyor. Kurşun geçirmez zırhlı araçla ve polis korumasında Stockholm’ün Husby Mahallesi’ne getirilen Paludan, burada Kur’an-ı Kerim yakarak...
Arşiv
Sizden Gelen Yorumlar
Seko: Bunun magduruyum iki senedir İzmir karşıyaka ilcesinde yaşıyorum bu zihin kontrolü denen şey işkence insan hak ve özgürlüklerine insanı aşağılayıcı bir insanın çok büyük hem maddi hem manevi sikintilar yaşatıp puskolojik şiddet uygulayarak insanı baskı altında tutup istedikleri şekilde yönlendirip bundan haksız kazanç sağlamak amacıyla devlet görevlisiyiz yada devletin yüksek makamlarıninda isimlerini kullanarak bir takım hasta beyinli insanların sakat dusunceleri bedavadan hiç bı iş yapmadan kısa yoldan rahat bı hayat yaşamak için bir insanin hayatını mayvedici hayatını bitirici hatta öldürmek bile ellerinde olan tehdit bile ettikleri hala o tehditleri alıp şuan bile bu insanlık suçu olan işkenceye ben ve ailem magruz bırakılarak ve bu şahısların isimlerinide burda paylaşıyorum hicran alguller fatma alguller İlker alguller alev daş Mehmet emin Gültekin ve annesi ve yanlarında bulunan Mert Yusuf adlı şahısların kurdukları bı örgüt olup ispatı zor olan bı konu olduğundan bu kişilerinde en güvendikleri ve rahatça bu iskenceyi size uygulamalarının sebebidir bu bütün ailemin ve benim kişisel bilgilerimi aldıkları yani mal varlığına kadar banka hesaplarına kadar hatta ve hatta tuvalaet banyoda bile sizi izleyen bu insanalrin bu ülkenin başka bı vatandaşımızada bu mağduriyeti yasatmamalri için buraya yazıyorum bilinsin bu insanların hastaneye kapatılıp akıl ve ruh sağlıklarının aklı dengelerinin yerinde olup olmadığının araştırılıp ve daha sonra ibretlik bı ceza alıp bir daha insanlara böle ağır mağduriyetler yasatmamalri için ibretlik bı ceza verilmesi bence müebbet olmalı çünkü hayatınızı alt üst edip sizi ölme intihar etme eşiğine kadar getiriyolar bu kişilerin hiç bir değeri kalmamış aile çocuk anne baba gibi o yüzden bu insan demek bile istemiyorum iki ayaklı mikro organizmalarin insanlardan uzak tutulması kanaatindeyim bu iskenceyi yaşayan biri olarak
Etiketler