“MELEĞİMİN KANADINI KIRDILAR…”

“MELEĞİMİN KANADINI KIRDILAR…”
  • 18.02.2015
  • 784 kez okundu

Gencecik kızını toprağa verirken böyle feryad ediyor baba Mehmet Aslan. Özgecan kardeşimizin başına gelenler hepimizi derinden yaraladı… Kendi kızımızın, kendi kardeşimizin başına gelmişcesine yüreğimiz yandı… Haber proğramlarında yaptığı konuşmaları dikkatle ve hayretle dinledim. Adeta tüm dünyaya ders veriyordu. Toplumun her kesiminden insanlar: anne babalar, eğitmenler, alimler ve Devlet, Adalet’in temsilcileri Hukukçular… Herkes kendi payına düşen dersi ve sorumluluğu acılı babanın konuşmalarından alabilirdi.

Öyle güzel yaratılmışız ki, fıtratımız gereği, her zaman iyiliğe, doğruya ve güzele yatkın bir mevcudiyetten ibaretiz. Ruh, Kalp ve Beden üçlüsü, fıtratın aydınlık yolunu takip eder. Ancak Ruhun pürüzsüz kalabilmesi için, onun muhafazası şarttır. Çünki onu tahrip etmeye çalışan kötüye ve çirkine meyilli güçler vardır: Kainat kurulduğundan bu yana zehrini akıtmaya çalışan, içimizde bir yerlerde bulunan Nefs, ve şeytanî arzu ve isteklerin esiri olmuş, nûru elinden alınmış, kalbi mühürlenmiş insanlar…

Son zamanlarda artan tecavüz, çocuk kaçırma olayları ve en son Özgecan’ın başına gelen elim olay… Savunmasız, psikoloji öğrencisi masum bir genç kızın vicdansızca kullanılması, tam da bu kirlenmenin ve mühürlenmenin eseridir.

Bu tür olaylar, mevcut toplumsal hastalıkların bir kat daha artmış olmasına neden oluyor. Nasıl mı? Zaten kuşkulu ve güvensiz bir millet iken, şimdi hepten paranoyak oluyoruz. Anne-babalar (doğal olarak) çocuklarının bir sokak ötedeki okullarına tek başlarına gitmelerine izin veremez oluyorlar. Üstüne bir de, “aman yavrum, biri arabasıyla sana yaklaşır, adres sorarsa, oradan hemen kaç, sakın cevap verme” diyerek çocuklarımıza kimseye güvenmemeyi ve şüpheci olmayı zorla öğretmek durumunda kalıyoruz…

Toplumu ayakta tutan ve âsayişi sağlayan iki tür kontrol vardır : Biri otokontrol mekanizması olan VİCDANIMIZ, diğeri ise dışarıdan gelen kontrol olan HUKUK SİSTEMİ. Birbirini tamamlayıcı olan bu iki sistem, tek başına kaldığında eksik ve yetersizdir. Bir Devlet’de bu iki mekanizma yara aldıysa eğer, özgüvensiz hastalıklı toplumlara gebeyiz demektir…

İlk mekanizma, yani VİCDAN, hepimizin ahlakî sorumluluklarıdır: attığı her adımda, her davranışta, insanın kendisini tartmasıdır vicdan. Yalan söylediğimizde, sözümüzde durmadığımızda, birileri bizim yüzümdüzden haksızlığa uğradığında yüreğimiz sızlamıyorsa eğer, yanlışa yöneldiğimizde samimi bir pişmanlık hissetmiyorsak, kırdığımız kalp karşısında derin bir üzüntü duymuyorsak, vicdanımızda bir sorun var demektir. Böyle bir vahşeti işlediği halde, mahkemede ifadesini değiştirip Hakimden “indirim” talep eden cani yaratık gibi. İşte ahlakî sorumlulukları yerine getirmeyen insan hem cahil, hem de böyle zalim olur.

Bazen Nefs, vicdandan ağır basabilir. Burada devreye ikinci kontrol, “Kânuni Müeyyide” dediğimiz Hukuk Sistemi girer. Adaletin sağlanması için, madurların maduriyetinin giderilmesi için ve toplum düzeninin korunması için cezai sistem elzemdir. Özgecan gibi tertemiz gençlerin herşeye rağmen iyilikten yana olmasını istiyorsak, ciğeri yanan anne-babaların yüreğine su serpmek istiyorsak, kısacası insanlıktan umudumuzu kesmemek ve vicdanımızı hâlâ canlı tutmak istiyorsak, zalimlerin caydırıcı cezalarla (idam, müebbet hapis gibi) adil bir Hukuk sistemi tarafından yargılanmaları olmazsa olmazdır.

Kötülüğe hizmet eden, kalbi kararmış çok insan var, kabul. Ancak tam ümidimizi kestiğimiz anda, Yaradan (c.c) imdadımıza yetişiyor ve umut dolu ayetini kulağımıza fısıldıyor: “İyiliğin karşılığı, yalnız iyilik değil midir?” (Rahman/60).

