Site Rengi

YeniVatan Belçika

Ahmet Urfalı yazdı: “Milli Egemenlik”

Ahmet Urfalı yazdı: “Milli Egemenlik”

Egemenlik, TDK sözlüğünde; ‘’Milletin ve onun tüzel kişiliği olan devletin yetkilerinin hepsi, hükümranlık, hâkimiyet.’’ anlamında kullanılmaktadır. Başka sözlüklere de bakıldığında aynı ifadeyle karşılaşmak mümkündür: ‘’Egemenlik (hâkimiyet), bir toprak parçası ya da mekân üzerindeki kural koyma gücü ve hukuk yaratma kudretidir. Bu güç siyasi erkin dayattığı yasallaşmış bir üst iradeyi ifade etmektedir.’’Egemenlik, devlet kudretinin bir vasfıdır, iç hukukta  en üstün kudret, milletlerarası hukukta da bağımsız bir gücü ifade eder. Devletin iç hukukta egemen olması, üstün gücü, üstün iktidarı elinde bulundurabilmesi, milletlerarası hukuk alanında bağımsız olması ile mümkündür.

Egemenlik, her şeyden önce devletle özdeşleşen ve devletin ayırıcı vasfı olarak görülen birkamusal güçtür. Söz konusu gücün devlete getirdiği, toplumsal ve siyasal alanıdüzenleme amacıyla norm koyma ve bunların gereklerini yerine getirmeyetkisidir. Devletin meşruluğunu açıklayan temel hukuksal ilke olarak belirenegemenlikten beklenen işlev, devletin hükmetme gücünün hukuksaldayanaklarını ortaya koyabilmektir. Egemenlik kavramı, kuram ve uygulanış yönüyle ‘’milli’’ bir özellik taşır.

Milli Egemenlik; millet düzeyine erişmiş bir toplumda hürriyetlerin, eşitliğin ve adaletin devamlı ve kesintisiz olarak sağlanması ve korunması için o toplumu meydana getiren fertlerin her birinde ayrı ayrı bulunduğu doğal kabul edilen iradelerin birleşip, kaynaşarak millet iradesine dönüşmesi, açıklanması ve örgütlenmesidir.Egemenliğin tek meşru kaynağı ve sahibi millettir. Egemenlik, millet denilen varlığın, topluluğun genel iradesidir. Bu irade, üstün iktidar ve güç olarak millete aittir.

Atalarımız egemenliğin kaynağının ilahi olduğunu kabul ederdi. Taht, Oğuz Han oğullarına aittir.  Han’ın ‘’kut’’ (semadan inen nur sütunu) taşıdığı inancı Hun, Göktürk, Uygur, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de var olan bir inanıştı. Egemenliğin millete ait  olduğu ulus-devletin bir gereğidir.

Millet iradesi, ferdî iradelerin bir araya gelmesinden, kaynaşmasından, sentezinden oluşmuştur. Millî egemenlik, milletleşme olayına bağlı olarak millet iradesidir. Millî egemenlik aynı zamanda milletin bölünmez, devredilemez iradesidir.Millî egemenlik anlayışı, millet denilen topluluğun bağımsız bir hukukî ve siyasî gerçek olduğu fikrine dayanır.

Millet iradesi, fertlerin iradelerinin bir araya gelmesinden ve kaynaşmasından oluşmaktadır. Millî egemenlik, milletin bölünmez iradesini temsil eder.Milli egemenlik, millet olmanın sonucu ve gereğidir. Millet denilen varlığın özgür ve bağımsız iradesi Milli egemenliğin kurucu ve devam ettirici temel şartıdır. Toplum içerisinde tek üstün güç ve iktidar millete aittir. Bu üstün güç ve iktidar tekeli, millete ortak tanımayan, bölünemeyen, paylaşılamayan ve devredilemeyen bir hak sağlar, toplumun kaderinde ve yönetiminde söz ve eylem sahibi olma yetki ve sorumluluğunu yükler.

Egemenlik ve hâkimiyet eş anlamlı kelimelerdir. 1921 ve 1924 Anayasalarında, kelime “hâkimiyet” olarak kullanılmasına karşılık 1961 ve 1982 Anayasalarında egemenlik kelimesi kullanılmıştır. Lügat anlamı ile hâkimiyet, hükmeden, buyuran üstün gücü ifade etmekte; hâkimlik, amirlik ve üstünlük anlamında kullanılmaktadır. Kendinden daha üstün ve daha yüksek bir güç tanımama, buyruğunu yürütme, egemenliğin bir vasfı, bir özelliğidir.

1982 Anayasasının  “Egemenlik” başlıklı 6. maddesi : “Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.”  demektedir.

Toplumda hiçbir kimse, hiçbir zümre, hiçbir sınıf ya da grup, doğrudan üstün emretme gücüne sahip olamaz. Toplumda üstün emretme gücünün tek kaynağı ve tek sahibi milletin kendisidir.

Atatürk’e göre, toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eşitlik ve adaletin devamlı şekilde sağlanması ve korunması ancak ve ancak tam ve kesin manasıyla millî egemenliğin kurulmuş olmasına bağlıdır. Bundan dolayı hürriyetin de, eşitliğin de, adaletin de dayanak noktası millî egemenliktir.

15 Temmuz darbe girişimi milli egemenliğin bir zümre tarafından gasp edilmek istenmesine dayanır. Devletin içinde aleni bir biçimde kurulan, palazlanan örgütün, elde ettiği bürokratik mevzilerden yararlanarak milli egemenliğe son verip, devlet erkini, devlet gücünü bir ‘’mehdi’’nin kötü ve sinsi emellerine alet etmek amacı taşıyordu. Demek ki, devlet işleri ‘’gaflet ve dalalet’’  içinde yürütülmüyor. Devlet işleri, basiret ve erdem gerektirir.

