TÜRK EDEBİYATINDA KİMLİK SORUNU ve ÖTEKİLEŞTİRME

TÜRK EDEBİYATINDA KİMLİK SORUNU ve ÖTEKİLEŞTİRME
  • 27.04.2013
  • 879 kez okundu

otekilestirme_konferansBrüksel Yunus Emre Türk Kültür Merkezinde  « Türk Edebiyatında Kimlik Sorunu ve Ötekileştirme »  Konulu söyleşi gerçekleştirdi. Arif Kireççi, Jaklin Çelik, Şeyhmus Diken den oluşan konuşmacılar, farklı kültürlerin yan yana gelip kaynaştığı kültürel iklimde, ötekileştirme olgusunu değerlendirdiler.

Arif Kiremitçi’nin moderatörlüğün de gerçekleştirilen söyleşi programında açılış ve takdim konuşmasını Brüksel Yunus Emre Türk Kültür Merkezi müdürü Rahmi Göktaş gerçekleştirdi.

KİREÇÇİ « CUMHURİYET YERLEŞMİŞTİR »

ilk konuşmacı Arif Kireççi « Osmanlı imparatorluğundan milli devlete dönüşen Türkiye Cumhuriyeti diğer milletlerde olduğu gibi 19.yüzyılda büyük bir dönüşüm sürecine girmişti. Osmanlı imparatorluğu çok uluslu, çok dinli, çok dil’li, çok kültürlü, belki bugün diğer demokrasilerde bile olmayan çok hukuklu bir toplumdu. Birinci dünya savaşında bu sistem çökünce yerine ister istemez yerine bir Milli Devlet kurulması gerekiyordu. Bu dönüşüm sürecindeki sıkıntıları o dönemin Türkiye sinde yaşayan bir çok insan farklı boyutlarda yaşadı. Daha önceki devletin bir ideolojisi yokken Cumhuriyetin bir ideolojisi vardı. Bu ideoloji bir takım hedefleri olan ,bir takım grupları dışlayan bir ideolojiyle hareket etmek zorundaydı. Buna ben zorunluluktu diyorum. O dönem Avrupa’sın da da benzer eğilimler yaygın şekilde  vardı. Bu süreçte yaşananalar bir çok kesimi dışlamış olabilir, Rahatsız etmiş olabilir. Yeniden tanımlamak zorunda bırakmış olabilir. Bu yeniden tanımlama sürecinde  Türkiye içine kapandı ve kendini büyük anlamda ,ima etmek istedi. Maddi ve insani kayıplar büyüktü. Buda ister istemez bir çok sahada, bir çok grupta etnik olsun, dini olsun veya kendi ana unsurunda bile olsa bir takım sıkıntılara yol açtı. Artık bugün bu süreç zannediyorum Cumhuriyetin kurucuları da, o felsefeye  bağlı olanlarda benimle hemfikirdirler ki ; Cumhuriyet yerleşmiştir. Bir takım problemlerini, açıklarını kapatmak için bir fırsat doğmuştur. Bizde çok mutluyuz ki bu fırsatları değerlendirebileceğimiz bir dönemde hissediyoruz kendimizi. Bu süreçte sıkıntılar yaşayan, iki değişik kültürel arka plandan gelen ve aynı şehirden gelen iki yazarımız var. Onlar sizinle kendi tecrübelerini, kendi yaşadıklarını edebi veya politik düzlemde paylaşacaklar. » diyerek sözü Şeyhmus Diken’e bıraktı.

ŞEYHMUS DİKEN «TEK PARTİ DÖNEMİ BÜLBÜL ÖTÜŞLÜ KANARYALAR YARATTI      »

Konuşmasına Kürtçe diye başlayan  Diken ” Sizlere Kürtçe seslendim. Nedeni ötekileştirilen bir Kürt olduğum için kendi anadilimle size «İyi akşamlar, Merhaba » deme hakkımı kendimde buldum umarım bir empati kuracağız karşılıklı olarak bu ilk söz üzerine ” ifadelerini kullanarak konuşmasına başladı.

