“Adaçalı” / Ahmet Urfalı

“Adaçalı” / Ahmet Urfalı
  • 09.04.2017
  • 860 kez okundu

Ankara-Afyon karayolu boyunca uzanan tepelerin ve dağların en yalnız ve en görkemlisinin Adaçalı olduğunu yoldan geçen herkes rahatlıkla fark eder. Bu büyük ve yekpare taş kütlesinin ayakları üzerine çömelmiş bir devi andırdığı ilk izlenim olarak zihinlerde canlanır. Ama bu dev, asla ürkütücü ve korkunç değildir. Munis ve sevimli, adeta sizden, içinizden biri gibi gözükür.

Adaçalı, kuzey tarafından bakıldığında çıplaktır. Onun çıplaklığı üzerindekileri soyunmuş birisinin çıplaklığına benzer. Ancak bu çıplaklık sizi rahatsız etmez.

Adaçalı’ya Emirdağ yönünden baktığınızda kuzey tarafın aksine bir canlılık hemen sizin içinize dolmaya başlar. Eteklerinde gerçekleştirilen ağaçlandırma çalışmaları bir güzelliğin tezahürü olarak karşınızdadır. Nisan ayında badem ağaçlarının çiçeğe durduğu zamanları mutlaka yaşamalısınız. O dev Adaçalı sanki gelinlik giymişçesine şenlenir. İnsan kanatlanır, bambaşka ruh halleri içinde maverai duygulara kapılır. Artık dudaklarınızda bir de Emirdağ türküsü mırıldanırsanız baharı tamamen yaşamaktasınız. Sizin en güzel baharınız badem çiçekleri, ılık bir hava ve Emirdağ türküleri ile yoğunlaşan duygularınızdır. Badem çiçeklerinin sağında ve solunda uzanan çam fidanlarının koyu yeşilliği bu muhteşem tabloyu daha da canlı kılar.

Adaçalı, Emirdağlıların kültürel ve sosyal hayatında her zaman yer edinmiştir. Nice zamanlar Yorgun Dede efsaneleri anlatılmış. Adaçalı’nın zirvesindeki ardıçların yıllara nasıl dayandığı, bir kara baltanın azabından nasıl kurtulduğu dilden dile dolaşmıştır.

Yorgun Dede’nin fetihten kalma bir yadigar olduğu söylenir. O, Emir dağlarının koruyucusu ve bekçisi Emir Dede’nin can yoldaşıdır. Yorgun Dede, Adaçalı’nın zirvesine çıkamadığı için yorgun kalmış ve orada vefat ederek, vefat ettiği yere gömülmüştür. Halk, Yorgun Dede ile Emir Dede’nin kutsal günlerde toplarla, ışıklarla haberleştiklerine inanırlar.

Adaçalı’nın zirvesindeki ardıç ağaçlarını yok olmaktan dallarına bağlanan çaputlar kurtarmıştır. Onlar birer dilek ağacıdır. Belki de o dileklerin tılsımı ve gizliliğinden dolayı insanlar bunlara kıyamamıştır. Dileklerin hikâyesini dinlemek herhalde çok ilginç olurdu. Ama doğrusu, dileklerin şahsi olması sebebiyle gizli kalmasıdır.

Adaçalı zirvesinden ovaya ve dağlara doğru bakıldığında Emirdağ’ın bütün köylerini tek tek sayabilirsiniz. Bir de bahar, yaz ve kış mevsiminde çıkarsanız, gözünüzün alabildiğince gördüğünüz renklerin sırrını kavramaya başlarsınız. Sarı, yeşil ve beyazın uzak ve yakın görünümü insanı gerçekten etkiler. Ve sonra anlarız ki, Türkmen gönlü neden yüksek tepeleri ve neden yalçın dağları tercih etmektedir. Ulularının mezarlarını neden yükseklere yapmaktadır, anlarız. Çünkü o ruh ve gönül, yüksekte durmakla hakim olma ve hükmetme şuuruna ulaşmıştır. Türkmen ruhu yüce dağ başlarında bulutlarla arkadaş olur. Göğün boşluğuna açtığı kolları kanat olur da âlemi bir hoşluk içinde temaşa eder.

Baharın ilk habercileri kuzular, Yarımca’da “döl almaya” giden sürü sahiplerinin sevinçleri ile karşılanırdı. Bahar, bereketin ve bolluğun yaylacı Türkmenler arasındaki adıdır. “Döl almaya” gitmeyen Emirdağlılar, koyunlarını sabah çobana katarlar, akşam üstleri karşılamaya giderlerdi. Çocukların en büyük zevki çobanlardan kuzu olup olmadığını sormak ve heybeleri kontrol etmekti. Kuzulayan koyunların ilk sütüne “ağız” denir. Ağız, pişirildiğinde peynirimsi bir biçime girer, üzerine toz şeker dökülerek yenilirdi.

