SANAT, SANATÇI, ESER

SANAT, SANATÇI, ESER
  • 18.02.2013
  • 294 kez okundu

sevimunalDeğerli Yeni Vatan okurları,
Bundan böyle bu köşede sizlerle olacağım. Yazılarım genellikle sanat üzerine olacak.
Bazen katılmış olduğum sanatsal veya eğitim ağırlıklı faaliyetlerle ilgili haberlerde olacaktır.
Yeni Vatan’da  yazılarımla, sizlere ulaşırken, sizlerden de yazılarımla ilgili yorumlar gelirse çok sevinirim. Böylece sizlerin de sanatla ilgili fikirlerini almış olacağım, bu da benim için çok ama çok değerlidir.
Günümüzde, ne yazık ki, Avrupa da Türk kökenli sanatçılar olarak çok geniş bir nüfusu oluşturmuyoruz ve sanatsal olarak aktivitelerimiz de çok fazla değil. Zamanla çoğalıp artacağımızdan ve çok değerli üretimlerde bulunacağımızdan eminim.
Bunu da ancak sanatsal faaliyetlere giderek, destek olarak, anlamaya çalışarak yapabiliriz. Sanat’taki klişeleri de yıkmak yine bize düşüyor. Nedir bunlar? Örneğin anlamadığınız bir yapıtı sanatçısına sorma cesareti, anlamadığınız bir edebi yazıyı, heykeli, resmi, dansı, tiyatro oyununu şiiri vs….. Sorma cesareti.
Güncel sanat adı altında  sanat ve edebiyat çok yol almıştır.  Bunla ben şöyle düşünüyorum, ‘sanat’ın her dalı kendi içerisinde farklı bir devrime yol açma sevdasındadır’. Bu da en çok  seyirciyi, okucuyu, izleyiciyi  vs…. zor durumda bırakıyor. Çünkü anlaşılmama riski artıyor. Post modernist akımlar, surrealist yaklaşımlar, soyut çalışmalar vs….   Seyirciyi, okuru, izleyiciyi daha fazla düşünmeye, araştırmaya itiyor. Peki bu kötümü? Tabiki, sanat’ın veya edebiyatın bir anlamda yapmak istediği de budur, fakat sanat ve edebiyatla ilgili fazla ilgisi olmayan, bu konulara çok sonra ilgi duymaya başlayan okur, izleyici, seyirci için sanat ve edebiyat içinden çıkılmaz, anlaşılmaz bir hal alabilir. Okur, izleyici, seyirci cesaretini toplayıp, her şeyi daha net anlama adına eser sahibine (sanatçıya) yönelteceği sorularla bu zorlukların üstesinden gelip, günümüz sanat’ı ve edebiyatı daha rahat çözebilir.

‘Soru sorarsam, beni hiç bu işlerden anlamıyor diye küçümserler’ düşüncelerinizi çöpe atın. Bu tarz klişeler sizleri her şeyden geri bırakır.  Uzun sözün kısası, kendinizi sanat ve edebiyattan mahrum bırakmaya hakkınız olmadığını bir düşünün. Şimdiden herkese iyi okumalar , sanat ve edebiyat dolu günler diliyorum.

SANAT, SANATÇI, ESER

Sanat eseri, esrarengiz, anlaşılmaz, garip, mistik bir şekilde doğar, gerçek sanat yapıtı ‘sanatçının içinden’ ondan ayrılarak, bağımsız bir hayata kavuşur, kişilik haline  gelir. Bağımsız, zihin soluyan bir özne olur ve aynı zamanda bir varlık olarak maddi, somut bir hat sürer. Demek ki, kayıtsızca ve rastgele oluşmuş , zihinsel hayatın içinde de kayıtsızca, dolaşıp duran bir görüntü değildir.

Sanat bir bütün olarak ele alındığında, boşlukta akıp kaybolan  nesneler üreten amaçsız yaratma işi değildir, amacı olan bir güçtür. İnsan ruhuna, gelişimine hizmet etmek zorunda olan bir öğedir. Sanat bu görevden kaçınırsa, sanatın yerine geçebilecek başka bir seçenek olmadığından, bu yer boş kalmaya mahkum olacaktır. Sanatsızlığın yapıcı, iyileştirici, oluşturucu gücünden yoksun kalmak ruhsal yıkıma sebep verecektir. İnsan var olduğu sürece, ihtiyaç duyduğu ruhsal tatmine sanatla ulaşmıştır, bundan dolayı sanatsız olmayı düşünmek havasız kalmaya benzeyecektir.

