ÜTOPYA

ÜTOPYA
  • 26.12.2013
  • 1.696 kez okundu

Hocamız bir gün, “En büyük yanılgının yeryüzünde cenneti yaşama arzumuz olduğunu” söylemişti bize. Evet, işte bu tam bir ütopyaydı. Öyle bir yanılgı ki, hayatımızı karartan, bizi çileden çıkaran bir ilüzyon…

Terapiye gelen hastaların tamamının en az bir tane hayal kırıklığı var: “Ona güvenmiştim, çok dürüst biriydi”, “Kızım bana nasıl yalan söyler, o babasına herşeyi söylerdi”, “Herkesten beklerdim, ama ondan beklemezdim”, “İnsanlar çıkarcı, herkes iki yüzlü”, “Patronum beni kandırdı”, “İşçim bana ihanet etti”… gibi bitmek tükenmek bilmeyen hayaller ve yanılgılar.

Hayal kırıklıklarımızın ucu bucağı olmaz. Çünki hayaller gerçek değildir, zaten hayal oldukları için kolayca sarsılır ve kırılır.

Peki neden? Neden insanlar güvenilmez? Neden insanlar yalancı? Neden? Neden?

Cevabı çok açık. Hangimiz değiliz ki..? Hangimiz yalan söylemedik, hangimiz bir gün en sevdiğimize ihanet etmedik? Hangimiz birinin güvenini sarsmadık?

Hayatta hepimizin çok önemsediği değerler vardır. Aslında yeryüzü kuruldu kurulalı, herkes için Evrensel olan değerler: Dürüstlük, Cesaret, Adalet, Merhamet, Doğruluk… gibi. Bu değerlerin her birine “Erdem” diyoruz. Ve erdem, hiç kimsenin sahip olmadığı ve asla olamayacağı kutsal bir vasıftır. Nefes aldığımız sürece, asla ulaşamayacağımız bu değerlere ancak yaklaşmaya çalışırız (veya çalışmayız bile). Erdem sahibi insanlar ancak Peygamberlerdir. Fakat bundan sonra Peygamber gelmeyecek. Etrafımızda ki insanlardan Muhammed’ce (SAV) bir güven, İsa’ca bir haya, Musa’ca bir cesaret, Yusuf’ca bir dürüstlük bekleyemeyiz.

“Güvendiğim dağlara kar yağdı” diyen hastalarıma, “Emin olun, güvendiğiniz dağlardan başkasına kar yağmayacak” diyorum. Başka bir deyişle, “En çok güvendiğiniz insanlardır, size en çok ihanet edecek olanlar”. Çünki güven yoksa beklenti de yoktur. Beklentinin olmadığı yerde hayal kırıklığı olmaz.

Ancak şunu belirtmek gerekir. İnsanlara güvenmemek, onları sevmemeyi gerektirmez. Burada kullanılan güvensizlik, insanlardan her türlü kötülüğü bekleyip, onlara karşı kin beslemek anlamına gelmiyor. Anlatmaya çalıştığımız güvensizlik, alışılmışın dışında bambaşka bir mânâ ile karşımıza çıkıyor.

Biz insanlar ; mükemmel varlıklar değiliz, eksiklerimiz, sınırlarımız var. Ve en önemlisi, bizi doğru veya yanlış yollar seçmeye iten zaaflarımız ve zayıf noktalarımız var.Bu bilinçle belli bir beklenti içine girmemek, hem kendimiz için hem de karşımızda ki için daha sağlıklı bir tutum olacaktır.

Örneğin “geleneksel” anne babaların çocuklarından hep bir beklentileri vardır. “Büyüttüm, besledim, yaşlandığımda bana bakmak zorunda”, “evlenince illaki benimle yaşayacak”… gibi beklentiler. Bir anne-babanın elbetteki evladından umduğu bir takım davranışlar vardır ; ilgi alaka, hürmet onların en büyük hakkı. Bu yanlış bir düşünce değildir. Yanlış olan, bu beklentilerin kesinkes gerçekleşeceği hayaline kapılmaktır… Anne-babaları yıkan tam da bu ütopyadır işte. Oysa meseleye farklı bir pencereden bakmak anne-babayı hayatın acı sürprizlerine karşı metanetli olmayı öğretecektir : « Büyütüp bu yaşa kadar getirdiğim evladımdan beklentilerim var, ama bunlar sadece bir hayal. Günün birinde gerçek olabilir de, olmayabilir de… Evladımın bana hürmet etmesi, bana karşı vefa borcunu ödemesi, sadece onu ilgilendiren bir görevdir. Ancak ben, anne-baba olarak onun görevlerini sorgulayıp, acımasız beklentiler içine giremem. Asasında yavrum dünyaya gözünü açtığı andan itibaren, onunla birlikte geçirdiğim her anımda, verdiğim emeklerin meyvesini topluyordum zaten. Mutluluğu ertelememe gerek yok. Yavrumun bana “anne”-“baba” demesi, bebekken bana gülümsemesi, ağladığında bana sarılması, çaresiz kaldığında benden yardım istemesi, “benim babam senin babanı döver” veya “benim annem dünyanın en iyi annesidir” derken bana yaşattığı o gurur… bunların tamamı benim mükafatımdı zaten… Bu şekilde düşünmek anne-babayı ne kadar çok rahatlatacak, öyle değil mi?

