“Ey Nazlı Hilal” / Ahmet Urfalı

“Ey Nazlı Hilal” / Ahmet Urfalı
  • 11.03.2017
  • 1.076 kez okundu

Türk kozmogenisinde güneş,hilal ve yıldızın önemli bir yeri vardır. Bu yüzden güneş,hilal ve yıldız, proto-Türklerden başlayarak Göktürk, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde Türk sembolleri arasında  kullanılmıştır. Kaya resimlerinde ve Göktürk paralarında bu üç timsali görmek mümkündür. Oğuz Kağan destanında geçen;

“Daha deniz daha müren

Güneş bayrak gök kurıkan” söyleyişi bunun kanıtıdır. Oğuz Kağan burada, “Daha deniz, daha ırmak. Güneş bayrağımız,gökyüzü çadırımız olsun.” demiştir.

Eskiler, düzensizlik ve başıbozukluk karşısında; “Baş yok, batrak yok.” diyerek liderin ve birlik beraberliğin simgesi olan bayrağın gerekliliğini vurgulamışlardır. Batrak, bayrak kelimesinin ilk şeklidir.

Şurası muhakkaktır ki, hilal ve yıldız hem İslam öncesi hem de İslami dönemlerde Türk milletinin temel simgesi olmuştur. Günümüzde pek çok Müslüman ülkenin bayrağında veya armalarında hilâl sembolü kullanılmaktadır. Hilâl edebiyatta sevgilinin kaşlarını sembolize etmek için de kullanılır.

Hilal motifinin bir sembol olarak VII. yüzyıldan itibaren İslâm dünyasında kullanıldığı görülmektedir Sultan Alpaslan 1064’te Ani’yi fethedince camiye çevrilen katedralin kubbesindeki büyük haç indirilip yerine Ahlat’tan getirtilen büyük bir hilal konulmuştur.
Salahaddin Eyyubi, Kudüs’ü haçlıların elinden geri aldığı zaman Kubbe-tu’s-sahra üzerine yerleştirilmiş bulunan haçı indirip yerine hilal şeklinde bir alem koydurtmuştur. Eski kültürlerde yer almış bulunan hilal, Türkler nezdinde İslâmi bir simge olarak kabul edilmiş, minarelerin alemine takılmıştır. Hilal, daha çok Türklerin etkisinde olan ülkelerin bayrağında mevcuttur.

Hz. Peygamber’e vahiy güneşinden akseden ilahî mesaj ışıklarını insanlık camiasına yansıtan bir ay mesabesindedir. Hakikatin güneşine aşık olan İslam aleminin ay sembolüne karşı gösterdiği ilgi dikkate değerdir.
İstiklal marşımızın birinci dörtlüğünde konu edilen  “al sancak”tır. Al sancak, Türk milletinin sembolüdür. Burada şair fikrini anlatırken onun uyandırdığı hayâl ve çağrışımlardan da faydalanmıştır. Türk bayrağının al rengi şairde bir alev izlenimi uyandırmıştır. Bu alev “sönmez”. Zira onun çıktığı kaynak her Türk ailesinin evinde yanan ocaktır. Yurdun üstünde tüten en son ocak kaldıkça, bu bayrağın alevi bu şafaklarda dalgalanacaktır.Şair, bu benzetme ile “bayrak” ile “millet” arasındaki bağlantıyı sanatkârane bir şekilde ifade etmiştir.
Türk bayrağında ikinci sembol yıldızdır. İkinci beyitte şair, bu yıldız ile gökteki yıldızı birleştirir. Gökteki yıldıza kimsenin eli dokunamayacağı gibi, “Türk milletinin yıldızı” olan al bayrağın yıldızına da kimse el süremez. Yıldız kelimesi, aynı zamanda kader, talih manalarına da gelir. Akif’in bu hayallerle belirtmek istediği Türk Milleti’nin ölmezliği fikridir.

Takip eden dörtlükte Türk bayrağının üçüncü sembolü olan “hilâl”den hareket edilmiştir. Hilâl kelimesi, eski Türk edebiyatında sevgiliye benzetilir. Türk bayrağındaki hilal, tehlikeler içinde bulunduğu ve kendisini sevenlerden fedakârlık beklediği için, kaşlarını çatmıştır. Eski Türk Edebiyatı’nda sevgilinin karşı umumiyetle aya benzetilir. Şair burada, vatanın timsali olan sevgiliye hilalin gülmesi için yalvarır. Bu millet onun uğruna on binlerce şehit vermiştir. Cumhurbaşkanlığı arması altın sarısı renkteki 16 ışınlı güneş ve güneşin çevresindeki 16 yıldızdan oluşmaktadır.  16 yıldızdan dokuzunun eski Türklerin sancaklarında kullandığı 9 tuğu, 7 yıldızın ise Anadolu Türklerinin sancaklarında kullandıkları 7 tuğu temsil ettiğidir.Resmî kaynaklar 16 yıldız için tarihteki 16 büyük Türk imparatorluğunu, ortadaki güneş için ise Türkiye Cumhuriyeti’ni simgelediğini belirtmektedir.