Sanatçı kişinin üretmeden yaşamaya hakkı yoktur, bu dolayısıyla görevsizlik getirecektir ve görevsiz bir sanatçı, sanatçı olmak gibi bir erdemi taşıma yüküne giremeyecektir. Sanatçı oluşturmak, üretmek ve sunmak zorundadır. Oluşturduğu her öğe onu sanatın kölesi kılar. Sanat köleliğinin karşılığı ise tamamlamış oluğu eserinden aldığı tuhaf hazdır. Neden tuhaf? Biten her eser, sanatçıya yarım kalmış bir eser duygusu verir, ıstırap, tatminsizlik, ‘daha iyisini yaparım’ duygusu olarak onda yankılanır. Sanatçının seçeneksiz olarak kabullendiği görevi olan yaratıcılıktır. Schuman’ın da bir sözünde değindiği gibi ‘İnsan kalbinin derinine ışık göndermek sanatçının ödevidir’.
Tüm bu duygular sanata olan kölece tutkusunun bedelidir. Bu duyguları yitirmek gibi bir lüksüne ise sahip değildir.  Yaratıcılık kölelik gerektirir ve bedeli ağırdır. Sanatçının en çok farkında olduğu şey ise budur. Bu duyguların bitmesi sanatçının sonunu hazırlayan tek atışlık bir mermi gibidir. Bundan dolayı sanat, sanatçıyı, sanat’ın kölesi kılarken aynı zamanda onu özgürlüğe götüren tek çıkış yoludur.

Tatlı seslerin uyumuna kapılmayan,

Kahpeliğe,haydutluğa,hileye yarar,

Gönlünün kımıltısı gece gibi bulanıktır,

Böylesine güvenme! Müziğe kulak ver!

(Shakespeare)

Sevim Ünal

Etiketler: /

İsviçre’de İslam’ın resmi din olarak tanınması tartışmaları
(AA) – İsviçre Sosyal Demokrat Partisinin lideri Christian Levrat, İslam’ın resmi din olarak tanınması önerisini tekrarladı. Levrat, Diyanet İşleri Başkanlığının, ülkesindeki faaliyetlerine...
Almanya’da hükümet kurma çalışmalarının başarısızlıkla sonuçlanması
(AA) – Almanya Başbakanı ve Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Angela Merkel, Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin, Hür Demokrat...
Sait Köse, yeni açılan Street Workout parkurunu tanıttı
Schaerbeek Belediyesi’nde Spordan Sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Sait Köse, özellikle vücut geliştirmek isteyen gençler için Terdelt parkına yaptırılan Street Workout...
Brüksel’de Türkçe medyanın dünü ve bugünü ele alındı
Bruxelles Korner Medya kurumunun London Restoran’da ev sahipliği yaptığı etkinlikte “Türk Basınının Dünü Bugünü ve Anadolu Ajansının Medya Sektörü’ndeki Yeri”...
“Mercedes” denince akla gelen ilk adres “SNG Cars”
Otomobil sektöründe ikinci el yedek parça ile diğer ikinci el otomobil pazarında yıllardır başarıyla hizmet veren SNG Cars, “Mercedes ikinci...
Belçika’da “Tır” gelin arabası oldu
Belçika’nın Anvers şehrinde evliliğe adım atan genç çift, gelin arabası olarak lüks otomobil yerine dorsesiz tırı tercih etti. Aslen Konya’nın...
Houthalen’de Türkülerle Türkiyem etkinliğinin 2.si düzenlendi
Belçika’nın Limburg Bölgesi yerleşim birimlerinden Genk ve Maasmechelen şehirlerinde bulunan Eisden ve Winterslag Ülkü Ocaklarının ortaklaşa düzenlediği “Türkülerle Türkiyem” etkiliği...
AB zirvesinde “bayat sandviç” tartışması
(AA) – İsveç’in Göteborg kentinde Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla dün başlayan “Adil İş ve...
Frankfurt’ta tramvayda Almanların da katılımıyla “Gaziantep meşk gecesi”
(AA) – Frankfurt Gaziantep Derneği, Frankfurt’taki Türk toplumu temsilcilerinin, Alman vatandaşlarının, siyasetçilerin ve iş adamlarının katılımıyla nostaljik tramvay içerisinde “meşk...
“Ayla” manevi babasına özlemini anlattı
(AA) – Türkiye’nin Oscar için “Yabancı Dilde En İyi Film” kategorisinde aday adayı gösterdiği “Ayla” filmi ile hikayesi beyaz perdeye...
Azerbaycan’dan ayrılıkcı tehditlere Brüksel’den cevap
Dünya Barışını tehdit eden etnik-ayrılıkcı haraketlerin olumsuz etkileri Azerbaycan Diaspora Bakanlığı`nın ve Avrupa Azerbeycan Kongresi`nin girişimi ile 20-21 Kasım tarihlerinde...
MÜSİAD yurt dışı ağını genişletiyor
(AA) – Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), yurt dışı şube açılışları ve temsilcilik atamalarıyla uluslararası arenadaki markasını güçlendiriyor. Dernekten...
“Cep Herkülü” vefat etti
(AA) – Olimpiyat ve dünya şampiyonu eski milli halterci Naim Süleymanoğlu, tedavi gördüğü hastanede 50 yaşında yaşamını yitirdi. Karaciğer naklinin ardından tedavisi Ataşehir...
“Sanal Şeyh Lawrence’ler türedi”
Osmanlıyı çökerttiler Osmanlı’nın son dönemi Arap ayaklanmasını başaran İngiliz ajanı şeyh Lawrence’yi duymayan bilmeyen yoktur. Beyaz bornoz ve abbase ile Arap...
Yeni Jeep Wrangler gün yüzüne çıktı
(AA) – Yeni Jeep Wrangler, maceraseverlerin karşısına 29 Kasım’da Los Angeles Auto Show’da çıkacak. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Jeep’in efsanevi Wrangler...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