Özgecan’ın kız kardeşine mikrofon uzatıldığında: “Herkese yalvarıyorum. Birbirinizi sevmeyi öğrenin. Okullarda dersleri bir kenara bırakalım, önce İnsanlık ve Sevgi dersleri olsun” diye haykırıyor. Kötülüğün hakim olduğu bir dünyada, herşeye rağmen, inatla ve ısrarla, merhamet etmeye ve vicdanımıza kulak vermeye devam edeceğiz. Bize kendi Ruhundan üfleyen Yaradan, bir yandan Kötülüğe karşı dimdik mücadele etmek, adaletten ayrılmamak için akıl, irade ve hukuk silahını sunarken, diğer yandan, Rahman sıfatının tecelli etmesi için Vicdanı kalplerimize yerleştirmiştir.

Metanetli baba Mehmet Aslan’ın şu sözlerine kulak verelim: “Masallarla büyüdük. Bir varmış, bir yokmuş. Bir Özge varmış, bir Özge yokmuş. Sevgi geldi saygı geldi cihana, biz yarattık dediler. Bizler sevmesini saymasını öğretmeye geldik cihana. Her sabah uyandığımızda, acaba ben bir insanı nasıl sevindirebilirim, nasıl faydalı olabilirim diyebilirsek, o zaman herşey farklı olacaktır”. Evlatlarımıza bırakabileceğimiz en kıymetli miras, İnsanı sevmektir. Ve bu sevgi, ancak onların tertemiz ruhlarını muhafaza edecek Adaletli bir Hukuk sistemi ve Vicdan değerlerinin korunmasıyla olacaktır.

Sevgili meslekdaşım, sen gittin, ama giderken görevini en güzel şekilde yerine getirdin. Mekanın cennet olsun.

Saygılarımla,
Cemile TETİK

Etiketler: / / / / / / /

Konyaspor’a son dakika şoku
UEFA Avrupa Ligi’nde Atiker Konyaspor, evinde Marsilya’yı konuk etti. Mücadele şanssız şekilde 1-1’lik skorla son buldu. Temsilcimiz mücadelede 81. dakikada...
“Dağlık Karabağ sorununun çözülmemesi endişe verici”
(AA) – NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Dağlık Karabağ sorununa çözüm bulunamamasının endişe verici olduğunu kaydetti. Stoltenberg, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev‘le...
Türkiye 42. sıraya geriledi
(AA) – Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) dünya sıralamasında Türkiye Milli Takımı, 9 basamak düşerek 42. sırada yer aldı. FIFA’nın...
“Öğretmen Olabilmek”
Öğretmen tarihsel süreç içinde; muallim, hoca ve ata kelimeleriyle de karşılanmıştır. Bu sözlerde anlam yönünden bir zenginlik ve derinlik mevcuttur. Konu insan...
“Gents Boksgala 20. kez düzenleniyor”
Belediye Başkan Yardımcısı Spordan sorumlu Resul Tapmaz 21 Kasım salı günü Belediye Sarayında bir basın bildirisiyle 1 Aralık cuma akşamı...
“Peygamber Efendimiz’i iyi tanıyalım”
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Hamd âlemlerin Rabbi Allah içindir. Salât ve Selâm ise Peygamber efendimiz Hazret-i Muhammed Mustafa...
Tapmaz “Aile içi şiddet” haftasının açılışını yaptı
25 Kasım tarihinin ‘Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Gün’ olması dolayısıyla 20-27 kasım tarihleri arasında ‘aile içi şiddete karşı’ beş ayrı...
Topakev Arabaşı Gecesi’nde medya ve siyaset tartışılacak
Anadolu Kültürünün Avrupa’da gelecek kuşaklara taşınmasında kültürel faliyetleri ile 2011 yılından bu tarafa Brüksel’de çeşitli kültürel etkinliklerin yanı sıra sosyal...
“Yunus Bir Söz Söylemiş Hiçbir Söze Benzemez” Brüksel’de
Türkiye’de ve Avrupa’da 2014 yılından beri yüze yakın gösteri gerçekleştiren Kıvanç Nalça ve ekibi, gençlere büyük şair ve mutasavvıf Yunus...
UEFA Yılın 11’i adayları açıklandı
(AA) – Bu yıl 17’ncisi düzenlenen UEFA Yılın 11’i adayları arasında, geçen sezon Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan Real Madrid’den 11...
“Bosna kasabı” Mladic’e müebbet
(AA) – Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY), “Bosna kasabı” olarak bilenen eski Sırp komutan Ratko Mladic hakkında müebbet hapis cezası verdi....
Uğur Erdener ASOIF Asbaşkanı oldu
(AA) – Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı Uğur Erdener, Uluslararası Olimpik Yaz Sporları Federasyonları Birliğinin (ASOIF) asbaşkanı oldu. TMOK’tan yapılan...
FIFA Futbol Zirvesi İstanbul’da yapılacak
(AA) – Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) Futbol Zirvesi yarın İstanbul’da gerçekleştirilecek. FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun yanı sıra üye federasyonların başkan...
Kadir Duran: “İçimdeki sanatçıyı geç de olsa keşfettim”
28 Kasım 2017 tarihinde Evere belediyesindeki Espace Delahaut’ta yapılacak sergi öncesi Yenivatan’a röportaj veren sanatçı Kadir Duran, sanatıyla ilgili çok...
Uluslararası Emmy Ödül Töreni’nden güzel bir haber
New York’ta düzenlenilen Uluslararası Emmy Ödül Töreni’nde artık Türkiye’mizin de dizileri adaylıktan öteye geçiyor. Yarışta bizler de varız. Kaliteli yapımlar,...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