EYAD / Ahmet Urfalı

EYAD / Ahmet Urfalı
  • 25.12.2016
  • 1.097 kez okundu

1- Belçika’ya göç sürecinin özeti 

Belçika- Türkiye arasındaki ilişkiler diplomatik ilişkiler 1848 yılında tesis edilmiştir. Belçika Kralı II. Leopold’un 1860 yılında İstanbul’ u ziyareti ilişkilere önemli bir ivme kazanmıştır. O dönemde uluslararası planda tarafsızlık politikası güden Belçika, Osmanlı İmparatorluğu’nun bölgede oynadığı önemli ticari rolün bilinciyle İstanbul’ a yatırım yapmaya başlamıştır. Bu ilişkiler Belçika’nın Türkiye’den istediği işçi istihdamıyla daha da kuvvetlenerek günümüze kadar gelmiştir.

Türkiye ile Belçika arasında “Türk İşçilerinin Belçika’da İstihdamına Dair Anlaşma ile Protokol ve Ekleri”  16.07.1964 tarihinde Brüksel’ de imzalanmıştır. Bu anlaşmayla daha önceden Belçika’ya başlamış olan işçi göçü, uluslararası bir mahiyet kazanmıştır.

1961 Anayasası’nın yürürlüğe girmesinden sonra, Türkiye’deki ilk beş yıllık  (1962-1967 ) kalkınma planı, göçü, başka bir deyişle işgücü ihracatını, işsizliği azaltma ve işçi dövizi akışı sağlama bağlamında gelişme politikalarından birisi olarak değerlendirildi. Türkiye, bu politikayı gerçekleştirmek için Almanya ile 1961’de göç anlaşması imzaladı. Hükümetler arasında benzer anlaşmalar göçün temel koşulları, iş ve ücret konularını da içerecek şekilde Avusturya, Hollanda ve Belçika ile 1964’ te, Fransa ile 1965’ te, İsveç ve Avustralya ile 1967’ de imzalandı.Türk işçilerin Batı Avrupa ülkelerine göçü 1960’larda başlamış, 1960’ların ortalarında hızlanmış, 1960’ların sonunda ve 1970’lerin başında oldukça yaygınlaşmış ve 1970’lerde petrol bulanımı ve onu izleyen ekonomik dar boğaz döneminde Federal Almanya’ nın işçi alımını durdurmasıyla en azından yasal planda çok yavaşlamıştır. Keza1974 yılında yaşanan petrol krizine bağlı olarak Belçika da yabancı işgücü alımını durdurmuş ve Türkiye ile yapmış olduğu İşgücü Anlaşmasının uygulamasını tek taraflı olarak uygulamadan kaldırılmıştır.

Bu göç hareketi, 1970’lerin sonu ve özellikle 1980’lerin başında aile birleşimi ve evlilik göçü şeklini alarak devam etmiştir.

2- Göç insanın psikolojik alt yapısı 

İnsanın kendi ülkesinden farklı bir ülkeye gittiğinde karşılaştığı kültürel farklılıklara duyduğu tepkilere kültür şoku denir. Gidilen ülkedeki hemen her şeyin farklı bir durumu vardır. Bu durum karşısında insan, birkaç gün o çevreyi tanımak için yoğun bir gayret sarf eder. Sürekli olarak içinde yetiştiği kültürle karşılaştığı kültürü kıyaslar.

İnsan; evini, ailesini, arkadaşlarını özlemeye başlar. Huzursuz ve sinirli olur. Kendine olan güveninin kaybetme korkusuna kapılır.

Politik, dini, kadın- erkek ilişkileri, komşuluk, sosyal paylaşım gibi pekçok toplumsal değer ve yargının farklılığı insanı karamsarlığa ve ümitsizliğe sürükler. Ancak insan, bu durumdan amacını düşünerek, anlayışlı olmaya çalışarak çıkabilir.

Bir milletin fertlerini birbirine bağlayan temel öğe dildir, kültürdür. Millet, kimliğini dili sayesinde kazanır. Bu bakımdan yabancı bir ülkede en çok aranan şey, Türkçe’dir. Bu dönemde kimlik bilinci çok kuvvetlenir. Aynı dili konuşanlar, hemşeriler arasında güçlü bir dayanışma meydana gelir. Kültürel değerleri korumak amacıyla örgütlenme yoluna gidilir.

Bu arada bazı yetenekli kişiler, kendi toplumundan uzaklaşarak, yabancı toplum içinde kendine yer edinmeye çalışır. Bu sınıf, melez bir kültürün içine girer. Bu durum kök değerleri küçümsemeyi, öz- toplumunu kötülemeyi beraberinde getirir.Buna gönüllü mankurtlaşma da diyebiliriz.

