YeniVatan Belçika

AB, 10 yıldır Rus gazına alternatif üretemiyor

AB, 10 yıldır Rus gazına alternatif üretemiyor

Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, uzun yıllar boyunca özellikle doğal gazda Rusya’ya aşırı bağlılığının ortaya çıkardığı tehlikelere rağmen enerjide alternatif proje geliştirmekte başarılı olamadı.

AB, son yıllarda enerji arz güvenliği yerine iklim değişikliğine karşı ve çevreci dönüşüm odaklı politikalara yöneldi.

Özellikle, Fukuşima nükleer santralinde 2011’deki deprem ve tsunami sonrası yaşanan sızıntının ardından pek çok Avrupa ülkesinde söz konusu santrallerin güvenliği konusunda endişeler arttı.

Avrupa’da kamuoyunun baskısı ve görece makul seviyelerde seyreden fosil yakıt fiyatları ile yenilenebilir kaynaklara yatırımın öncesine göre uygun seviyelere gelmesi nükleerden çıkış eğilimini ortaya koydu.

Başını Almanya’nın çektiği çok sayıda AB üyesi ülke elektrik üretiminde nükleer santrallerden kademeli biçimde vazgeçmeye başladı.

Çevre hassasiyeti arttı

İklim duyarlılığının ve çevre hassasiyetinin yükselmesinin etkisiyle Batı ülkeleri kömür kaynaklarından da vazgeçme planları ve programlarını devreye aldı.

Pek çok ülke uzun yıllar enerji arz güvenliğine katkı sağlayan ve uygun maliyetle faaliyet gösteren kömür santrallerini kapatmaya veya bunlardan üretimi düşürmeye yöneldi.

Ancak hem kömür hem de nükleerden çıkış Avrupa’nın enerji bağımsızlığını ciddi ölçüde riske soktu.

Ülkeler doğal gaza yöneldi

Söz konusu çıkış sürecinde, Avrupa ülkeleri bu kaynakların kaybının ortaya çıkardığı elektrik üretim eksikliğini yenilenebilir kaynaklara ve doğal gaz santrallerine yönelerek çözmeye çalıştı.

Bu duruma karşı uyarılara ve risklere rağmen Avrupa ülkelerinin, çevre hedeflerini yakalamak amacıyla arz güvenliği yerine seçenekler arasında en uygun maliyetli, hızlı ve kolay olduğu için Rusya’dan daha fazla doğal gaz tedarikini tercih etmesi, enerjide dışa bağımlılığı daha fazla artıran bir sonuç ortaya koydu.

AB ülkeleri, fosil yakıtlar konusunda sırtını Rusya’ya yaslamayı seçerek doğal gaz ihtiyacının yüzde 40’ını, petrolünün de yaklaşık yüzde 30’unu bu ülkeden tedarik ettiği bir yapı kurdu.

Aynı zamanda yenilenebilir enerji yatırımları fiyatlarının hem makul seviyelere inmesi hem de bu teknolojilerin geçmiş döneme göre daha verimli bir hal alması, bu alana yatırımları canlandırmasına rağmen Avrupa’nın enerji ihtiyacını istikrarlı ve kesintisiz biçimde sağlayacak bir sistem kurulamadı.

Salgının ardından küresel toparlanma enerji talebinin hızla artmasına neden oldu. Bu süreçte doğal gaz, petrol, kömür gibi fosil yakıt fiyatlarındaki hızlı yükseliş elektrik fiyatlarını da artırdı.

Avrupa ülkelerinin elektrik üretiminde yüzde 20 paya sahip olan doğal gazda fiyatlar, salgının başladığı dönemde makul seviyelerde seyrederken, son dönemde artış trendine girmişti.

Doğal gaz ihtiyacının yüzde 90’ını ithal eden Avrupa’da bu ürünün fiyatları geçen yıl yaklaşık 6 kat artış kaydetti.

Elektrik üretimindeki payı yüzde 15’lerde seyreden kömürdeki fiyat artışı da 4 katı buldu.

Geçen yıl, Avrupa’da özellikle yenilenebilir kaynaklardan sağlanan elektrik üretiminin de iklim koşulları nedeniyle düşüş göstermesi, AB emisyon ticaret sistemindeki karbon fiyatlarının artışı enerji fiyatlarının yükselişinde önemli rol oynadı.

