“Kudüs 3”

“Kudüs 3”
  • 03.01.2018
  • 504 kez okundu

Harun (as) henüz bir yaşında, babası İmran ise korkular içinde. Küçük Harun, rüyadan evvel doğduğu için kurtulmuştu Firavun’un zulmünden. Fakat karısı Eyariha doğum yapmak üzere. Ya çocuk erkek olursa? Ne yapardı İmran?

Öyle ya! Bekçiler kapılarda kol gezmed. Ölümün soğuk yüzü kapının hemen ardında. An geliyor Musa (as) yeryüzüne teşrif ediyor ve odayı bir sevinç ve o sevinci boğan bir korku kaplıyor. Ya ağlarsa? Anne korkmuş ve yavrucuğunu doyurmak kastıyla bir köşeye çekilmiş. Kalbi öyle korkuyla çarpmış olacak ki, yüce Mevlamız, Kuran-ı Kerim’de bunu bize şöyle anlatıyor; “ Onu emzir. Bir zarar geleceğinden korktuğun zaman onu denize (Nil nehrine) bırak. Boğulacak endişesine kapılıp korkma ve üzülme. Biz onu sana tekrar geri vereceğiz ve peygamber yapacağız.”diyordu kasas/7

Annenin bir müddet çocuğunu yanında tuttuğu ve korkularının dayanılmaz hal aldığı bir anda Musa’sını bir sandığa koyarak Nil’e bıraktığı bildirilir. Eyeriha’nın bu üzücü hadise sonrasında ruh hali nasıldı bilmek biraz zor olsa da, yüzündeki ifadeyi anlamak için televizyonlarımızı açıp ümmetin annelerinin gözyaşlarına bakmak bizi bir fikir sahibi yapacaktır. Bağdat’ın ara sokaklarında kapısı kırılıp içeri girildiğinde Amerikan askerlerini karşısında gören bir annenin çığlık çığlığa ağlayan evlatlarına “La tahzen innallahe maena” müjdesini hatırlatması gibi, Eyariha anneye bir ses korkma diyordu. Korkma, öyle ya Allah biz onu sana getireceğiz demişti.

Musa’sını suya bırakan anne kızına emir vererek sandığı takip etmesini söylemişti. Musa (as)’ın ablası bebeğin içerisine konduğu sandığı bir süre takip ettikten sonra sandığı Firavun’ın adamlarının bulup saraya götürdüklerini gördüğünde tarifsiz duygular içinde kalmış ve annesine ne söyleyeceğini bilemez bir şekilde eve dönüyordu. Bu arada Firavun’un adamları sandığı getirip üzerini açtıklarında nur gibi parlayan bir oğlan çocuğu gördüklerinde şaşırmış ve Firavun’dan gelecek öldürün emrini bekliyorlardı. Fakat asla anlayamayacakları ve bilemeyecekleri ilahi bir planla çepe çevre sarıldıklarının farkında bile değildiler. Onlar bir yandan emir bekliyorken diğer yandan Firavun ve karısı Asiye, çocuğa olanca dikkatle bakıyorlardı. Sanki dillerini birisi gelip bağlamıştı.

Asiye Kuran’ın ifadesiyle; “Bana da sana da biz göz aydınlığı. Bunu öldürmeyin. Belki bize yarar, ya da evlat ediniriz.” Dedi ve onlar farkında değillerdi. Kasas/9

Allah izin vermezsse nasıl farkında olacaklardı ki? Allah’ın vaadi kesindir. Firavun’un sarayında tüm bunlar yaşanırken Eyeriha’nın evinde büyük bir hüzün hakimdi. Acaba ağlayıp sızlasa, bağırıp çağırsa dışarıdan duyulur ve bu güne kadar bir çocuk sakladığı ortaya çıkar mıydı? Tabii ki, böyle bir tehlike mevcuttu. Eğer sesini çıkarsa diğer çocklarının hayatı tehlikeye girebilirdi. Günümüzde İsrail askerlerine taş attığı için tüm mahalleleri misket bombalarıyla yok edilen çocukların ailelerini kaybetmesi gibi acaba Firavun gelip tüm evi başlarına yıkar mıydı? Tüm aile yok olup gider miydi?

Tabi bütün bunlar anca şeytanın bir vesvesesi olmalıydı zira Allah (cc) bir vaadte bulunmuş ve Musa’yı geri vereceğini bildirmişti. Üzüntüye mahal yoktu fakat sekinet olması için tekrar bir destek gönderildi.

Kuran-ı Kerim, bu durumu bize şu ayetle açıklıyor; “Musa’nın annesi, oğlundan başka hiçbir şeyi düşünemez, kalbi hiçbir şeyle meşgul olamaz halde sabahladı. Şayet biz onun kalbine, Musa’nın kurtulacağına inanması için destek vermesek ve kalbine bağlantı kurmasak az kalsın durumu açığa vuracaktı.” Kasas/10

Uykusuz ve perişan sabahlayan Eyeriha annemiz gibi biz de her gece türlü fikirler içinde uykuya dalmaya çalışıyor ve sabahleyin uyandığımızda televizyonlarımızı açıp, acaba bu gece biz uyurken hangi Müslüman memleketinde katliamlar yaşanmış, acaba nerelerde mazlumların tepesine variller dolusu bombalar yağdırılıyor diye merak etmiyor muyuz? Uyanıp televizyon başına geçebilenlerimiz şanslı olanlarımız ya da şimdilik korunmuş olanlarımız da diyebiliriz. Adeta ümmet olarak çobansız kalmış ve sürekli kurtlar tarafından saldırıya uğrayan bir koyun sürüsü gibi sıranın bize geleceği günü bekliyoruz. Yoksa öyle değil mi?