Mitolojik  olarak  da güneş ve yıldızlar Eski Türklerde önemli bir yer tutmaktaydı. Güneş, Hunlar ve Göktürkler döneminde hükümdarlık rumuzu olarak görülmekteydi.

Askeri birlikler sancak devir teslim töreninde şu andı içerler:

“Alayımız sancağının mukaddes nöbet sırası sende.
Rengi, mübarek ecdat kanının rengidir.
Kumaşı, şehit tenidir.
Parıltısı, zaferlerin ışığıdır.
Ayyıldızı, hürriyet ve istiklâldir.
Yazısı, kahramanlık ve fazilettir.
Gönderi, millî iradedir.
Hamâili, şeref ve mesuliyettir.
Bütün bunlar, Türk milletinden sana emanettir.
Bu büyük emaneti, sana teslim ediyorum. Demir bileğinle onu sımsıkı kavra, kanının son damlasına kadar daima yükseklerde tut. Onu senden sonra sağ kalana teslim etmedikçe son nefesini vermeyeceksin. Bu sancak nesiller boyunca ve ebediyen elden ele verilerek, daima göklerde dalgalanacaktır. Sancak nöbetçiliği, nöbet hizmetlerinin en şereflisi, en kutsalıdır. Bu şanlı sancağı teslim aldığım gibi lekesiz, tertemiz; sana teslim ettiğimin işareti olarak öpüyor ve teslim ediyorum. Nöbetin kutlu ve uğurlu olsun!” diyerek devreder.
Teslim alan komutan da sancağı şan ve şerefle koruyacağına yemin ederek, öpüp teslim alır.

Son zamanlarda bazı kutsal değerlerimize karşı kayıtsızlık ve  hatta daha ileri derecede saygısızlık yapıldığını görmek bizleri üzüntülere sürüklüyor.Kendi vatanımızda,kendi devletimizde  bu değerlere yapılan saldırıların daha nerelere kadar gideceğini de az çok kestirebiliyoruz.Çok şükür ki,Türkiye Cumhuriyeti lafzının kısaltılmışı olan TC simgesine yapılan kasıtlı hücum duyarlı insanlarımızın gayreti ile şimdilik atlatıldı.Ama daha hazin olan hadiseler bu tür yaklaşımların  bir süre  daha kampanyalar halinde sürdürüleceği kanaatini uyandırmaktadır.Türk bayrağı yerine Türkiye bayrağı sözünün tekrarlanmasındaki zihinlerde yeni bir depremin meydana getirileceğini haber vermektedir.Aklını ve yüreğini dış güçlere bağlamış olan bazı  mankurtlar,bayrağımızın rengini kastederek ecdadımızın kandan beslendiği yalanını ileri sürmektedir.Halbuki  bayrağımız rengini şehitlerimizin kanından almıştır.O renkte yabancı  bir kan damlası dahi yoktur.Bayrağımızdaki al,vatanımıza saldıran,bağımsızlık ve özgürlüğümüzü elimizden almak isteyen düşmana karşı verilen savaşlarda dökülen Türk  kanıdır.Bu ayrımı  mandacı ve muhipçi kafalar anlamaktan uzaktır.

Al bayrakta atasının kanı olanlar Türk bayrağının değerini bilirler.Bizim bayrağımız türlü anlamları taşıyan renkli bir kumaş parçası asla değildir.Türk bayrağı,hilali ve yıldızı ile göklerdedir.Onu semadan indirecek bir güçte bulunmamaktadır.

Sömürgeci devletler, Büyük Ortadoğu Projesi  adı altında  yeni bir Haçlı ruhu ile İslam dünyasını  şekillendirmek için kutsallarımızla oynayarak Türk milletinin mukavemet gücünü kırmanın gayreti içindeler.Şimdi bunu bilmenin,anlamanın zamanıdır.Baskı ve yıldırma ne kadar zorlu olsa da biz bu kötü niyetli insanlardan daha inançlı ve daha ümitli olduğumuz sürece  zaferin yıldızı temiz alınlarımızda parlayacaktır.

Zaman içerisinde Türk milletinin ümitsizliğe düştüğüne,karamsarlık gösterdiğine,yılgınlık belirtileri sergilediğine  tanık olmaktayız. Halbuki en  belirgin özelliklerimizden birinin  zorlukları aşmayı  bilmek olduğunu,tarihin bize  bu konuda yüzlerce örnek gösterdiğini deneyerek öğrenmiş bulunduğumuzdur.Türk,her zorluğu aşmayı bilendir.

İstiklal Marşımız KORKMA diye başlar.Bu sözle başlayan marşımız esinlenmesiniYüce Peygamberimizin Hicret sırasında sığındıkları mağarada Hz.Ebubekir’e söylediği ‘’KORKMA’’ deyişinden almıştır.