Eminim ki siz buraya bizim Türk Edebiyatında Kimlik Sorunu ve Ötekileştirme  başlığı altındaki sohbetimize ötekileştirme ve kimlik meselesinin genel konusunu dinlemeye gelmediniz. Daha çok bizim özgün alanımızla ilgili  kendi kimlik yol yürüyüşümüz  üzerinden nasıl bir ötekileştirmeye kurban gittiğimizin hikayesini dinlemek size daha ilginç geleceği için bu akşam buraya geldiğinizi düşünüyorum. Ben de bu çerçevede  sizlerle sohbet etmek istiyorum  şeklinde konuya giriş yapan Yazar Diken “Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan itibaren tarihine baktığımızda Kürtlerin, Kürt sorununun bu günde Türkiye de baş  sorunu olan ve siyasal iktidarı ve Devleti de çok yakından ilgilendiren meseleyle 90 yıllık Cumhuriyet boyunca haşır neşir olduğunu hepimiz biliyoruz. İster Türkiye de yaşasın, İster diaspora kimliğiyle dışarıda sürgün yaşasın, ister gönüllü olarak çeşitli bedenlerde ülkesinin dışında hizmet yürüten, çalışan insanlar olsun bu sorunla haşır-neşir olduğunu hepimiz biliyoruz. Tek parti dönemi ile birlikte 50 lere 60 lara kadar ki sürece baktığımızda Kürtlerin ciddi anlamda Edebiyat eserlerinde ötekileştirildiklerini, yani yoksulluk, sömürü, zor, şiddet, namus, öç alma, eşkiyalık, kaçakçılık, gibi şehirli okura çoğu kez ilginç gelebilecek tasvirler adeta cehaletle eşdeğerde varsayılarak Kürtlük üzerinden onunla eşleştirilerek anlatıldığını bir çok edebiyat metninde rastladığımızı bilmenizi isterim. Kürtlerin Anadolu mezopotamya toprakları üzerinde, hatta ortadoğu üzerinde bir millet olduğu, özgün kültürleri olduğu, toplumsal çelişkilerinin yalnız sınıfsal değil, aynı zamanda ulusal yönünün de olduğunu neredeyse Türk Edebiyatının özellikle Tek parti dönemindeki hiç bir metninde rastlamadığımızı bilmenizi isterim. Bunun elbette istisnai örnekleri vardır.

Biz Türkiye’de ötekileştirme meselesine baktığımızda özellikle redçi, inkarcı, asimilasyoncu Tek parti döneminin politikasına baktığımızda tam da bizim bu meselenin bu günkü konumuzla özdeşleştiğini görürüz. Bunun bariz  ben bir örneğini kendi şahsımda görüyorum. Ve onu ruhuma, bedenime, dimağıma kadar yaşadığımı söylemek istiyorum. Gerçek manada Bülbül ötüşlü kanaryalar yarattı tek parti dönemi. Yani en az bir Türk kadar Türkçeyi çok iyi konuşan, Türkçeyi çok iyi yazabilen, Hatta bir çok Türk’ten daha iyi Türkçeyi yazabilen Kürtler, Ermeniler ama Türk kimliği üzerinden Kürt olmadığı telaffuz edilen Kürtler, Ermeniler yaratıldı bu toplumda »dedi.

Ötekileştirmenin artık hiç kimsenin yarasına merhem olmayacağını ağır bedeller ödeyerek öğrendiklerinin  altını çizen Şeyhmus Diken « Umarım bu olumlu rüzgar özellikle politik manada esen Kürt meselesinin demokratik yollarla çözümüne dair bu barış süreci bir yol kazasına uğramadan aklı selimle yürür. Bizde eli kalem tutan, yazan çizen şahsiyetler olarak hiç bir kimliğin diğerine baskın gelmeyeceği, eşitler üzerinden bir kültürel dialoğ ortamının yürüyebileceği, ötekileştirilmeyen hiç kimsenin ,hiç bir halkın, hiç bir etnisetenin, hiç bir mezhebin  yada hiç bir dinin birbirini ötekileştirmeden Türkiye’nin o zengin atmosferi içerisinde yürüyebileceğimiz bir dünyanın kurgusunda gelecek beklentisinde bir düşünce kulvarına girelim ve hayatımızı böyle bir gelecek üzerine kurgulayalım »sözleriyle konuşmasını noktaladı.

Jaklin Çelik diğer yazarlardan farklı bir sunum gerçekleştirmek istediğini dile getirerek konuşmasını yazdığı metin’den  okudu.

Çelik ;Türk edebiyatının tarihçesi, antropolojik ilişkileri ve günümüz insanlarının yaşadığımız çevrede politika’yla edebiyatın nasıl yan yana gittiğinden bahsederek   Apolitik bir edebiyat’ın yararından çok zararı olduğunu ifade ederek « edebiyat acılarla besleniyor, kendi sürecini geçip edebiyatımızın hak ettiği yere geleceğine inanıyorum »dedi.

Çelik ayrıca ‘Türk edebiyatında Ermenilerin, Rumların ve de Yahudilerin  daha çok olumsuz  bir imaj bırakacak bir şekilde işlendiğini ve bunun sonucu olarak güncel hayatta da insanların bunlardan olumsuz olarak etkilendiklerinin altını çizdi.

