$ DOLAR → Alış: 5,34 / Satış: 5,36
€ EURO → Alış: 6,09 / Satış: 6,11

UYUM KiMiN UMRUNDA?

UYUM KiMiN UMRUNDA?
  • 15.04.2013
  • 660 kez okundu

sevimunalYabancı kökenli sanatçılara yaşama hakkı yok!

Avrupada 50 yıllık bir mazimiz var . Dile kolay tam elli yıl. Üç kuşak.
Endüstrisi hızla gelişen ve savaş sonrasında toparlanan Avrupa, hızla toparlanıp, parlak bir  ekonomiye bürünmeyi de başarmıştı. Fakat daha fazla içşçi gücüne ihtiyaç duymuştu. İşçi teminini yapmayı tercih ettiği ülkeler arasında Türkiyede vardı. Bir çok insan akın akın Türkiyen’in kırsal kesimlerinden ki, bu insanlarımız genelde çiftçilerdi, Avrupaga geldiler. Almanya’ya 30 Ekim 1961 günü ilk işçiler ayak bastıklarında veya Belçikaya 1964’de ilk geldiklerinde çalışıp bir an önce geri dönmekten başka ne düşünmüşlerdi?

Avupalılar da aynı bekleyiş içerisinde olduklarından bu insanları çalışan birer makina gibi görmekten başka bir şey düşünmemişlerdi. Fakat birinci nesil geri dönmemişti. Avrupalı bakışını değiştirmemişti. İkinci nesil doğmuş ve birinci nesil gelecek kaygısıyla  memlekete geri dönmekten sakınmıştı. Çocukları düşünmeliydi. Avrupalı birinci nesle bakışını ikinci nesil üzerinden sürdürdü. Makinalar doğurmuş, çoğalmışlardı. Oysa ikinci nesil konusunda yanılıyorlardı. İkinci nesil eğitim görmek için çırpınıyor hepsi olmasa dahi, ufak bir azınlık Avrupalının kendisine özgü diye adlandırdıkları meseklerere ulaşmayı başarıyorlardı. Avrupalı bunu bilinçli olarak görmemeye, son derece başarılı olan bu gençlere yüz vermemeye devam eder. Bu bağlamda politikaları, yabancı çocukları meslek (zanaatçılığına) itmek olmuştur. Bu politika, pis bir örümcek ağı gibi okullarda yabancı çocuklara bulaşarak önlerini kesmekteydi ve hala devam etmektedir.

Zanaatçı olmak tabiki kötü bir şey değildir. Fakat tercihini avukatlıktan, doktorluktan,mühendislikten vs…. yapmış olan ki, buna kapasitesi olan çocuklara bin dereden su getirterek meslek okullarına yöneltmeye çalışıyorlar. Bu gün yabancı kökenli  politikacıların varlığı, yılmadan, vaz geçmeden bu sisteme, bu pis politikaya ‘hayır’ demiş olan ikinci neslin başarısından dolayıdır. Seçkin mesleklere ulaşarak, çok iyi yerlere gelmeyi başarmışlardır. Bunların azınlık olduğunu düşünebiliriz, fakat göle attığınız bir taş dalgalar yaratarak kıyılara taşırır suyu. Yukarda değindiğim gibi, Belçika veya Avrupa yabancı kökenli işçileri hep birer makina gibi gördü. Bugün Belçika’nın ulusal veya özel kanallarında yabancı kökenli başarılı kişilere dair tek bir program yapılmamaktadır. Bu ülkenin televizyonlarında ancak terörist,potansiyel suçlu veya olumsuz bir örnekle görülebilirsiniz. Uyumdan bahseden politikalar ise uyumsuzluğun devam etmesi adına ne varsa yapıyorlar. Öylesine bir psikoloji yerleştirilmiş ki yabancı kökenli insanların kafasına. Uyum konusu açıldığında ilk suçladıkları kendileri oluyor. Ülke politikalarında çok başarılı ki, tek bir Belçikalı ‘ bu konuda bizde suçluyuz, çünkü kaynaşma adına hiç bir emek sarf etmiyoruz’ demiyor. Belçikada  22 yıldır yabancı kökenli bir sanatçı olarak yaşayan ben dahi uygulanan çifte sıtandart politikalardan ve yıpratıcı sisteminden yoruldum. Tüm bunların dördüncü neslin varlığına dek  değişmesi ümidiyle diyorum.

Sanırım bu yazımdan sonra sanatçı sıfatıyla değil ama ‘ kışkırtıcı yabancı’ sıfatıyla beni Belçika TV’lerinde görebilirsiniz.

