Macron’un İslam açılımı neyi hedefliyor?

Macron’un İslam açılımı neyi hedefliyor?
  • 13.03.2018
  • 443 kez okundu

(AA) – Batılı liberallerin çoğu tarafından hararetle savunulmasına mukabil Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un retoriğinin ardındaki reel politik, zannedilenden çok daha kaygı verici. 

Yalanları sürekli tespit edilen Donald Trump’ın tersine Macron gerçek politikalarını kozmopolit ve liberal bir yüzün arkasına maskelemekle çok daha başarılı oldu. İş dünyası yanlısı bir çalışma kanunu ve kabul prosedürlerini sınırlayan bir üniversite reformu fazla itiraz görmeden geçti. Reformların son hedefi göçmen politikasıydı; yeni düzenleme, önde gelen insan hakları gruplarının yanı sıra anayasal kamu denetçisi tarafından da eleştirildi.

Bu kısıtlayıcı politikalar arasında Macron, Fransa’da “İslam’ın yeniden yapılandırılması” çağrısıyla gündem oluşturdu.

Fransız Cumhurbaşkanı, zaten seçimler sırasında Müslüman seçmenleri etkilemeye çalışmıştı. Müslümanları dışlayan Fransız ulusal kimliği ve laiklik (sekülarizm) söylemini tekrar etmeyecekti. Dolayısıyla Müslümanların birçoğu Macron’a iyimser yaklaştı. Kariyerinin başında Müslümanları kucaklayan ancak daha sonra sırt çeviren Sarkozy’ye gösterilen iyimserliğin aynısı. Bu nedenle Macron’a da şüpheyle yaklaşmak gerekiyor. 

Macron, İslam’ın Fransa’da yapılandırılması ve kritik önem taşıyan yönü olarak bunun nasıl ifade edileceği üzerinde çalıştığını açıkladı. Bu sürecin nihai amacının, insanlara inanç özgürlüğü tanıyan Fransız sekülerliğinin merkezinde yer aldığı ulusal uyumun muhafazası olduğunu savunan Macron, bu sürecin aynı zamanda köktencilikle mücadele çabasının da bir parçası olduğunu iddia etti.

Fransa’yı köktencilikle tehdit ediliyor gören bu savunma fikri, Macron’un, “devlet ile daha barışçıl bir ilişki zemimine taşımak” için İslam’ı Fransa’ya “daha iyi entegre ettirme” girişimiyle iç içe. Bu şekilde, İslam’ın Fransa’da tamamen yeniden yapılandırılması için gerekli zemini hazırlamak istediğini söyleyen Macron’un bu işteki kazancı ya da kaybı nedir?

“Fransız Cumhuriyeti’nin imamları”

Henüz tüm ayrıntıları açıklanmamış olsa da Macron’un planının bazı temel fikirleri olduğu anlaşılıyor. İlki İslam’ın finansmanı, ikincisi ise Fransa’da imamların eğitimi. Bir “Fransa Büyük İmamı” belirlemenin de bu yeniden yapılandırmanın bir yönü olduğu anlaşılıyor.

Macron açıkça, “Fransız İslam’ını moderniteye yönelmekten alıkoyduğunu” iddia ettiği Arap ülkelerinin etkisini azaltmak istediğini söyledi. Bu da, Avrupa’nın medeniyetin zirvesini, Arapların ise geri kalmışlığı temsil ettiğini varsayan çok ırkçı bir düşünceyi yansıtıyor. Ancak bu kabul, Macron’un yabancı devletlerin Fransa’daki İslami kurumları fonlamasını yasaklama talebini meşrulaştırıyor.

İslam’ın “kurumsallaştırılması”, Müslümanları kar gözetmeyen kurumları denetleyen bir yasanın kapsamından çıkararak devletin katı mali denetimi altındaki kültürel dernekleri düzenleyen bir yasaya tabi kılmak anlamına geliyor. Nitekim Fransız İçişleri Bakanı, daha önce, hükümetin ülkede İslam’la ilgili konulara müdahil olması ve “yabancı ülkelerin imamları” yerine “Fransız Cumhuriyeti’nin imamlarını” oluşturması gerektiğini dile getirmişti. İmamların yabancı hükümetlerin temsilcileri olmaması gerektiği düşünüldüğünde, bu argüman mantıklı görünüyor ancak durumun bu olduğuna dair kanıtlar da sunulmalı.

İçişleri Bakanı bu meselede sert bir tutum sergiledi ve “Camilerin yabancı ülkeler tarafından finanse edilmesinin durdurulması ve Selefi camilerini kapatmayı öneriyorum. Cumhuriyetin değerlerine zıt konuşmalar yapan tüm yabancı imamlar sınır dışı edilmeli.”dedi.

Ancak, bu tutumun öncelikle ve en fazla Müslümanları hedef aldığı anlaşılıyor; diğer dini zümrelerin ise uluslararası ilişkiler kurması, Mormon misyoneler ya da Vatikan’ın Katolik kilisesine yardım etmesi gibi dışarıdan maddi destek almasına imkan tanıyor.

Bu da bize diğer Avrupa ülkelerindeki benzer girişimleri hatırlatıyor. Diğer girişimlere benzer şekilde, bu Fransız planı da -2018’in ilk yarısında daha detaylı olarak kamuoyuna açıklanacak- İçişleri Bakanlığı tarafından aktif bir şekilde takip ediliyor. İtalyan hükümeti de 2017’de bir “İtalya İslamı” oluşturma girişiminde bulunmuş, bu girişim İtalya İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülmüştü. Avusturya İçişleri Bakanlığı da yeni bir İslam Yasası oluşturma süreci başlatmış, sert eleştirilerle karşılaşan yasa, 2015’de yürürlüğe girmişti. Almanya’da da İçişleri Bakanlığı 2007 Alman İslam Konferansı düzenlemiş, bu etkinlik de çok fazla eleştirilmişti. 