SÖYLEŞİDEN NOTLAR

Konuşma sonunda yazarlar izleyicilerden gelen soruları da cevaplandırdılar. Ülkemiz Türkiye’de yürütülen açılım politikası ve sürdürülen  barış sürecinde Belçika’nın Başkenti Brüksel’de etnik kimlik sorunlarıyla ilgili  bir konuda görüşlerini tek taraflı olarak açıklayan yazarlara karşıt görüşte bir soru yöneltilmemesi ve salondaki katılımcı sayısının azlığı dikkat çeken notlarımız arasındaydı.

Haber/Fotoğraf:Şükrü Sağlam www.yenivatan.be2013

Etiketler: / / / / / / / /

Kır, Emirdağ ve köylerini ziyaret edecek
Federal Milletvekili ve Saint-Josse Belediye Başkanı Emir Kır 25 -30 Temmuz tarihleri arasında Emirdağ ve yöresinde çeşitli temaslarda bulunmak amacıyla...
Bilgi Üniversitesi’nde coşkulu mezuniyet töreni
İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü’nde mezuniyet töreni mezunların keplerini havaya atmasıyla kutlandı. Coşkulu ve geniş katılımla mezun olan öğrencilerin aileleri ve...
Kürşat Zengin’in yeni teklisi “Kalbim” çıktı
Geçtiğimiz günlerde Dark’n Dark Music etiketiyle yayınlanan “Kalbim” adlı teklisiyle Kürşat yine büyük ilgi alıyor. Henüz bir hafta gibi bir...
Avusturya’nın AB Dönem Başkanlığı
(AA) –  Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, “2027’de planlanan Avrupa sınırlarını koruyan FROTEX memurlarının sayısını 10 bine çıkarılmasını 2020’ye...
Brüksel’de Trump protestosu
(AA) – ABD Başkanı Donald Trump, gelecek hafta düzenlenecek NATO zirvesi için geleceği Belçika’nın başkenti Brüksel’de binlerce kişi tarafından protesto edildi....
Kırmızı Şeytanlar Brezilya’yı çarptı
(AA) – 2018 FIFA Dünya Kupası çeyrek final mücadelesinde Belçika, Brezilya’yı 2-1 mağlup ederek yarı finale yükseldi. Belçika, yarı finalde...
Özkara, İslamofobik saldırının üzerine gidilmesini istedi
Brüksel Bölge milletvekili ve Parlamento Başkan Vekili Emin Özkara, Brüksel Hükümeti Başbakanı Rudi Vervoort’a, artan ‘islamofobi’ olayları ile ilgili olarak...
Michelin’den tatil yolculukları için sürücülere uyarılar
(AA) – Michelin uzmanları, hava sıcaklıkları ile lastik aşınmalarının artması sonucu kaza riskinin artabileceğine işaret ediyor. Michelin’den yapılan açıklamaya göre,...
Hamarat, başörtülü bayana yapılan ırkçı saldırıyı kınadı
Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) Belçika Bölge Başkanı Basir Hamarat, 2 Temmuz 2018 tarihinde Belçikanın Anderlues șehrinde yașanan ırkçı saldırıyı șiddetle...
BİF Belçika’da başörtülü genç kıza yapılan saldırıyı esefle kınadı
Belçika İslam Federasyonu, yayınladığı bir mesajla, 2 temmuz 2018 tarihinde Anderlues şehrinde 19 yasında müslüman genç bir bayanın darp edilme olayını...
Fransa’nın en zenginleri servetlerini üçe katladı
(AA) – Fransa’da ülkedeki en zengin 500 iş adamının servetinin son 10 yılda üçe katlanarak 650 milyar avroya ulaştığı ve avro...
Beş yıl sonra gelen altın madalya
(AA) – Türkiye, Dünya Yıldızlar Güreş Şampiyonası’nda erkekler serbest stilde 5 yıl sonra altın madalya kazandı. Türkiye Güreş Federasyonundan yapılan açıklamaya...
Saint-Josse belediyesinden mağdur esnafa yardım eli
Saint-Josse Belediyesi, cadde üzerinde yapılan yenileme çalışmaları yüzünden mağdur olan esnafa yardım elini uzatıyor. Belediye meclisinde bu hafta gerçekleştirilen yönetim...
Dünya ve Avrupa kick boks şampiyonaları Türkiye’de yapılacak
(AA) – Türkiye Kick Boks Federasyonu Başkanı Salim Kayıcı, “Sporseverlere bir müjde vermek isterim. 2019 Dünya Kick Boks Şampiyonası kasım...
Osmanlı’yı denizler hakimi yapan Kaptanıderya: Barbaros
(AA) – İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İdris Bostan, Barbaros Hayreddin Paşa’nın yaşadığı devirde dünya çapında politika üreten bir...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