Avrupa ülkeleri, hızla çok yüksek seviyelere tırmanan enerji faturalarıyla karşılaşınca son yıllarda enerjide yaptığı tercihleri de sorgulamaya başladı.

Savaş daha da karmaşık bir durum ortaya çıkardı

Rusya-Ukrayna savaşı enerjide zor durumda olan AB ülkelerini daha da köşeye sıkıştırdı.

Avrupa’nın yılda ortalama 155 milyar metreküp tükettiği Rus gazına yönelik bir yaptırım hamlesi ile Rusya’nın Avrupa’ya yönelik gaz akışını durdurma ihtimali tüm bölgede enerji krizinin devam ettiği bir dönemde endişeleri körükledi.

Rusya’nın gaz arzını daha da düşürmesi veya tamamen durdurmasına karşı acil durum planlaması yapmaya çalışan AB, Rus gazına alternatif kaynak arayışına girişti.

Sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedarik anlaşmaları için gözünü ABD, Norveç, Katar, Mısır, Cezayir’e çeviren AB, yaşanabilecek kesintinin yerini tutacak bir seçenek bulmakta zorlandı.

AB’nin yıllık LNG ithal etme kapasitesi 160 milyar metreküp seviyesinde bulunuyor. Rusya’dan akışın sürdüğü durumda bile AB toplam LNG kapasitesinin büyük kısmını kullanıyor. Bu nedenle Avrupa’nın Rus gazındaki bir kesintide tüm ihtiyacın LNG ile sağlanması mümkün görünmüyor.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırılarının başlamasıyla AB, özellikle finans, bankacılık, ticaret ve ulaşım gibi alanları kapsayan ekonomik yaptırımlar uygulamaya koyarken, tedbirlerinin Rusya için en kritik alan olan enerjiye yansımaması dikkati çekti.

AB ülkeleri Rusya’nın enerjisine bağımlılıklarını azaltmakta başarı gösteremedikleri için ülkeyi en fazla ekonomik zarara uğratacak doğal gaz ve petrol alanlarında somut bir adım atacak cesareti ise bulamıyor.

Doğal gaz konusunda AB’nin Rusya’ya bağımlılığı kadar Rus ekonomisinin de karşı tarafa ihtiyacı dikkati çekiyor.

Enerji ihracatı, Rusya’nın en önemli gelir kalemi konumunda bulunuyor. Rusya, Avrupa ülkelerine 155 milyar metreküp doğal gaz tedarik ediyor. Rusya ekonomisinin doğal gaz gibi çeşitli enerji ürünleri ihracatı dış gelirlerinin 3’te 1’inden fazlasını sağlıyor.

Avrupa ülkelerinin enerjide ve özellikle doğal gazda Rusya’ya “aşırı bağımlı” olması nedeniyle Rusya’ya yönelik doğal gaz satış gelirlerinin kesintiye uğratılması yönünde bir karar alınması pek mümkün görünmüyor.

AB’nin Rusya’yı ekonomik zarara uğratmayı amaçlayan yaptırım paketleri ise en kritik konu olan enerji alanını kapsamına alamıyor.

Mevcut yaptırımlar sadece belirli rafineri teknolojilerine yönelik ihracat yasağı getiriyor ve bunun uzun vadede Rusya’nın petrol rafinerilerini yenilemesini zorlaştırması ancak mevcut üretimini etkilememesi bekleniyor.

AB hazırlıksız yakalandı

AB son yılarda enerji arz güvenliğini sıklıkla gündemine taşımasına rağmen bu alanda somut adımlar atamadı.

AB Komisyonu, belirli bir konuyu üye ülkeler düzeyinde tartışmaya açmak ve tarafların fikir üretmelerini sağlayarak konuyu olgunlaştırmak için “Yeşil Kitap-Yeşil Belge” olarak adlandırılan çalışmalar yapıyor.

Bundan yaklaşık 10 yıl önce hazırlanan “2030 iklim ve enerji politikası çerçevesi” adlı yeşil belge bu alanlarda atılacak adımlara ilişkin bir yol haritası ortaya koyuyor ve somut adımlar öneriyordu.

Belgede Rusya adı geçmiyor, enerjide Rus gazına bağımlılık tehlikesine doğrudan atıf yapılmıyordu.