Sert politikalar, yumuşak söylemler

Bu politikaların yapısal bir özelliği, sert politikaların eşlik ettiği görece yumuşak söylemler. Avusturya’nın yeni başbakanı Sebastian Kurz, belki de bu stratejinin ideal örneği. Kurz, önce İslam’ın Avusturya’nın bir parçası olduğu söylemini tamamen benimseyerek birçok Müslüman’ın kalbini kazanmış, sonrasında ise yine mütebessim bir çehre ile Avusturya’da İslam’ı en otoriter şekilde kurumsallaştıran sistemi uygulamaya koymuştu.

Emmanuel Macron, Fransa’da devletin “nötr” olmasını, bunun sekülerliğin temeli olduğunu savunuyor. Bu gayet yerinde bir görüş ama mali kaynakların denetimi gibi Müslüman kurumlara yönelik tahditler ve Fransa’da eğitim görmüş Müslümanları iyi, diğerlerini kötü olarak algılamak gibi yaklaşımlarla temelden çelişkili.  

Dolayısıyla Macron’un altı ay içinde açıklayacağını söz verdiği önerilerin yakından incelemesi önemli olacak.

 

Etiketler: / / / / /

Irkçılığın gölgesinde Almanya’nın EURO 2024 adaylığı
(AA) – Almanya Futbol Federasyonu (DFB) ırkçılık suçlamaları gölgesinde 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) için adaylık başvurusunun sonucunu bekliyor....
Hamarat: “Tüm siyasi gruplara eşit mesafedeyiz”
Belçika’da yaklaşan seçimlere az bir süre kala, basına bir bildiri gönderen Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) Başkanı Basir Hamarat, tüm siyasi gruplara...
Belçika’da bozuk para kıtlığı
(AA) – Belçika’da piyasalarda 1 sent ve 2 sentlik bozuk paraların bulunmasında sıkıntı yaşandığı ortaya çıktı. Belçika Maliye Bakanlığı Sözcüsü Francis...
“Belçika’da Belçikalı OLA-MA-MIŞ Türk politikacılar”
Belçika’da kendi partilerini Türklerin ve müslümanların tek temsilcisi gibi gören politikacılar şunu bilmeli ve idrak etmeliler; Belçika’daki tüm partiler, demokratik ve...
“Türkiye ile ilişkilerimizi yeniden canlandırmaya karar verdik”
(AA) – Belçika Başbakanı Charles Michel, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Birleşmiş Milletler (BM) 73. Genel Kurulu çerçevesinde yaptığı...
“Gurbetçinin Türkiye’den emeklilik haklarına günleri sayılı”
Değerli gurbetçi vatandaşlarımız, Türkiye’deki emekliliğiniz için zam mağduru olmamanıza sayılı günler kaldı. 18 yaşından 80 yaşına kadar olan tüm gurbetçi...
Büşra Altınkaya: “Seçmenlerimiz artık yalancı siyasete dur demeli”
14 Ekim’de gerçekleşecek belediye seçimlerine yeni kurulan Be.One partisinden aday olan genç siyasetçi Büşra Altınkaya, Yenivatan’a verdiği röportajda, çok özel...
Yılın futbolcusu Modric
(AA) – FIFA Yılın En İyi Erkek Futbolcusu Ödülü’nü, Real Madrid’in Hırvat yıldızı Luka Modric kazandı. FIFA tarafından 2018 yılının en...
Anvers’te göçmenleri ilgilendiren seçim paneli
Türk Dernekler Birliği-UTV ile Faslı Dernekler Federasyonu-FMV ortaklaşa 2018 Anvers Belediye seçimleri kapsamında yerel seçim paneli düzenliyor. Belçika’da her 6...
Germania Turizm Türkiye’deki faaliyetlerine başladı
Germania Turizm ve Seyahat Limited Şirketi’nin Haziran 2018’in başında İstanbul’da faaliyete geçmesiyle birlikte, Germania Havayolları’nın Türkiye’de bir yan kuruluşu hizmete...
Dinar’daki antik tiyatrosu gün yüzüne çıkarılıyor
(AA) – Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde, tarihi İpek Yolu ile Kral Yolu’nun kesiştiği noktada yer alan Apameia Antik Kenti’nin tespit edilen...
Yeni Peugeot plug-in hybrid
(AA) – Peugeot, yeni plug-in hibrit motorlarını tanıtıyor. Peugeot’dan yapılan açıklamaya göre, hybrid ve hybrid4 (dört tekerlekten çekişli) yeni motor seçenekleri Peugeot...
“Allez Up !” kötü hava koşulları yüzünden iptal edildi
Allez Up!’ Schaerbeek Müzik Festivali hava şartlarının elverişsizliği nedeniyle iptal oldu. Schaerbeek Belediyesi Kültürden Sorumlu Başkan Yardımcısı Sadık Köksal’ın kabinesinden...
İsveç’te camide bomba bulundu
(AA)- İsveç’in başkenti Stockholm’deki Stockholm Camisi’nin içerisinde el yapımı bomba bulunduğu bildirildi. Stockholm Polis Sözcüsü Anna Westberg, sabah saatlerinde Stockholm Camisi’nin...
“Almanya şeker hastalığında AB’de ilk sırada”
(AA) – Almanya Sosyal Sağlık Sigortası Kurumu (AOK) Hessen Etnik Pazarlama Koordinatörü Necati Suözer, Avrupa Birliği’nde (AB) en fazla şeker hastasının Almanya’da...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