Kendimize karşı dürüst olalım ve bir an için özeleştiri yapalım : bunu söylemek belki de çok ağır ama yeri geldiğinde hepimiz yalancıyız, hepimiz çıkarcıyız, hepimiz korkağız, hepimiz merhametsiziz ve hepimiz zalimiz bazen. Çünki insanız…

Bu nedenle güvendiğim, sevdiğim ve bağlandığım insanın bir gün beklentilerimi karşılamayan, hiç ummadığım anda ummadığım bir davranışı olabiliceği ihtimalini aklımdan çıkarmamakla, hem kendime hem de sevdiğim insana iyilik etmiş olurum. Böyle düşünmek asla karamsarlık değil, bilakis kendi içimizde daha huzurlu ve insanlarla daha barışık olmamız için gerçekçi bir tutumdur.

Yaradan, kuluna hata yapma fırsatı vermiş iken, ben, günahkar kul, bu İlahi ruhsatı ne hakla onun elinden alabilirim…?

 

Etiketler: / /

Türkiye’den Belçika’nın PKK kararına tepki
Dışişleri Bakanlığı, Belçika Yüksek Mahkemesinin PKK terör örgütü bağlantılı 36 özel ve tüzel kişiye karşı savcılığın 2010 yılında başlattığı soruşturmanın yargıya...
Emre Kongar ve Mustafa Balbay Brüksel’e geliyor
CHP Belçika Birliği, araştırmacı gazeteciliğin Türkiye’deki önemli ismi Uğur Mumcu için bir etkinlik düzenlemeye hazırlanıyor. Günün önemine ilişkin, konuk ve...
Ali-İhsan İnce: “Bayrakları Elazığ için indirdik”
Brüksel’in önemli belediyelerinden Evere belediyesi, belediye binası önünde bulunan bayrakları Elazğı depremi sonrası yarıya indirdi. Avrupa Birliği, Belçika ve Evere...
EYAD’dan yardım gecesi
Kısa adı EYAD olan Emirdağ Yardımlaşma Derneği, gelirlerini engelli vatandaşlara yardım etmek amacıyla bir gece düzenlemeye hazırlanıyor. “EYAD Aile Balosu”...
Brüksel’de binlerce kişi sosyal haklar için sokağa döküldü
Belçika’nın başkenti Brüksel’de yaklaşık 10 bin kişi ücretlerinin ve emeklilik şartlarının iyileştirilmesi için gösteri düzenledi. Sosyalist sendikanın çağrısı üzerine Brüksel...
Barış Alıcı Westerlo’ya 1,5 yıllığına kiralandı
Fenerbahçe’nin genç futbolcusu Barış Alıcı, Belçika ekibi Westerlo’ya kiralandı. Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklamada, sezona kiralık olarak Çaykur Rizespor’da başlayan 22...
Eski Kral, evlilik dışı bir çocuğu olduğunu kabul etti
Belçika gündemini yıllardır meşgul eden davanın ve DNA testinin ardından, eski Belçika Kralı İkinci Albert, Delphine Boel adlı sanatçının kızı olduğunu...
Naci Ünüvar Ajax tarihine geçti
Hollanda Kupası son 16 turunda Ajax, sahasında Spakenburg’u misafir etti. Ev sahibi takım 7-0’lık skorla galip gelirken, 16 yaşındaki Naci...
Belçika, gelmeyen DEAŞ’lıların çocukları için ceza ödeyecek
Belçika’da bir mahkemenin vatandaş olan 4 DEAŞ’lının çocuklarının ülkeye getirilmelerine ilişkin tanıdığı süre dolarken, Brüksel hükümetinin öngörülen cezayı ödemeye başlaması gerekiyor....
Afyon Vali Yardımcısı Belçika’da hemşerileriyle buluştu
Bir takım ziyaretler gerçekleştirmek üzere Belçika’da bulunan Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve Şuhut ilçesi Kaymakamı Nurullah Kaya, burada gittiği yerlerde hemşerileriyle...
“Elazığ Depremi”
Bir gürültü koptu yerin altından,Fırsat bulup kaçamadık Yarabbi,Vazgeçtik paradan puldan altından,Bir yudum su içemedik Yarabbi.** Her şey saniyelerde oldu bitti,Yollar,...
Brüksel’de Hacivat ve Karagöz oyunu beğenildi
Belçika’nın başkenti Brüksel’de Hacivat ve Karagöz gölge oyunu ve tiyatrosu sahnelendi. Türkiye’nin Brüksel Başkonsolosluğu ve Brüksel Eğitim Müşavirliği öğretmenlerinin desteğiyle...
AB’den Elazığ’daki deprem için “dayanışma” mesajları geldi
Avrupa Birliği (AB) yetkilileri, Elazığ’ın Sivrice ilçesinde meydana gelen deprem nedeniyle dayanışma mesajları yayımladı. Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik...
Belçika’dan Kasımpaşa’ya bir transfer daha
Belçika’nın Genk takımından Dieumerci Ndongala’yı sezon sonuna kadar kiralık olarak kadrosuna katan Kasımpaşa, Belçika’dan bir transfer daha gerçekleştirdi. Süper Lig...
Özkara istifasını göbek atarak kutladı
22 Ocak Çarşamba günü gerçekleşen Schaerbeek belediye meclisi toplantısına katılan Brüksel Bölge Milletvekili ve Schaerbeek Belediye Meclis Üyesi Emin Özkara,...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