3-Sosyal bir kuruluş olarak EYAD

İnsan, sosyal bir varlıktır. Güven sorununu aşan insanın birinci ihtiyacı çevresidir. İnsan kendini başta ailesi olmak üzere, arkadaşlarına, çevresine ait hissetmek ister. Bu durum, insanı yalnızlık korkusundankurtararak aidiyet duygusunu geliştirir. Böylelikle insan, tek başına kalmaz, kimliğini bulduğu yaşam alanı ve gruplar içinde kendini tanımlar. Yalnızlığından uzaklaşır. Bunun bir gereği olarak kültür şokunu atlatan insan, aynı dili konuşan hemşerileriyle  yardımlaşma ve dayanışma grupları oluşturur. Aynı zamanda belli bir oranda maddi gücü elde eden insanlar, yardımlaşma ve dayanışma duygularının verdiği merhamet ve himmet gayretleri içinde çevresine yararlı olmak için çaba sarf eder.

Belçika’ya göç eden hemşerilerimiz de bu psikolojik ve sosyolojik olguları tamamladıktan sonra, önceleri fert olarak yakın çevresine belirlediği ihtiyaçlar için katkı sağlar.

İşte merkezi Belçika’nın Başkenti Brüksel’de bulunan Emirdağ Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (EYAD) bir dernek olmanın ötesinde sosyolojik ihtiyacın ortaya çıkardığı  bir gerçek olarak karşımızdadır. EYAD, Emirdağ yöresindeki ihtiyaç sahiplerineyardım etmeyi birinci amaç olarak belirlemiştir. Bu amacını hayata geçiren EYAD, günümüze kadar Emirdağ için onlarca sosyal projeyi gerçekleştirmiştir. Hemen bunun yanında aynı zamanda ülkemiz için de yine projeler geliştirerek uygulamıştır. Bu projelerden bir kaçını hatırlatmak gerekirse;  Emirdağ’da yalnız yaşayan yaşlılara yemek dağıtımı, onlara sağlık ve temizlik hizmeti sunulması, Emirdağ yöresinde çocukların sünnet ettirilmesi, Emirdağ ve Türkiye genelinde engelli insanlarımıza akülü taşıt temin edilmesi, Belçika’da yaşayan Emirdağlıların kurbanlarının Emirdağ’da kesilmesini organize ederek yoksullara dağıtılması, Emirdağ’daki kurum ve kuruluşların ihtiyaçlarının karşılanması, üniversite öğrencilerine destek sağlanması, Belçika’daki Türk siyasetçilere destek verilmesi başta gelir. Yine ülkemizde  yaşanan felaketlerde EYAD’ın merhameti kendini göstermiştir: Gölcük ve Düzce depremlerinde maddi katkılar sağlanmış, yurt dışından gelen yardımlar için rehberlik yapılmıştır.

Son zamanlarda EYAD, Emirdağ’da kalıcı eserler yapmak üzere kolları sıvamıştır.

EYAD, yönetici ve üyeleri geldikleri topraklarda yaşayan hemşerilerine her zaman yardım etmeyi ve destek olmayı temel amaç edinmiştir. EYAD, hamiyetperver ve himmetli çalışmalarıyla bir marka olmuştur.

EYAD, Belçika’da yaşayan insanlarımız için de onlarca projeye imza atmıştır. Açılan kurslarla, verilen rehberlik ve danışmanlık hizmetleriyle, kadınlarımıza meslek edindirme gayretleriyle yaptıkları çalışmalar Belçika Türk toplumunun hayat standartlarını yükseltmektedir.

EYAD, Belçika’da yaşayan Emirdağlı hemşerilerle memleket arasında kültürel bağları daha da güçlendirmek üzere yararlı çalışmalar yapmaktadır.      Birlik ve beraberliği sağlamanın en güçlü odağı olan EYAD, geleceğe doğru güvenli adımlarla ilerlemektedir.

İnsanlar; hayat standartlarını yükseltmek, çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamak, kırsal kesimdeki kavgadan uzaklaşmak,  gidecekleri yerdeki sosyal ve kültürel imkân ve fırsatlardan yararlanmak için önce iç-göçe başvurmuşlar, sonra da yurt-dışı fırsatı çıkınca hemen bu imkânı değerlendirmişlerdir. Burada Emirdağ halkının ekmeğini taştan çıkarma özelliği ile göçe yatkın olan soy tipinin öne çıkmasını belirtmek gerekir. Emirdağ halkının bu özelliğini birlik ve beraberlik içinde olmaları tamamlamaktadır. Belçikalıların ; “Emirdağ mı büyük, Türkiyemi?” diye sormaları bunun en güzel işaretidir.

