BAŞÖRTÜSÜ TAKABİLMEK LİBERAL TEMEL HAKTIR

BAŞÖRTÜSÜ TAKABİLMEK LİBERAL TEMEL HAKTIR
  • 24.02.2015
  • 608 kez okundu

Bu yıl başı Belçika Flaman bölgesi Katolik okulları genel müdürü Lieven Boeve başörtüsü yasağını eleştirmiş, yasağın kaldırılmasını (bazı okullarda sorun teşekkül ederse hariç) gündeme getirmişti. Gent Üniversitesi emekli Profesör Boudewijn Bouckaert, Boeve’yı sert bir yazıyla “Verilebilecek en kötü sinyal” diye eleştirmiş ve devam etmişti: “okul saatleri içinde başörtü yasağı okulların pedagojik projesine dahildir ve öğrencilere bireysel gelişmelerine alan açar. Grup olarak değil, sınıfta “biz” “onlara” karşı değil, tam aksine bağımsız birey olarak.”

Özgür irade

Boukaert’ın argümanlarına karşıyım. Liberalizm her bireyin geniş ve olabildiğince şekilde özgür iradesini kullanabilmesini savunmaktadır. Birey bu özgür iradeyi nasıl yaşamak istediği beni veya kimseyi ilgilendirmez, yeterki başkaları zarar görmesin.

Birey bir gruba katılmak isterse ve bunların arasında kimliğini tamamen veya kısmen şekillendirmek isterse, bu mümkün olambilmeli. Özgür irade isteyen bir gruptan ayrılma veya istediği gruba katılma hakkını verir, bunu birey kendisi değerlendirmeli. Başkaları bu kararlarında seni engelleyememeli. Bu üyeliğı görünürlü hale getirirse birey biz buna “ifade özgürlüğü” deriz.

Sosyal baskı

Sosyal baskı argümanı elbette önemlidir, çünkü sosyal baskı bireylerin bir nevi seçme özgürlüğünü kısıtlar. Sayın Boeve’da, bazı okullarda sorun teşekkül ederse, örneğin sosyal baskı gibi, okulların buna müdehale edebilmelerini savunuyor. İfade özgürlüğü her şeyin üstüne gelmez, başkaların özgürlükleri ve hakları da değerlendirilebilmeli. Sorun teşekkül ederse, başörtü yasağı getirilebilir. Fakat bu yasak getirilirken okul yönetimi önceden belirlenmiş şartlara uyamalı.

İfade özgürlüğü

Liberal demokrasilerimizde başörtü yasağı daha düzgün açıklanmalı çünkü bireyin ifade özgürlüğü gibi özgürlüklerini kısıtlamakta. Genel sosyal baskı tahminleri yeterli bir açıklama olamaz. Sosyal baskı yaygın ve bağdaşlırandilebilir sorun teşekkül ettiğini ispat eden bir araştırma görmedim. Böyle bir araştırmanın olmaması sosyal baskının yaygın ve bağdaşlırandilebilir sorun teşekkül etmediğini savunmuyorum fakat yasağı getiren bu ispatları kendisi göstermelidir. İspat olarak söylemek istemiyorum ama yinede sokakta başörtülü ve başörtüsüz müslüman kızları birlikte görebiliyorum.

Başörtünün dini bir simge olması fark oluşturmaz

Boukaert başka bir argüman daha sayıyor: “Başörtüsü takmak yanlış bir şekilde dini simge olarak tanımlanıyor. Evet bir grup kimliğı ifadesidir fakat biz çağdaş toplum olarak bu kimliğin arkasında durmak istemiyoruz. Bu kimlik toplumda kadının yerini erkeğe gore aşağılıyor.”

Bu argümana iki nedenle karşıyım. Birincisi başörtüsünün dini bir simge olması fark oluşturmamalı. Tarafsız devlet için bir giyisi parçasıdır. Dini simge olması fark etmez, bu din ülkede kabul edilmiş olsa da olmasa da. Bunun en iyi örneğini Niko Alm oluşturuyor. Alm Avusturyalı “Uçan makarna canavarı kilisesi” mensubu, dinleri mizahlaştıran biridir. Alm ehliyeti için vesikalık fotografta başında makarna süzeği ile görüntülenmek istedi. Önce bu isteği kabul edilmedi fakat uzun bir mücadeleden sonra 2011’de izin alabildi. Fakat bence izin verilmemeliydi çünkü “Uçan makarna canavarı kilisesi” mensupları normal hayatlarında başlarında makarna süzekleriyle gezmiyorlar ve tanılabilirlikleri için vesikalık fotograflarında başlarında süzekli olmaları hiç de bir gerekçe teşekkül etmiyor.

İkincisi, Bouckaert belirttiği demeçle başörtüsünü gerçek dışı tanımlıyor. Onun için başörtüsü kadını aşağılıyan bir grup kimliği sembolü olduğu tartışılmaz bir gerçek. Evet müslümanlar arasında kadınlara eşit davranılmadığı örnekleri bulabilirsin ve bu kabul edilir değildir. Fakat başörtüsünü takan bir kişi erkeğin ondan üstün olduğunu ifade etmek istediği doğrumudur. Bu gerçekten gereksiz, hatta bunu bizler bilmiyoruz ve başörtüsüne bu yüzden karşı olanlarda bunu itirifaf etmeleri kendi saygınlıklarını arttırır.