Belge, sera gazı salımını azaltma, enerji arz güvenliği sağlama, büyüme, rekabet ve istihdamı artırmak için yüksek teknolojiye yatırım gerçekleştirme, uygun maliyetli yatırım ve kaynakların verimli kullanımı konularına odaklanıyordu.

Enerji arz güvenliğini artırmak için entegre enerji piyasası kurulumu ve yenilenebilir yatırımlar hedeflenmişti.

AB içi ve küresel enerji piyasalarının geliştirilmesi, yenilenebilir ve konvansiyonel olmayan gaz ve petrol ile nükleer teknolojilerin geliştirilmesi, hanelerin ve işletmelerin makul fiyat seviyelerinde enerji ürünlerine erişebilmesi amaçlanmıştı.

Ancak, söz konusu planlar enerji sistemlerinin karbondan arınmasıyla modernize edilmesi için önemli miktarda yatırım gerekliliğini ortaya koydu.

AA muhabirinin derlediği verilere göre, AB ülkelerinin Rus gazına olan bağımlılığı 2011 yılından beri hızla artıyor.

Toplam gazının 2011’de yüzde 30’unu Rusya’dan tedarik eden AB ülkeleri alternatif projeler geliştirerek bu bağımlılıktan kurtulamadı.

AB, 2012 yılında gazının yüzde 32’sini, 2013’te yüzde 39’unu, 2014’te yüzde 37,5’ini, 2015’te yüzde 37’sini, 2016’da yüzde 39,9’unu, 2017’de yüzde 39,3’ünü, 2018’de yüzde 40,2’sini, 2019’da yüzde 45,5’ini, 2020’de yüzde 43,9’unu ve 2021’de de yüzde 40’ını Rusya’dan satın aldı.

Veriler, AB’nin enerji arz güvenliğinde Rusya’dan kurtulamadığını aksine doğal gazda bağımlılığının artarak devam ettiğini ortaya koyuyor.Yıllar itibarıyla AB’nin Rus gazına bağımlılık tablosu:

Yıl:Oran (Yüzde)
201130
201232
201339
201437,5
201537
201639,9
201739,3
201840,2
201945,5
202043,9
202140
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Rastgele Konular
Sendikaların ulusal eylemi, önümüzdeki Salı günü kamu hizmetlerinin işleyişi üzerinde güçlü sonuçlar doğuracak. Toplu taşıma, yönetimler, atık toplama, eğitim ve kamu kanalları da bozulacak. Sosyalist Sendikası da 31 Mayıs günü için genel grev çağrısı yaptı. Bu eylem günü, kamu sektöründeki...
Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde geçen yılın ikinci yarısında konutlarda 100 kilovatsaat elektrik için ödenen tutar ortalama 23,7 avroya çıktı. Bu rakam önceki yılın aynı döneminde 21,3 avro seviyesinde gerçekleşmişti. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), AB üyesi ülkelerde 2021’in ikinci yarısında konutlarda...
Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya (KRV) eyaletindeki Iserlohn kentinde tahrip edilen Müslüman mezarlığında düzenlenen anma programına katılan TBMM Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Alt Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Zafer Sırakaya, saldırıyı kınadı. Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya (KRV) eyaletindeki...
Belçika Erkek Futsal 1. Ligi’nde mücadele eden RSCA Anderlecht Takımı, 22 kişilik kadrosuyla Afyonkarahisar’da kamp yaptı. RSCA Anderlecht Futsal Takımı Kulüp Başkanı Ömer Pala, AA muhabirine, geçen yıl da kamp çalışması için Afyonkarahisar’a geldiklerini söyledi. Geçen yılki memnuniyetlerinden dolayı bu...
Brüksel’in renkli simalarından Cafer Bağseven hayatını kaybetti. Brüksel Türk toplumu tarafından tanınan ve sevilen 1965 doğumlu Cafer Bağseven’in ölüm haberi, Türk toplumunu üzdü. Konuya ilişkin bir açıklama yapan iş adamı Suat Sevilen, Cafer Bağseven’in 2 gündür telefonlara cevap vermemesi üzerine,...
Belçika’nın Ukrayna’ya göndermeye çalıştığı 3,4 milyon avroluk insani yardım içerisinde son kullanma tarihi geçmek üzere olan malzemelerin olduğu ortaya çıktı. Belçika’da Flamanca çıkarılan Het Laatste Nieuws (HLN) gazetesinin haberine göre, Ukrayna’ya gönderilecek 280 bin ilaç ve 140 bin şırınganın tarihinin...
Belçika’nın Anvers ve Gent limanlarına yapılan siber saldırılar nedeniyle petrol ve kargo terminallerinin faaliyeti olumsuz etkilendi. Belçika’nın De Morgen gazetesinde yer alan habere göre, Anvers ve Gent limanı hafta sonundan itibaren siber saldırılara maruz kaldı. Limanlarda faaliyet gösteren bazı firmaların...
Belçika’da ikamet eden bir vatandaşın gazetemize gönderdiği gönderdiği bir mesajda “Umre Belçika’dan 3.000, Türkiye’den 1.300 euro. Bu fark neden?” diye bir soru yer aldı. Sonra bu soruyu sorduğu için Belçika Diyanet Vakfı’na ait Facebook sayfasından bloklandığını ve sorusunun silindiğini iddia...
Bu sevgiye ne ile nasıl mukabelede bulunuyoruz. İnsanı diğer canlılardan ayıran fikir yürütebilmesidir, aksi halde akıl insandan ziyade canlılarda da mevcuttur.“Akıl tutulmasımı oldu” deriz bazen, bu aslında fikir yürütememek manası taşır. İnsan oturup kalktığı yeri kimler ile oturup halbahs ettiğinin...
Belçikalı eski profesyonel basketbolcu Pieter Loridon, “aşısız olduğu için cezalandırılmak istemediği” gerekçesiyle bilerek kendisine Kovid-19’a neden olan virüsü bulaştırdığını açıkladı. Loridon, daha önce sosyal medya hesabından oylama yaparak takipçilerine “aşısız ve sağlıklı kişilerin” kendilerine bilerek Omicron varyantını bulaştırma seçeneği olması...
Arşiv
Sizden Gelen Yorumlar
Seko: Bunun magduruyum iki senedir İzmir karşıyaka ilcesinde yaşıyorum bu zihin kontrolü denen şey işkence insan hak ve özgürlüklerine insanı aşağılayıcı bir insanın çok büyük hem maddi hem manevi sikintilar yaşatıp puskolojik şiddet uygulayarak insanı baskı altında tutup istedikleri şekilde yönlendirip bundan haksız kazanç sağlamak amacıyla devlet görevlisiyiz yada devletin yüksek makamlarıninda isimlerini kullanarak bir takım hasta beyinli insanların sakat dusunceleri bedavadan hiç bı iş yapmadan kısa yoldan rahat bı hayat yaşamak için bir insanin hayatını mayvedici hayatını bitirici hatta öldürmek bile ellerinde olan tehdit bile ettikleri hala o tehditleri alıp şuan bile bu insanlık suçu olan işkenceye ben ve ailem magruz bırakılarak ve bu şahısların isimlerinide burda paylaşıyorum hicran alguller fatma alguller İlker alguller alev daş Mehmet emin Gültekin ve annesi ve yanlarında bulunan Mert Yusuf adlı şahısların kurdukları bı örgüt olup ispatı zor olan bı konu olduğundan bu kişilerinde en güvendikleri ve rahatça bu iskenceyi size uygulamalarının sebebidir bu bütün ailemin ve benim kişisel bilgilerimi aldıkları yani mal varlığına kadar banka hesaplarına kadar hatta ve hatta tuvalaet banyoda bile sizi izleyen bu insanalrin bu ülkenin başka bı vatandaşımızada bu mağduriyeti yasatmamalri için buraya yazıyorum bilinsin bu insanların hastaneye kapatılıp akıl ve ruh sağlıklarının aklı dengelerinin yerinde olup olmadığının araştırılıp ve daha sonra ibretlik bı ceza alıp bir daha insanlara böle ağır mağduriyetler yasatmamalri için ibretlik bı ceza verilmesi bence müebbet olmalı çünkü hayatınızı alt üst edip sizi ölme intihar etme eşiğine kadar getiriyolar bu kişilerin hiç bir değeri kalmamış aile çocuk anne baba gibi o yüzden bu insan demek bile istemiyorum iki ayaklı mikro organizmalarin insanlardan uzak tutulması kanaatindeyim bu iskenceyi yaşayan biri olarak
Etiketler