Eyariha bir haber bekler, bir umut, bir söz, bir ışık. Bizim bir kurtarıcı beklediğimiz gibi, bir komutan beklediğimiz gibi.

Sanki tarih hiç yaşanmamış şuan yaşanıyor. İsimler değişiyor, roller değişiyor, renkler ve yüzler değişiyor lakin olaylar hep tekerrür ediyor. Sahte tanrılar görevlerine devam ediyor ve onların işbirlikcileri emir eri olmaya çoktan razı. Her devrin bir deccali olacağı muhakkak lakin her devirde bir Mehdi geleceğide gözlerden kaçmamalı ve gönüllerimize düşen bu kasvet yerini umuda bırakmalıdır. Eyeriha’nın Musası’na kavuşması gibi bizde felaha ereceğiz inşaallah.

Gelecek yazımızda konumuza devam edeceğiz inşaallah.

Muhammed Özdemir

Etiketler: / / / / /

CHP Belçika Birliği’nde kadınların eğitim imkanları irdelendi
CHP Belçika Birliği Kadın Kolları Eğitimci, Akademisyen ve İş Kadını Özbil Bıyıklı’nın konuşmacı olduğu, “Kadının toplumsal gelişimi ve Türk kadınının...
TÖSED 20. Yılını yeni yıl resepsiyonuyla kutladı
Türk Özel Sektör Derneği TÖSED, yapılan yeni yıl resepsiyonuyla 20. yılını kutladı. Brüksel Ticaret ve Sanayi Odası BECİ’de seçkin davetlilerin...
THY’den Güney Avrupa’ya indirim kampanyası
(AA) – Türk Hava Yolları (THY), transfer merkezi İstanbul’dan, Avrupa’da, İtalya, İspanya, Fransa, Malta, Portekiz ve Yunanistan’da bulunan 24 destinasyona...
INFINITI’den yüzde 100 elektrikli otomobil üretim hedefi
(AA) – INFINITI tarafından Detroit Otomobil Fuarı’nda (NAIAS) iki tasarım ödülü kazanıldığı ve 2021’de yüzde 100 elektrikli otomobil üretileceği bildirildi....
Louise’de akıl almaz kaza
Brüksel’in en işlek caddelerinden olan Louise Caddesi’nde, akşam saatlerinde meydana gelen kaza akıllara durgunluk verdi. İki aracın karaştığı kazada, karşı...
Başkan Emir Kır fuhuş çetelerine savaş açtı
Federal milletvekilliğinin yanı sıra, Saint-Josse belediye başkanlığı görevini başarıyla sürdüren Emir Kır,  belediyesinin “Kuzey Mahallesi” diye adlandırılan bölgesinde yıllardır yapılan...
Francken’in makamında “şarbonlu mektup” krizi
(AA) – Belçika Mülteci ve Göç Bakanı Theo Francken’ın makamına şarbon olduğundan şüphelenilen, içinde beyaz bir toz olan zarf gönderildi. VTM...
Belçika’dan Filistin’e yardım
(AA) – Belçika, ABD’nin Filistin’e yapacağı yardımda kısıtlamaya gitmesi kararının ardından, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu’na (UNRWA) 19 milyon avro...
Hollanda’da camiye İslamofobik saldırı
(AA) – Hollanda‘da Denk Partisinin, bugün başkent Amsterdam’daki camiye yapılan İslamofobik saldırının parlamentoda tartışılması teklifi reddedildi. Aşırı sağcı “Rechts in Verzet” (Sağ direnişte) hareketi...
Macaristan ile ilişkiler ilerliyor
Szabadbattyán Belediye Başkanı Polyák István Vilmos Macaristan’ın Başkenti Budapeşte’de Türk Macar İşadamları Derneği (TÜMİŞAD) Başkanı ve Macaristan’ın Kayseri Fahri Konsolosu Osman Şahbaz ile görüştü....
Barcelona’nın yenilmezlik serisi bitti
(AA) – İspanya Kral Kupası çeyrek final ilk maçında Barcelona, deplasmanda Espanyol’a 1-0 yenildi. Kupada Katalonya derbisinde Espanyol, Cornella-El Pra Stadı’nda Barcelona’yı konuk etti. Barcelona, ilk...
Yunanistan ve Makedonya arasındaki “isim” krizi
(AA) – Yunanistan ve Makedonya, aralarında “Makedonya” ismi nedeniyle 27 yıldır devam eden siyasi gerginliğe çözüm arayışı için Birleşmiş Milletler’de bir araya geldi....
“3 yıl önceki kara sinek yok lakin hatırası yaşıyor”
ÖN YARGI BİR ÇİFT SÖZ Hiçbir konuda ön yargılı olmayın, Arının iğnesine bakıp hor görmeyin, Dışkısında ki, lezzet ön yargınızı...
“Hayâl Ülke”
Hayâl; zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, imge, hülya demektir. Hayâlin ütopya ile yakın ilgisi vardır. Ütopya; gerçekleşmesi mümkün...
Lüksemburg’dan Filistin çağrısı
(AA) – Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn, Filistinlilerin de devlet kurma hakkına sahip olduğunun gösterilmesi gerektiğini belirtti. Alman Süddeutsche Zeitung...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