İnancımızdan, töremizden aldığımız güçle korkmadan, yılmadan, yiğit sesimizle KORKMA  diye haykırarak geleceğe güvenle yürümeliyiz.
“Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.”

İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy’u, İstiklalimizi sağlayan Atatürk’ü bu vesileyle bir kez daha şükran ve rahmetle anıyoruz.

Ahmet Urfalı

Etiketler: / / / / / /

“Türkiye ile ilişkilerimizi yeniden canlandırmaya karar verdik”
(AA) – Belçika Başbakanı Charles Michel, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Birleşmiş Milletler (BM) 73. Genel Kurulu çerçevesinde yaptığı...
“Gurbetçinin Türkiye’den emeklilik haklarına günleri sayılı”
Değerli gurbetçi vatandaşlarımız, Türkiye’deki emekliliğiniz için zam mağduru olmamanıza sayılı günler kaldı. 18 yaşından 80 yaşına kadar olan tüm gurbetçi...
Büşra Altınkaya: “Seçmenlerimiz artık yalancı siyasete dur demeli”
14 Ekim’de gerçekleşecek belediye seçimlerine yeni kurulan Be.One partisinden aday olan genç siyasetçi Büşra Altınkaya, Yenivatan’a verdiği röportajda, çok özel...
Yılın futbolcusu Modric
(AA) – FIFA Yılın En İyi Erkek Futbolcusu Ödülü’nü, Real Madrid’in Hırvat yıldızı Luka Modric kazandı. FIFA tarafından 2018 yılının en...
Anvers’te göçmenleri ilgilendiren seçim paneli
Türk Dernekler Birliği-UTV ile Faslı Dernekler Federasyonu-FMV ortaklaşa 2018 Anvers Belediye seçimleri kapsamında yerel seçim paneli düzenliyor. Belçika’da her 6...
Germania Turizm Türkiye’deki faaliyetlerine başladı
Germania Turizm ve Seyahat Limited Şirketi’nin Haziran 2018’in başında İstanbul’da faaliyete geçmesiyle birlikte, Germania Havayolları’nın Türkiye’de bir yan kuruluşu hizmete...
Dinar’daki antik tiyatrosu gün yüzüne çıkarılıyor
(AA) – Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde, tarihi İpek Yolu ile Kral Yolu’nun kesiştiği noktada yer alan Apameia Antik Kenti’nin tespit edilen...
Yeni Peugeot plug-in hybrid
(AA) – Peugeot, yeni plug-in hibrit motorlarını tanıtıyor. Peugeot’dan yapılan açıklamaya göre, hybrid ve hybrid4 (dört tekerlekten çekişli) yeni motor seçenekleri Peugeot...
“Allez Up !” kötü hava koşulları yüzünden iptal edildi
Allez Up!’ Schaerbeek Müzik Festivali hava şartlarının elverişsizliği nedeniyle iptal oldu. Schaerbeek Belediyesi Kültürden Sorumlu Başkan Yardımcısı Sadık Köksal’ın kabinesinden...
İsveç’te camide bomba bulundu
(AA)- İsveç’in başkenti Stockholm’deki Stockholm Camisi’nin içerisinde el yapımı bomba bulunduğu bildirildi. Stockholm Polis Sözcüsü Anna Westberg, sabah saatlerinde Stockholm Camisi’nin...
“Almanya şeker hastalığında AB’de ilk sırada”
(AA) – Almanya Sosyal Sağlık Sigortası Kurumu (AOK) Hessen Etnik Pazarlama Koordinatörü Necati Suözer, Avrupa Birliği’nde (AB) en fazla şeker hastasının Almanya’da...
“Saint-Josse seçmenin rüyasına girmiş”
İşittiğimiz doğru ise Brüksel’de Nasrettin Hoca’nın büstünün yeri değiştirilerek Chaussee de Haecht ile Rue l’olivier’in kesiştiği köşedeki çöp yığınlarının ve...
Milli Mücadele’de Emirdağ – 97. yıl anısına
Arif Bey, İzmir’in işgali üzerine Bursa üzerinden Eskişehir’e gelerek milli direnişin ateşini alevlendirdi. Seyitgazi’de kendisine karşı yapılan başarısız silahlı saldırıdan...
Gazetecinin “Hayata Dair Bi’kaç Satır” kitabı çıktı
Gazeteci Fikret Aydemir’in ilk kitabı “Hayata Dair Bi’kaç Satır” İnkılap Yayınları’ndan çıktı. Türkiye’nin önde gelen gazetelerine 1995 yılından beri Brüksel...
Schaerbeek maratonu, üçüncü kez düzenlendi
Schaerbeek Belediyesi’nde Spordan Sorumlu Başkan Yardımcısı Sait Köse’nin inisyatifiyle başlatılan “10,30 Schaerbeek Maratonu” üçüncü kez düzenlendi. Zatopek derneğinin ortak olduğu...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