Etiketler: / / / /

Yenileme primleri meyvelerini vermeye başladı
Çok ilgi görmesi nedeniyle, Saint-Josse Belediyesi evlerini yenilemek isteyen ev sahibi ve kiracılar bu yeni dönemde de destek olmaya devam...
“İnsan olduğuna inanıyor musun?”
Kendinize insan olmayı yakıştırıyor musunuz?  Yani yeterince insan mısınız?  Hiç ayna karşısına geçip kenidinizi yargıladığınız oluyor mu? Mesela aynada ‘sen...
Başkan Kır: “Nord mahallesinde artık fuhuş yaşanmayacak”
Federal Milletvekili ve Saint-Josse belediye Başkanı Emir Kır, Yenivatan’a verdiği özel röportajda, bir dönem kontrolsüz fuhuşun hakim olduğu Nord mahallesinde...
“Air France” Türkiye’ye geri dönüyor
Aralarında İstanbul’un da bulunduğu birçok Avrupa başkentinden geçen yıl Joon markası ile uçuşlar gerçekleştirmeye başlayan Air France, bundan sonra uçuşlarına yeniden Air...
Afyonkarahisar üç önemli motokros şampiyonasına ev sahipliği yapacak
Türkiye’nin geçen yıl ilk kez ev sahipliği yaptığı Dünya Motokros Şampiyonası’nın bir ayağında gösterdiği organizasyon başarısı üzerine, motor sporları alanında...
Hollanda mahkemesinden FETÖ aleyhine karar
Hollanda’da Rotterdam Mahkemesi, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubuna “hain” ve “terör örgütü üyesi” denmesinin yasal olduğuna hükmetti.  Mahkeme tarafından açıklanan kararda,...
Taşımacılar yeni düzenlemeleri Brüksel’de protesto etti
Belçika’nın başkenti Brüksel’de yüzlerce kara yolu taşımacısı, Avrupa Birliği’nin (AB) sektöre yönelik yeni düzenlemelerini protesto etti. Bulgaristan ve Romanya’daki kara...
AB’den Ar-Ge’ye 318 milyar avro
Avrupa Birliği (AB), 2017 yılında araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) alanına toplam 318 milyar avro kaynak aktardı. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat),...
Almanya’da 3 havalimanında uyarı grevi yapıldı
Almanya’da Köln-Bonn, Düsseldorf ve Stuttgart havalimanlarında güvenlik personeli bir günlük uyarı grevi yaptı. Ver.di sendikasına bağlı çalışanların düzenlediği grevler nedeniyle Köln’de...
AB bankacılık kurumundan kripto paralara kural çağrısı
Avrupa Birliği’nin (AB) bankacılık denetleme kurumu, tüketicileri daha iyi korumak için kripto paralara yönelik yeni kurallar getirilmesi gerektiğini duyurdu. AB üyesi...
Aşırı sağcılar BM Göç Anlaşması’na karşı sosyal medyadan örgütlenmiş
Avrupa’daki aşırı sağcı grupların, sosyal medyadan yaptıkları dezenformasyon ve algı kampanyaları nedeniyle bazı ülkelerin Birleşmiş Milletler (BM) Göç Anlaşması’nı desteklemekten vazgeçtikleri iddia...
Hollanda, ülkedeki suikastlardan İran’ı sorumlu tutuyor
Hollanda, ülkede 2015 ve 2017’de İran asıllı kişilerin suikasta uğramasından İran’ı sorumlu tutuyor.  Hollanda Güvenlik ve İstihbarat Dairesi (AIVD) tarafından...
Milletvekili Özdemir, kadın cinayeti verilerinin detaylı şekilde toplanmasını istedi
Bağımsız milletvekili Mahinur Özdemir, Brüksel Fırsat Eşitliği Bakanı Bianca Debaets’e Belçika’daki kadın cinayetlerinin endişe verici oranı hakkında sorular yöneltti. Bu...
Saint-Josse belediyesi güvenli yeşil alanlara önem veriyor
2017 yılının Eylül ayından bu yana, Saint-Josse Belediyesinin yüzde 97,95’nin sahibi  olduğu  bin 141 belediye lojmanında (HBM) çok geniş bir yenileme ve güvenliğini artırma...
Alman sanayi üretimi geri viteste
Almanya’da sanayi üretimi, kasım ayında  inşaat sanayisi ve tüketim malları üretiminin azalmasının etkisiyle bir önceki aya göre yüzde 1,9 gerileme kaydetti. Böylece...
ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Yakup YURT dedi ki:

    Yaziniz kisa bir özet olsa da görüsleriniz isabetli. Tabii ki uyum iki tarafli bir süreç ve uygulamalar genelde basarisiz. Basarili olanlar ise istisnalar. Sanayilesmis, kalkinmis, sosyal adaleti saglamis, faal nüfus açigini göçmen isçilerle kapatma yoluna gitmis Bati Avrupa ne yazik ki postkolonyal bir yapi ve irkçilik (üstunlük duygusu) Batililarin büyük çogunlulugunun genlerinde var. Yani genetik bir hastalik. Halbuki uyum saglikli iki partner arasinda beklentiler örtüstügünde mümkün. Cesaretinizi kutlarim.

YORUM YAZ