Adaçalı’da otlayan hayvanların sütlerinde kekremesi bir tat olurdu. O tat, hayvanların yediği ve piren denilen ottan ileri gelirdi. Akşam üstleri hayvanlarını karşılamaya gelen çocuklar, Ofis önünü şenlikli bir hale getirirlerdi.

Değişen ekonomik ve kültürel yapı, Adaçalı’nın fonksiyonunu da yeniden şekillendirdi. İnsanlar artık bu tepeye bir sevdalı gibi bakabiliyor mu? Bilemiyorum. Adaçalı’nın onu tanıdıktan sonra başlayan dostluğu, sevgisi yıllar boyunca sürecek, Zira, “insan yaşadığı yere benzer” düsturunca Adaçalı biraz Emirdağlıdır. Onlar birbirine çok benzer. Dıştan çıplak, içten zengin. Dıştan gururlu, içten mütevazı bir dost… Dıştan sade, içten muhteşem.

O’nu tanımaya çalışın, seveceğinizden eminim.

Ahmet Urfalı

Etiketler: / / / / /

Eskişehir Sinerji Platformu Emirdağ’da
Eskişehir Sinerji Platformu Başkanı Ahmet Kahveci ve yönetim kurulu üyeleri, Eskişehir’den Emirdağ’a giderek Emirdağ Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret  ederek,...
Heusden-Zolder Ülkü Ocağı’ndan anlamlı etkinlik
Belçika Türk Federasyonu’na bağlı olarak faaliyet gösteren Heusden-Zolder Ülkü Ocağı, “Tek Sevdamız Türkiye” adı altında anlamlı bir etkinlik düzenliyor. 29 Nisan...
Türkiye, EURO 2024 adaylık dosyasını sundu
(AA) – Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) ev sahipliği adaylık dosyasını UEFA’ya teslim etti. İsviçre’nin Nyon kentindeki...
“Düş Yakamdam”
Ne kürküm var ne fiyakam, Bir araya gelmez yakam, Ciddiyim ben yoktur şakam, Git fakirlik düş yakamdam. ** Yiyek bizde...
Youtube’dan “İsrail şiddetini gösteren video”ya sansür
(AA) Dünyanın en yaygın video paylaşım sitesi Youtube’un, İsrail askerlerinin, Filistinli sivilleri hedef alıp  öldürdüğünü gösteren bir videoyu yayından kaldırması tepkilere...
Belçikalı şirketlerden Suriye’ye yasaklı kimyasal madde ihracı
Belçika’da üç şirketin, gerekli izinleri almadan Suriye’ye kimyasal silah yapımında kullanılabilecek yasaklı kimyasal madde ihraç ettiği öne sürüldü. Belçika’nın önde...
Milletvekili Koyuncu, suni çimlerin kansere neden olduğunu bildirdi
Brüksel Bölge Milletvekili Hasan Koyuncu, son zamanlarda çoğalan suni çim sahalarda kullanılan plastik maddelerin kansere neden olduğunu açıkladı. Parlamento kürsüsünden...
Dünya Muhammed Salah’ı konuşuyor
(AA) – Liverpool’un Roma’yı 5-2 mağlup ettiği UEFA Şampiyonlar Ligi yarı final ilk maçındaki üstün performansıyla Muhammed Salah, dünya basınında gündeme oturdu....
Brüksel Başkonsolosu, 23 Nisan’da koltuğunu Arda Gül’e devretti
Türkiye Cumhuriyeti Brüksel Başkonsolosu Dilşad Kırbaşlı Karaoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle, Türkçe ve Türk kültürü öğrencisi...
Aalst Kevser Camii’nde 23 Nisan kutlandı
Aalst Kevser Camii her yıl olduğu gibi bu yılda da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı. Katılımın yoğun...
Çavuşoğlu’dan Belçikalı mevkidaşına PKK uyarısı
(AA) Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ABD temasları kapsamında bir araya geldiği Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Didier Reynders’e PKK...
Sünnet düğünlerinde “Alp kıyafeti” modası
(AA) – Bilecik’in Söğüt ilçesinde, Ertuğrul Gazi Türbesi’nin yanında kiralanan Alp kıyafetleri, yurt içi ve dışında gerçekleştirilen sünnet düğünleri için yoğun...
“Gül olanlar, kül olmaz”
Aldanma gönül dünyanın haline, Sevabı günahı bil yavaş yavaş, Cevabın olsun ahiret sualine, Her gün bir günah sil yavaş yavaş....
Büyükelçi Gümrükçü, 23 Nisan’da makamını öğrenci Nil Su Öztürk’e devretti
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle Brüksel’de Türkçe ve Türk Kültürü 6. Sınıf öğrencilerinden Nil Su Öztürk, 23...
Belçika polisinden Türk düğünlerine yakın takip
(AA) – Belçika polisi, Türk toplumunun yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki düğün organizasyonlarını yakından takip etme kararı aldı.  Belçika resmi haber...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