Liberal temel haklar herkes için geçerlidir

Bence başörtüsüne karşı olanlar yargılarında biraz daha mütevazi olmalıdırlar. Elbette sosyal baskı olabilir fakat bunun yaygın olduğu kanıtı yoktur. Sağlam delil olmadan genellemelerle liberal temel hakları kısıtlayamayız. Başörtüsünü anlamak konusunda basiret ve tevazu eksikliği var çağdaş toplumumuzda. Başörtüsü yüzünden kadınların aşağılandığı doğrumudur? Böyle düşünüyorsan başörtülü müslüman kadınları yersiz yargılamış olursun çünkü o kadın da öyle düşünüyormu? Müslüman kadınları grup mensubu değil birey olarak görmeliyiz.

Başkaların özgür ifadelerini ve diğer özgürlüklerini kısıtlarken en çok Liberaller kararlarını çok iyi tartmalı. Özgürlükleri kısıtlamayı savunuyorsan diğer haklar ve özgürlükler kısıtlandığını somut delillerle savunmalısın. Liberal temel haklar herkes için geçerlidir, alışkınlık dışına çıkanlar için dahil, bilhassa

Andreas Tirez, Liberales Düşünce Kuruluşu Başkanı.

Etiketler: / / / / / / /

Konyaspor’a son dakika şoku
UEFA Avrupa Ligi’nde Atiker Konyaspor, evinde Marsilya’yı konuk etti. Mücadele şanssız şekilde 1-1’lik skorla son buldu. Temsilcimiz mücadelede 81. dakikada...
“Dağlık Karabağ sorununun çözülmemesi endişe verici”
(AA) – NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Dağlık Karabağ sorununa çözüm bulunamamasının endişe verici olduğunu kaydetti. Stoltenberg, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev‘le...
Türkiye 42. sıraya geriledi
(AA) – Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) dünya sıralamasında Türkiye Milli Takımı, 9 basamak düşerek 42. sırada yer aldı. FIFA’nın...
“Öğretmen Olabilmek”
Öğretmen tarihsel süreç içinde; muallim, hoca ve ata kelimeleriyle de karşılanmıştır. Bu sözlerde anlam yönünden bir zenginlik ve derinlik mevcuttur. Konu insan...
“Gents Boksgala 20. kez düzenleniyor”
Belediye Başkan Yardımcısı Spordan sorumlu Resul Tapmaz 21 Kasım salı günü Belediye Sarayında bir basın bildirisiyle 1 Aralık cuma akşamı...
“Peygamber Efendimiz’i iyi tanıyalım”
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Hamd âlemlerin Rabbi Allah içindir. Salât ve Selâm ise Peygamber efendimiz Hazret-i Muhammed Mustafa...
Tapmaz “Aile içi şiddet” haftasının açılışını yaptı
25 Kasım tarihinin ‘Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Gün’ olması dolayısıyla 20-27 kasım tarihleri arasında ‘aile içi şiddete karşı’ beş ayrı...
Topakev Arabaşı Gecesi’nde medya ve siyaset tartışılacak
Anadolu Kültürünün Avrupa’da gelecek kuşaklara taşınmasında kültürel faliyetleri ile 2011 yılından bu tarafa Brüksel’de çeşitli kültürel etkinliklerin yanı sıra sosyal...
“Yunus Bir Söz Söylemiş Hiçbir Söze Benzemez” Brüksel’de
Türkiye’de ve Avrupa’da 2014 yılından beri yüze yakın gösteri gerçekleştiren Kıvanç Nalça ve ekibi, gençlere büyük şair ve mutasavvıf Yunus...
UEFA Yılın 11’i adayları açıklandı
(AA) – Bu yıl 17’ncisi düzenlenen UEFA Yılın 11’i adayları arasında, geçen sezon Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan Real Madrid’den 11...
“Bosna kasabı” Mladic’e müebbet
(AA) – Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY), “Bosna kasabı” olarak bilenen eski Sırp komutan Ratko Mladic hakkında müebbet hapis cezası verdi....
Uğur Erdener ASOIF Asbaşkanı oldu
(AA) – Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı Uğur Erdener, Uluslararası Olimpik Yaz Sporları Federasyonları Birliğinin (ASOIF) asbaşkanı oldu. TMOK’tan yapılan...
FIFA Futbol Zirvesi İstanbul’da yapılacak
(AA) – Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) Futbol Zirvesi yarın İstanbul’da gerçekleştirilecek. FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun yanı sıra üye federasyonların başkan...
Kadir Duran: “İçimdeki sanatçıyı geç de olsa keşfettim”
28 Kasım 2017 tarihinde Evere belediyesindeki Espace Delahaut’ta yapılacak sergi öncesi Yenivatan’a röportaj veren sanatçı Kadir Duran, sanatıyla ilgili çok...
Uluslararası Emmy Ödül Töreni’nden güzel bir haber
New York’ta düzenlenilen Uluslararası Emmy Ödül Töreni’nde artık Türkiye’mizin de dizileri adaylıktan öteye geçiyor. Yarışta bizler de varız. Kaliteli yapımlar,...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