Türk devleti, milleti, vatanı üzerinde emperyalist emeller  tarih boyunca olduğu gibi istikbalde de bu kötü niyetler artarak devam edecektir. Bu yüzden devlet adamlarının her zaman akıllı ve bilgili olmaları zorunlu bir durumdur.

1070 yılında Yusuf Has Hâcip tarafından yazılan Kutadgu Bilig adlı siyaset ve nasihat kitabında devleti yöneten beylerin özellikleri de beyan edilir. Günümüze ışık tutması bakımından bu özelliklerden bazılarını buraya yazmanın yararlı olacağı kanaatindeyim: “Dünyaya hâkim olup onu idare etmek için pek çok akıl ve bilgi gerektir. Beyler bilgi ile halka baş oldular akıl ile memleket ve halkın işini gördüler. Bey, halkı bilgi ile elinde tutar; bilgisi olmazsa aklı işe yaramaz.

Beyliğin hastalığının ilacı akıl ve bilgidir; bey yumuşak huylu, onu akıl ile tedavi et. Bey bilgili, akıllı ve zeki olmalıdır; beyliğin hastalığına ancak bunlar ileçare bulunabilir. Bilgili, akıllı ve hakîm hükümdarın her iki dünyada da makamı yüksek olur”

Ahmet Urfalı

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Rastgele Konular
Tarih boyunca birçok medeniyete beşiklik eden Anadolu, Roma ve Bizans’ın kendi iç mücadeleleri yanında, uzun yıllar devam eden Sasani ve Arap istilaları neticesinde nüfus bakımından ıssızlaşmış, birçok şehir harabe haline gelmişti. Köy ve kasabalarda ziraat yapılmaz olmuş, şehirlerde sosyal-ekonomik ve...
Belçika’nın başkenti Brüksel’de gerçekleşen terör saldırılarının ardından sokaklarda askerlerin devriye gezmesini sağlayan programın sonlandırılacağı bildirildi.  Belçika Kara Kuvvetleri Komutanı Marc Compernol, yerel basına yaptığı açıklamada, Brüksel ve Anvers’te devriye gezen askerlerin şubattan itibaren Savunma Bakanlığındaki asli görevlerine döneceğini kaydetti.  Compernol, “Savunma...
Brüksel’in önemli belediyelerinden Evere belediyesi, belediye binası önünde bulunan bayrakları Elazğı depremi sonrası yarıya indirdi. Avrupa Birliği, Belçika ve Evere bayrakları yarıya indirilirken, bazı kesimlerden gelen tepkiler üzerine açıklama yapan Evere Belediye Başkan Yardımcısı Ali-İhsan İnce, bu bayrakların Elazığ depremi...
Aralarında 54. Hükümet’in Başbakanı Merhum Necmettin Erbakan’ın uzun yıllar korumalığını yapan Abdurrahman Akyüz’ün de aralarında bulunduğu farklı ülkelerin Wushu temsilcileri, Brüksel’de Avrupa Wushu Kunf Fu Federasyonu’nu yeniden kurdular. Belçika’dan Avrupa Wushu Federasyon Başkanı Patrick Van Campenhout, Hırvatistan’dan Avrupa Wushu Federasyon...
Belçika’da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısı son 24 saatte 164 artarak 64 bin 258’e yükseldi. Ulusal Halk Sağlığı Enstitüsünden (Sciensano) yapılan açıklamada, ülkede Kovid-19 nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısının 9 bin 805’e ulaştığı bildirildi. Açıklamada, Belçika’da Kovid-19 vaka sayısının son...
AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgının küresel iş birliğine ihtiyacı artırdığını söyledi. AK Parti Brüksel öncülüğünde düzenlenen, Kovid-19 salgınının ardından Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin geleceğinin değerlendirildiği sanal panele, Yılmaz’ın yanı sıra...
Belçika Türk Spor ve Kültür Federasyonu, Yönetim Kurulu A.Bşk Nedim Koçaslan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Koçaslan, mesajında, “Vatan topraklarının kurtuluşu ve bağımsızlığımızı müjdeleyen 30 Ağustos Zaferi’nin 98. yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz....
CHP Belçika Birliği, 24 Ocak 1993 Yılında hain bir bombalı saldırı  sonucu hayatını kaybeden Gazeteci Yazar Uğur Mumcu’yu ölümünün 27. yılında Cumhuriyet Gazetesi yazarları Sayın Prof. Dr. Emre Kongar ve TBMM’de CHP 24-25-26. Dönem Izmir Milletvekili, Gazeteci-Yazar Sayın Mustafa Balbay ile...
Şöfor muzdarip düşük kilometre cezadan,Postacı gitmiyor posta kutuma uğramadan,Tolerans kalmadı bıktırdılar arabadan,Seçilen seçmen avına çıktı gardaş. Dokunmadan gaza uçar araba,Sen ağasın vatandaş maraba,Oturunca koltuğa demessin merhaba,Seçilen seçmen avına çıktı gardaş. İaşe’mde mi doymayan gözün,Yok mu vicdan sızlamazmı özün,Oy isterken kızarmaz...
Kovid-19 virüsünün yayılmasını engellemek amacıyla alınan tedbirlerin topluma, özellikle de kültürel sektöre olumsuz etkisinin bilincinde olan Belediye Yönetimi, sanatı ve kültürü destekleme kararı almıştır. Aslında belediye meclis üyeleri bugün özellikle kültür sektörünü desteklemek için her bir belediye yatırım projesinin yüzde...
Arşiv
Bizi Facebook’tan takip edin
Sizden Gelen Yorumlar
Etiketler