EYAD, Emirdağlılar arasında kurduğu gönül köprüsünü daha da güçlendirerek yoluna devam etmektedir.

Bu vesileyle, EYAD başkanı Metin Edeer’inşahsında EYAD’ın  20.kuruluş yılını kutlar, daha nice yıllara erişmesini dilerim.

Ahmet Urfalı

Etiketler: / / / / / /

AGİT, 2016 nefret suçu verilerini açıkladı
(AA) – Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) bölgesinde, geçen yıl şahıs ve kurumlara yönelik ırkçı ve yabancı karşıtlığı nedeniyle...
Avrupa ırkçılığı Polonya’dan baş gösterdi
(AA) – Uzun yıllar Avrupa haritasından silinen Polonya’nın, 123 yıl aradan sonra 1918 yılında tekrar bağımsızlığını kazanması, her yıl 11...
La Liga’nın suskun golcüleri
(AA) – İspanya Birinci Futbol Ligi’nin (La Liga) golcü isimleri Cristiano Ronaldo, Luis Suarez ve Antoine Griezmann, bu sezon gösterdikleri performansla önceki yıllardaki...
Ünlü İtalyan mafya babası hayatını kaybetti
(AA) – İtalya’da işlediği ve azmettirdiği cinayetlerle bir dönemin en korkulan isimlerinden olan mafya babası Salvatore (Toto) Riina hayatını kaybetti....
Şevket Temiz, teknoloji sektöründeki açığı gündeme getirdi
Brüksel Bölge Milletvekili Şevket Temiz, Brüksel Bölgesinde İşten ve Ekonomiden Sorumlu Bakan Didier Gosuin’e iş sektörü hakkında önemli bir konuyu...
“Gelincik Çiçeği”
– Şu anda nerede olmak isterdin? Hemen şimdi ne yapmak isterdin? – “Şimdi ne mi yapmak isterdim?” dedi ve derin...
KKTC’nin 34. Kuruluş Yıldönümü Belçika’da kutlandı
Yavru Vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), kuruluşunun 34. Yıldönümünde, Belçika’da da kutlandı. Kuruluş yıldönümü, Başkent Brüksel’e 30 kilometre uzaklıkta...
Hollanda’da Türk partisinden “Filistin” önergesi
(AA) – Hollanda’da Türkler tarafından kurulan Denk Partisi, Filistin devletinin Hollanda tarafından resmi olarak tanınması ve ülkedeki terör örgütlerine ait...
Fransa’da Çalışma Yasası Reformu protesto edildi
(AA) – Fransa’da, hükümetin kararname yoluyla yasalaştırdığı Çalışma Yasası Reformu’na karşı çıkanlar, ülkenin çeşitli kentlerinde protesto gösterisi düzenledi. Başkent Paris’teki eyleme...
Brüksel’de ilk defa “Dernekler Fuarı” düzenleniyor
Türk Dernekler Birliği, üye dernekleri ve partnerleri ile birlikte “Dernekler fuarı’nın” Brüksel’de ilkini gerçekleştirecek. Brüksel’deki vatandaşlar ile derneklerin, Brüksel’in zengin sivil...
Gent Bisiklet Yarışları yine büyük ilgi görüyor
Her yıl olduğu gibi, Kasım ayının üçüncü haftası spor şehri olan Gent’in en eski ve en popüler bisiklet yarışları ‘Zesdaagse’...
Myanmar’da toplu tecavüz, işkence ve katliamlar rapora girdi
(AA) – İnsan Hakları İzleme Örgütünün (HRW) raporunda,  Arakanlı Müslümanların Myanmar ordusunun toplu tecavüz, işkence ve katliamlarına maruz kaldığı belirtildi....
Bütün dünya kupalarına katılan tek ülke
İtalya gibi güçlü bir takımın, 1958 yılından sonra ilk kez bir Dünya Kupası’na boy gösteremeyecek olması, akıllara, “Dünya Kupası’na en...
Tapmaz, başarılı sporcuları ödüllendirdi
13 kasım 2017 pazartesi akşamı itibariyle Gent Spor Kulüpleri ödül dağıtımı gerçeklestirildi. Pazartesi akşamı Belediye Saray’ında Gent Spor Kulüpleri Haftası’nın...
“Afrika Aslanı” Drogba’nın son sezonu
(AA) – Kariyeri başarılarla dolu Fildişi Sahilli forvet oyuncusu Didier Drogba, 40 yaşında olacağı 2018 ABD İkinci Futbol Ligi (USL) sezonunda son kez yeşil...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