“MELEĞİMİN KANADINI KIRDILAR…”

“MELEĞİMİN KANADINI KIRDILAR…”
  • 18.02.2015
  • 1.041 kez okundu

Gencecik kızını toprağa verirken böyle feryad ediyor baba Mehmet Aslan. Özgecan kardeşimizin başına gelenler hepimizi derinden yaraladı… Kendi kızımızın, kendi kardeşimizin başına gelmişcesine yüreğimiz yandı… Haber proğramlarında yaptığı konuşmaları dikkatle ve hayretle dinledim. Adeta tüm dünyaya ders veriyordu. Toplumun her kesiminden insanlar: anne babalar, eğitmenler, alimler ve Devlet, Adalet’in temsilcileri Hukukçular… Herkes kendi payına düşen dersi ve sorumluluğu acılı babanın konuşmalarından alabilirdi.

Öyle güzel yaratılmışız ki, fıtratımız gereği, her zaman iyiliğe, doğruya ve güzele yatkın bir mevcudiyetten ibaretiz. Ruh, Kalp ve Beden üçlüsü, fıtratın aydınlık yolunu takip eder. Ancak Ruhun pürüzsüz kalabilmesi için, onun muhafazası şarttır. Çünki onu tahrip etmeye çalışan kötüye ve çirkine meyilli güçler vardır: Kainat kurulduğundan bu yana zehrini akıtmaya çalışan, içimizde bir yerlerde bulunan Nefs, ve şeytanî arzu ve isteklerin esiri olmuş, nûru elinden alınmış, kalbi mühürlenmiş insanlar…

Son zamanlarda artan tecavüz, çocuk kaçırma olayları ve en son Özgecan’ın başına gelen elim olay… Savunmasız, psikoloji öğrencisi masum bir genç kızın vicdansızca kullanılması, tam da bu kirlenmenin ve mühürlenmenin eseridir.

Bu tür olaylar, mevcut toplumsal hastalıkların bir kat daha artmış olmasına neden oluyor. Nasıl mı? Zaten kuşkulu ve güvensiz bir millet iken, şimdi hepten paranoyak oluyoruz. Anne-babalar (doğal olarak) çocuklarının bir sokak ötedeki okullarına tek başlarına gitmelerine izin veremez oluyorlar. Üstüne bir de, “aman yavrum, biri arabasıyla sana yaklaşır, adres sorarsa, oradan hemen kaç, sakın cevap verme” diyerek çocuklarımıza kimseye güvenmemeyi ve şüpheci olmayı zorla öğretmek durumunda kalıyoruz…

Toplumu ayakta tutan ve âsayişi sağlayan iki tür kontrol vardır : Biri otokontrol mekanizması olan VİCDANIMIZ, diğeri ise dışarıdan gelen kontrol olan HUKUK SİSTEMİ. Birbirini tamamlayıcı olan bu iki sistem, tek başına kaldığında eksik ve yetersizdir. Bir Devlet’de bu iki mekanizma yara aldıysa eğer, özgüvensiz hastalıklı toplumlara gebeyiz demektir…

İlk mekanizma, yani VİCDAN, hepimizin ahlakî sorumluluklarıdır: attığı her adımda, her davranışta, insanın kendisini tartmasıdır vicdan. Yalan söylediğimizde, sözümüzde durmadığımızda, birileri bizim yüzümdüzden haksızlığa uğradığında yüreğimiz sızlamıyorsa eğer, yanlışa yöneldiğimizde samimi bir pişmanlık hissetmiyorsak, kırdığımız kalp karşısında derin bir üzüntü duymuyorsak, vicdanımızda bir sorun var demektir. Böyle bir vahşeti işlediği halde, mahkemede ifadesini değiştirip Hakimden “indirim” talep eden cani yaratık gibi. İşte ahlakî sorumlulukları yerine getirmeyen insan hem cahil, hem de böyle zalim olur.

Bazen Nefs, vicdandan ağır basabilir. Burada devreye ikinci kontrol, “Kânuni Müeyyide” dediğimiz Hukuk Sistemi girer. Adaletin sağlanması için, madurların maduriyetinin giderilmesi için ve toplum düzeninin korunması için cezai sistem elzemdir. Özgecan gibi tertemiz gençlerin herşeye rağmen iyilikten yana olmasını istiyorsak, ciğeri yanan anne-babaların yüreğine su serpmek istiyorsak, kısacası insanlıktan umudumuzu kesmemek ve vicdanımızı hâlâ canlı tutmak istiyorsak, zalimlerin caydırıcı cezalarla (idam, müebbet hapis gibi) adil bir Hukuk sistemi tarafından yargılanmaları olmazsa olmazdır.

Kötülüğe hizmet eden, kalbi kararmış çok insan var, kabul. Ancak tam ümidimizi kestiğimiz anda, Yaradan (c.c) imdadımıza yetişiyor ve umut dolu ayetini kulağımıza fısıldıyor: “İyiliğin karşılığı, yalnız iyilik değil midir?” (Rahman/60).

Özgecan’ın kız kardeşine mikrofon uzatıldığında: “Herkese yalvarıyorum. Birbirinizi sevmeyi öğrenin. Okullarda dersleri bir kenara bırakalım, önce İnsanlık ve Sevgi dersleri olsun” diye haykırıyor. Kötülüğün hakim olduğu bir dünyada, herşeye rağmen, inatla ve ısrarla, merhamet etmeye ve vicdanımıza kulak vermeye devam edeceğiz. Bize kendi Ruhundan üfleyen Yaradan, bir yandan Kötülüğe karşı dimdik mücadele etmek, adaletten ayrılmamak için akıl, irade ve hukuk silahını sunarken, diğer yandan, Rahman sıfatının tecelli etmesi için Vicdanı kalplerimize yerleştirmiştir.

Metanetli baba Mehmet Aslan’ın şu sözlerine kulak verelim: “Masallarla büyüdük. Bir varmış, bir yokmuş. Bir Özge varmış, bir Özge yokmuş. Sevgi geldi saygı geldi cihana, biz yarattık dediler. Bizler sevmesini saymasını öğretmeye geldik cihana. Her sabah uyandığımızda, acaba ben bir insanı nasıl sevindirebilirim, nasıl faydalı olabilirim diyebilirsek, o zaman herşey farklı olacaktır”. Evlatlarımıza bırakabileceğimiz en kıymetli miras, İnsanı sevmektir. Ve bu sevgi, ancak onların tertemiz ruhlarını muhafaza edecek Adaletli bir Hukuk sistemi ve Vicdan değerlerinin korunmasıyla olacaktır.

Sevgili meslekdaşım, sen gittin, ama giderken görevini en güzel şekilde yerine getirdin. Mekanın cennet olsun.

Saygılarımla,
Cemile TETİK

Etiketler: / / / / / / /

“Emirdağ”
Özlemim sana Emirdağ, Kışın boşalırsın yazın dolar, Pınar başında kuzun var, Özlemim sana Emirdağ. ** Karlı dağında kurdun kuşun, Hay...
Başkan Vilmos’dan Türk Macar İşadamları Derneği’ne Ziyaret
Bu yılın Haziran ayında Kırklareli Kavaklı Belediye Başkanı Gürel Koşdemir ile Türkiye’de kardeş şehir protokolü imzalayan, Szabadbattyán Belediye Başkanı Polyák...
Korkmazer: “Belçika Türk toplumu için önemli bir gün olacak”
Belçika Fenebaçeliler Derneği Başkanı Mahmut Korkmazer ve yönetim kurulu üyeleri, UEFA Avrupa ligi D grubunda 25 Ekim Perşembe günü Brüksel’de...
Formula 1’de sıradaki durak ABD
(AA) – Formula 1 Dünya Şampiyonası’nda heyecan, ABD’nin ev sahipliği yapacağı sezonun 18. yarışıyla sürecek. Teksas eyaletinin başkenti Austin’de bulunan 5 bin...
Sait Köse, partisi Defi’den istifa etti
Belediye seçimlerine 3.sırada yer aldığı Belediye Başkanı Listesi’nden istifa eden ancak belediyeki görevini sürdüren Belediye Başkan Yardımcısı Sait Köse, partisi...
Avrupalıların yarısı AB’nin gidişatından memnun değil
(AA) – Avrupa Birliği (AB) vatandaşlarının yüzde 50’sinin AB’nin gidişatından memnun olmadığı ortaya çıktı. AB’nin resmi anketlerini düzenleyen “Eurobarometer” 8-26...
Rubin Kazan’a Avrupa’dan bir yıl men
(AA) – UEFA, Rusya kulübü Rubin Kazan’ın Avrupa kupalarından bir yıl men edildiğini duyurdu. UEFA’dan yapılan açıklamada, Rubin Kazan Kulübünün mevcut finansal fair...
Hasan Koyuncu: “Çalışmalara kaldığımız yerden devam edeceğiz”
Belediye seçimlerinde 2 bin 581 oy ile Schaerbeek Belediye Başkanı Bernard Clerfayt’ten sonra en çok tercih oyu alan Hasan Koyuncu,...
Pınar Karşıyaka Belçika’da istediğini aldı
(AA) – Pınar Karşıyaka Erkek Basketbol Takımı, FIBA Avrupa Kupası C Grubu’ndaki ilk maçında Belçika temsilcisi Spirou Basket’i 86-77 mağlup etti....
Brüksel polisi, AB Liderler Zirvesi gününde “hastalandı”
(AA) – Belçika’nın başkenti Brüksel’de 500’ün üzerinde polis, çalışma koşulları ve emeklilik şartlarını, AB Liderler Zirvesi günü hastalık izni kullanarak...
BAF’tan öksüz ve yetimlere ücrestsiz spor imkanı
BAF Spor Okulu’nun Müdürü Oğuz Gençoğlu, başlatılan yeni bir projenin duyurusunu yaptı. Her sene yeni bir projeyi faaliyete geçiren BAF...
AB halkının yüzde 22,5’i yoksulluk sınırında
(AA) – Avrupa Birliği (AB) vatandaşlarının yüzde 22,5’i yoksulluk sınırında yaşıyor. Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) yayımladığı verilere göre, AB vatandaşlarının...
“Yemen – Büyük Türk Mezarlığı”
Yemen’e gidip de dönebilen dedem Gazi Ahmet Çavuş’un aziz hatırasına. Yemen, Türk hafızasında bir ölüm ülkesidir. Oraya gidenler bir daha...
Schaerbeek ile Saint-Josse derbisinde puanlar paylaşıldı
Bölgesel P1 liginde Brüksel derbisi olarak kabul edilen Crossing Schaerbeek ile FC Saint-Josse arasında oynanan maç sonrası iki takım puanları...
“Talihsiz Köylü”
Manav açtım satamadım çürüdü, Ağaç diktim meyvesi yok kurudu, Buğday ektim, otlar sardı yürüdü, Düz ovada bulamadım YOLUMU. ** Kaynak...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